Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Obezite Cerrahisi Makaleleri

Robotik Cerrahi Gerçekten Daha İyi mi?

Hızlı Özet

Robotik cerrahi sıklıkla daha iyi, daha başarılı gibi sunulur. Oysa gerçekte çalışmalar bunu desteklemiyor. Cerrahi teknik yerine deneyimli cerrah seçmek daha mantıklı olabilir.

Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatların cerrahinin en iyi formu olduğu veya daha başarılı olduğu medya pazarlamasında sıklıkla kullanılan bir iddiadır. Ancak, güncel 50 randomize kontrollü çalışma ortaya koymuştur ki, karın ve pelvis cerrahisinde robotik cerrahinin bazı faydaları olsa da, diğer yaklaşımlara üstünlüğü çok düşük düzeydedir.

Robotik Cerrahi Nasıl Yapılır?

Robotik cerrahi zannedildiği gibi robotlar tarafından değil, cerrahlar tarafından gerçekleştirilir. Sadece klasik laparoskopik cerrahide kullanılan el aletleri yerine, cerrah bir robot aracılığıyla kontrol ettiği el aletlerini kullanır. Bu cerrahi aletlere ameliyat masasının uzağına konumlandırılan bir konsoldaki joystick ve pedallar ile kumanda edilir. Bu sırada ameliyat sahasının görüntüsü ise yüksek çözünürlüklü ve üç boyutlu görüntü sunan bir monitore yansıtılır.

Bazı cerrahlar robotik cerrahinin ameliyat sırasında daha net görüş sağladığına, derlenme süresinin daha kısa ve klinik sonuçların daha iyi olduğuna inanırlar. Ancak yapılan çok sayıda çalışma, robotik ve konvansiyonel metodlar arasında çok küçük farklılıklar bulunduğunu göstermiştir.

Örneğin 39 çalışmada ayrı bir cerrahi girişim gerektiren komplikasyon sıklığı geleneksel laparoskopide % 9 iken, robotik cerrahide % 8 bulunmuştur. Sindirim sistemi cerrahisinde yaşamı tehdit edecek şiddette komplikasyon sıklığı laparoskopik cerrahide % 0-3 aralığında iken, robotik cerrahide % 0-2 bulunmuştur. Açık cerrahide bu oran % 1-4’dür. Sonuçlar Annals of Internal Medicine’de yayınlanmıştır.

Çeşitli nedenlerle bazen robotik veya laparoskopik cerrahiden açık ameliyata dönmek gerekebilir. Genel toplamda bu oran robotik cerrahi için % 8, laparoskopik cerrahi için % 12’dir. Ürolojik ve jinekolojik ameliyatlarda robotik ve laparoskopik cerrahiden açığa dönme oranlarında fark bulunmamıştır.

Uzun vadeli sonuçlar en az iki yıl olmak üzere 8 geniş çalışmada incelenmiştir. Mortalite, yani ölüm oranları her üç teknikte aynı bulunmuştur. Robotik cerrahide % 3, açık cerrahide % 5 ölüm oranına karşılık laparoskopik cerrahide ölüm olmamıştır. 

Bununla birlikte araştırmacılar zaman açısından bazı farklar bulmuştur. Kısacası, robotik cerrahi genellikle daha uzun sürmektedir. Jinekolojik robotik cerrahide ortalama süre 265 dakika iken, laparoskopide 226 dakika ve açık cerrahide 187 dakikadır. Ürolojik ve kolorektal cerrahide robotik cerrahi laparoskopik ve açık ameliyatlara göre daima daha uzun sürmektedir.

Robotik cerrahi konsolu

Safra Kesesi Ameliyatında Robotik Cerrahi Yapılır mı?

Eğer cerrahi bilim ve sanatın harmanlandığı bir uzmanlıksa kesinlikle hayır. 2021 Eylül ayında Annals of Surgery’de yayınlanan büyük bir çalışma bunu bir kez daha kanıtlıyor. 2009-2017 yılları arasında yapılan toplamda 299.306 safra kesesi ameliyatının incelendiği çalışmada, vakaların % 0.4’ü robotik yapılmış. Bu 1118 vaka incelendiğinde açık ameliyata dönme oranının en az iki kat yüksek olduğu, safra yolu yaralanmalarının neredeyse 3 kat arttığı, daha uzun ameliyat süresi ve daha uzun yatış gerektiği, tekrar hastaneye yatma gereksiniminin neredeyse iki katına çıktığı ve elbette hastane maliyetlerinin çok daha yüksek olduğu bulundu.

Robotik Cerrahi Tercih Edilmeli mi?

Araştırmacılardan Dr Dhanani (UT Health-Houston), hasta açısından robotik cerrahiyi tercih etmenin hiçbir mantığı olmadığını ileri sürmektedir. “Birşeylerin yeni ve havalı olması, daha iyi bir teknik olduğu anlamına gelmez” diyen araştırmacı, robotik cerrahinin güvenli olduğunun kanıtlandığını, fakat diğer yöntemlerden daha iyi olduğunun kanıtlanmadığını söylemektedir. Sadece 4 çalışma robotik cerrahinin bazı avantajları olduğunu ileri sürerken, 46 çalışma hiçbir fark yaratmadığını göstermiştir.

Memorial SLoan Ketterig Kanser merkezinden Dr Eastham da bu görüşe katılmaktadır. Ona göre, cerrahi yaklaşımlar arasında intraoperatif komplikasyon oranları ve ameliyat sonrası sonuçlar arasında anlamlı farklılık yoktur. Tekniği seçmek yerine, o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir cerrah seçmek çok daha önemlidir.

Fakat elbette robotik cerrahinin cerrah açısından kesinlikle pratik faydaları vardır. Ameliyatlar saatlerce sürebilir, klasik laparoskopide cerrah ayakta durmak, vücudunu zorlamak ve büyük bir bedensel performans sergilemek zorundadır. Robotik cerrahi bu açıdan çok daha konforludur. Brigham Women’s Hospital’den Dr Doherty, robotik cerrahinin ergonomik avantajlarını vurguluyor ve bir cerrah arkadaşının kariyerini bu sayede 10 yıl uzattığını ekliyor. 

Ancak robotik cerrahi diğer metodlardan çok daha pahalıdır. Başlangıçtaki milyonlarca dolarlık cihaz yatırımı yanısıra, tek kullanımlık el aletleri, servi maliyetleri ve ameliyat odasında çok uzun montaj ve demontaj süresi maliyeti normal laparoskopinin defalarca kat üzerine çıkarmaktadır. Büyük merkezlerde bile robotik cerrahi bu nedenle kısıtlı kullanım alanı bulmuştur. 

ABD’de Intuitive Surgery firması uzun yıllar herhangi bir rekabetin olmadığı piyasayı domine etmiştir. Bu da fiyatların çok yüksek olmasının başlıca nedenidir. Günümüzde patent koruma süresi bittiğinden yeni firmaların yeni robotları piyasaya sürmesiyle maliyetlerin düşmesi beklenmektedir. 

Editörün Yorumu

Özellikle obezite cerrahisinde cerrah oldukça geniş bir alanda çalıştığından robotun katkısı yok denecek kadar azdır. Spesifik olarak obezite cerrahisi alanında yapılan çalışmalarda da, kompleks vakalarda bile robotik cerrahinin üstünlüğü gösterilememiştir. Durum böyleyken, robotik cerrahinin “daha iyi, daha güvenli, daha başarılı” gibi sunulması tamamen pazarlama taktiğidir. Makalede de belirtildiği gibi, yöntemi seçmek yerine sadece o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir cerrahı seçmek çok daha önemlidir. Bu nedenle, her ne kadar robotik cerrahiyi talep halinde uyguluyor olsak da, laparoskopik cerrahiye oranla büyük fark yarattığını düşünmüyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite cerrahisi için kimler uygun adaydır?

VKİ (Vücut Kitle İndeksi) 40 ve üzeri olan ya da VKİ 35 ve üzeri olup Tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalıkları bulunan yetişkinler obezite cerrahisi için uygun aday sayılmaktadır. 18 yaş üzerinde olmak ve ameliyata psikolojik hazır bulunmak da değerlendirme kriterlerindendir.

Obezite ameliyatı genel sağlık üzerinde ne gibi etkiler yapar?

Obezite ameliyatı kilo kaybının ötesinde önemli sağlık yararları sunar: Tip 2 diyabet remisyonu, kan basıncında düşüş, uyku apnesinde belirgin iyileşme, eklem ağrılarında azalma, üreme hormonu dengesinin düzelmesi ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması bunların başında gelir.

İstanbul'da ameliyat için ne kadar kalınması gerekir?

Obezite ameliyatları için genellikle 5–7 gün yeterlidir: ameliyat öncesi tetkikler (1 gün), ameliyat günü, 2–3 gece hastane yatışı ve ardından 1–2 gün iyileşme. Endoskopik prosedürler (ESG, mide balonu) için süre 3–4 güne kısalabilir. Liv Hospital'ın uluslararası hasta ekibi tüm lojistik desteği sağlar.

Obezite ameliyatı sonrası kilo geri alınır mı?

Kısmen kilo geri alınması olası olmakla birlikte, ameliyat öncesi kiloya dönmek son derece nadirdir. Protein ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve takip randevularına devam edilmesi uzun vadeli başarıyı destekler. Geri alınan kilonun fazla olması durumunda revizyon cerrahisi seçenekleri değerlendirilebilir.

Op. Dr. Murat Üstün ile nasıl iletişime geçebilirim?

WhatsApp: +90 532 413 1143 (Türkiye) veya +44 7491 068686 (Birleşik Krallık). Ücretsiz çevrimiçi konsültasyon için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Op. Dr. Murat Üstün, 8.000'i aşan ameliyat deneyimiyle her hastayı bireysel olarak değerlendirir.