Robotik Cerrahi Gerçekten Daha İyi mi?

Yayın Tarihi: 31/08/2021

Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatların cerrahinin en iyi formu olduğu veya daha başarılı olduğu medya pazarlamasında sıklıkla kullanılan bir iddiadır. Ancak, güncel 50 randomize kontrollü çalışma ortaya koymuştur ki, karın ve pelvis cerrahisinde robotik cerrahinin bazı faydaları olsa da, diğer yaklaşımlara üstünlüğü çok düşük düzeydedir.

Robotik Cerrahi Nasıl Yapılır?

Robotik cerrahi zannedildiği gibi robotlar tarafından değil, cerrahlar tarafından gerçekleştirilir. Sadece klasik laparoskopik cerrahide kullanılan el aletleri yerine, cerrah bir robot aracılığıyla kontrol ettiği el aletlerini kullanır. Bu cerrahi aletlere ameliyat masasının uzağına konumlandırılan bir konsoldaki joystick ve pedallar ile kumanda edilir. Bu sırada ameliyat sahasının görüntüsü ise yüksek çözünürlüklü ve üç boyutlu görüntü sunan bir monitore yansıtılır.

Bazı cerrahlar robotik cerrahinin ameliyat sırasında daha net görüş sağladığına, derlenme süresinin daha kısa ve klinik sonuçların daha iyi olduğuna inanırlar. Ancak yapılan çok sayıda çalışma, robotik ve konvansiyonel metodlar arasında çok küçük farklılıklar bulunduğunu göstermiştir.

Örneğin 39 çalışmada ayrı bir cerrahi girişim gerektiren komplikasyon sıklığı geleneksel laparoskopide % 9 iken, robotik cerrahide % 8 bulunmuştur. Sindirim sistemi cerrahisinde yaşamı tehdit edecek şiddette komplikasyon sıklığı laparoskopik cerrahide % 0-3 aralığında iken, robotik cerrahide % 0-2 bulunmuştur. Açık cerrahide bu oran % 1-4’dür. Sonuçlar Annals of Internal Medicine’de yayınlanmıştır.

Çeşitli nedenlerle bazen robotik veya laparoskopik cerrahiden açık ameliyata dönmek gerekebilir. Genel toplamda bu oran robotik cerrahi için % 8, laparoskopik cerrahi için % 12’dir. Ürolojik ve jinekolojik ameliyatlarda robotik ve laparoskopik cerrahiden açığa dönme oranlarında fark bulunmamıştır.

Uzun vadeli sonuçlar en az iki yıl olmak üzere 8 geniş çalışmada incelenmiştir. Mortalite, yani ölüm oranları her üç teknikte aynı bulunmuştur. Robotik cerrahide % 3, açık cerrahide % 5 ölüm oranına karşılık laparoskopik cerrahide ölüm olmamıştır. 

Bununla birlikte araştırmacılar zaman açısından bazı farklar bulmuştur. Kısacası, robotik cerrahi genellikle daha uzun sürmektedir. Jinekolojik robotik cerrahide ortalama süre 265 dakika iken, laparoskopide 226 dakika ve açık cerrahide 187 dakikadır. Ürolojik ve kolorektal cerrahide robotik cerrahi laparoskopik ve açık ameliyatlara göre daima daha uzun sürmektedir.

Robotik Cerrahi Gerçekten Daha İyi mi? 1
Robotik cerrahi konsolu

Safra Kesesi Ameliyatında Robotik Cerrahi Yapılır mı?

