Obezite Cerrahisine Uygunluk Sadece Kiloyla Değerlendirilmemeli

Yayın Tarihi: 27/07/2019

Obeziteden muzdarip ve bariatrik cerrahi düşünen hastaların obezite cerrahisine uygun bulunmaları için neredeyse 30 yıl önce belirlenmiş ve temelde sadece hastanın vücut kitle indeksine odaklanan belli kriterleri karşılamaları bekleniyor.

Obezite cerrahisi uygulanmayan hastalarda diyabetin ilerleyeceğini ve beklenen yaşam süresinin kısalacağını biliyoruz. İnsülin dozlarını giderek arttırmak hastalığın gidişatını değiştirmiyor, ama cerrahi değiştiriyor!

Dünya çapında 45 bilimsel ve tıbbi dernek ulusal kılavuzların obeziteye bağlı kronik hastalıklar ve diyabet sorunu yaşayan hastaların obezite cerrahisine uygunluk alabilmeleri için değişiklik yapılmasını istiyor. Obezite kronikleştikçe sadece diyabet gibi komplikasyonlara yol açmakla kalmıyor, kalp hastalıkları ve kanser riskini de arttırıyor. Tüm diğer kronik hastalıklar gibi, burada da erken müdahale ile obezite cerrahisi gibi etkili bir girişim gidişatı değiştirebiliyor.

Dr Stacy Brethauer “cerrahi açık ara ile Tip 2 diyabeti düzeltmekte en etkili araçtır. Doktorlar kanseri tedavi etmek için ileri evreye ulaşmasını beklemediği gibi, ağır obezite hastalarını da cerrahiye yönlendirmek için diyabetin ağırlaşmasını beklememeli!” diyor. Bir çok kişi hala obeziteyi bir irade sorunu olarak görmekte ısrar ediyor. Ama değil! Elbette hastalar sağlıklı yaşam tarzı değişmlerini gerçekleştirmeli, ama sonuçta birçok hasta için başarılı kilo kaybı ve yandaş hastalıklarda düzelme sağlayabilecek yegane yöntem obezite cerrahisi.

1991 ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü Konsensus Konferansı kılavuzlarına göre, sadece BMI değeri 40 ve üstünde olan, ya da 35 ve üstünde olup bir yandaş hastalığı olan kişiler obezite cerrahisine aday sayılıyor.

Bu durumda, obezitesi ve kontrolsüz diyabeti olan iki hastadan vücut kitle indeksi 35 ve üstünde olan obezite cerrahisine hak kazanırken, altında olan sağlık üstlenicileri ve sigortalar tarafından reddediliyor.

Oysa çok merkezli çalışmalar düşük BMI hastalarda da bariatrik cerrahinin kazanımlarını kanıtlamış durumda. Amerikan Obezite Cerrahisi Derneği, diyabeti olan daha düşük BMI’lı hastalarda da bariatrik cerrahisini önermeyi planlıyor.

2016’da 2. Diyabet Cerrahisi sonuç bildirgesi, hekimleri ve sağlık politikasına yön verenleri bariatrik cerrahinin tip 2 diyabetli hastalardaki faydaları hakkında bilgilendiriyor. ABD ulusal verileri toplumun üçte ikisinin fazla kilolu ya da obez olduğunu, yüzde 8’inin ise morbid obez olduğunu ve obezite cerrahisi adayı olduğunu gösteriyor. Ancak ABD’de bile yılda 250.000 obezite ameliyatı yapılmasına rağmen, bu vücut kitle indeksine göre obezite cerrahisine aday olan sayısının sadece yüzde biri!

Yazar: Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün is the Lead Bariatric Surgeon at IBC - Istanbul Bariatric Center. Dr Murat Üstün has made a commitment to every patient's well-being and safety, a goal that is also pursued by our staff and medical professionals that are at your service, this is part of the excellence equation. Dr Murat Üstün and the Istanbul Bariatric Center team perform medical procedures, including gastric bypass, sleeve gastrectomy, adjustable gastric band, and biliopancreatic diversion with duodenal switch. While performed differently, all of these procedures help patients lose weight by limiting how much food the stomach can hold as well as the patient’s absorption of nutrients. Surgeries are performed at a JCI accredited Hospital. The Joint Commission International works to improve safety at health care facilities domestically and globally. Accreditation ensures facilities are up to date, physicians are board-certified, plans for follow-up care are in place, risks of traveling after surgery are outlined, and more.

Tüm Yazıları →

Arayın
Bilgi Alın
Whatsapp