Eğer cerrahi bilim ve sanatın harmanlandığı bir uzmanlıksa kesinlikle hayır. 2021 Eylül ayında Annals of Surgery’de yayınlanan büyük bir çalışma bunu bir kez daha kanıtlıyor. 2009-2017 yılları arasında yapılan toplamda 299.306 safra kesesi ameliyatının incelendiği çalışmada, vakaların % 0.4’ü robotik yapılmış. Bu 1118 vaka incelendiğinde açık ameliyata dönme oranının en az iki kat yüksek olduğu, safra yolu yaralanmalarının neredeyse 3 kat arttığı, daha uzun ameliyat süresi ve daha uzun yatış gerektiği, tekrar hastaneye yatma gereksiniminin neredeyse iki katına çıktığı ve elbette hastane maliyetlerinin çok daha yüksek olduğu bulundu.

Robotik Cerrahi Tercih Edilmeli mi?

Araştırmacılardan Dr Dhanani (UT Health-Houston), hasta açısından robotik cerrahiyi tercih etmenin hiçbir mantığı olmadığını ileri sürmektedir. “Birşeylerin yeni ve havalı olması, daha iyi bir teknik olduğu anlamına gelmez” diyen araştırmacı, robotik cerrahinin güvenli olduğunun kanıtlandığını, fakat diğer yöntemlerden daha iyi olduğunun kanıtlanmadığını söylemektedir. Sadece 4 çalışma robotik cerrahinin bazı avantajları olduğunu ileri sürerken, 46 çalışma hiçbir fark yaratmadığını göstermiştir.

Memorial SLoan Ketterig Kanser merkezinden Dr Eastham da bu görüşe katılmaktadır. Ona göre, cerrahi yaklaşımlar arasında intraoperatif komplikasyon oranları ve ameliyat sonrası sonuçlar arasında anlamlı farklılık yoktur. Tekniği seçmek yerine, o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir cerrah seçmek çok daha önemlidir.

Fakat elbette robotik cerrahinin cerrah açısından kesinlikle pratik faydaları vardır. Ameliyatlar saatlerce sürebilir, klasik laparoskopide cerrah ayakta durmak, vücudunu zorlamak ve büyük bir bedensel performans sergilemek zorundadır. Robotik cerrahi bu açıdan çok daha konforludur. Brigham Women’s Hospital’den Dr Doherty, robotik cerrahinin ergonomik avantajlarını vurguluyor ve bir cerrah arkadaşının kariyerini bu sayede 10 yıl uzattığını ekliyor. 

Ancak robotik cerrahi diğer metodlardan çok daha pahalıdır. Başlangıçtaki milyonlarca dolarlık cihaz yatırımı yanısıra, tek kullanımlık el aletleri, servi maliyetleri ve ameliyat odasında çok uzun montaj ve demontaj süresi maliyeti normal laparoskopinin defalarca kat üzerine çıkarmaktadır. Büyük merkezlerde bile robotik cerrahi bu nedenle kısıtlı kullanım alanı bulmuştur. 

ABD’de Intuitive Surgery firması uzun yıllar herhangi bir rekabetin olmadığı piyasayı domine etmiştir. Bu da fiyatların çok yüksek olmasının başlıca nedenidir. Günümüzde patent koruma süresi bittiğinden yeni firmaların yeni robotları piyasaya sürmesiyle maliyetlerin düşmesi beklenmektedir. 

Editörün Yorumu

Özellikle obezite cerrahisinde cerrah oldukça geniş bir alanda çalıştığından robotun katkısı yok denecek kadar azdır. Spesifik olarak obezite cerrahisi alanında yapılan çalışmalarda da, kompleks vakalarda bile robotik cerrahinin üstünlüğü gösterilememiştir. Durum böyleyken, robotik cerrahinin “daha iyi, daha güvenli, daha başarılı” gibi sunulması tamamen pazarlama taktiğidir. Makalede de belirtildiği gibi, yöntemi seçmek yerine sadece o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir cerrahı seçmek çok daha önemlidir. Bu nedenle, her ne kadar robotik cerrahiyi talep halinde uyguluyor olsak da, laparoskopik cerrahiye oranla büyük fark yarattığını düşünmüyoruz.

Yazar: Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve obezite cerrahisi ekibi lideridir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Tüm Yazıları →

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir