Minimizer Ring Nedir ve Neye Yarar?

Yayın Tarihi: 06/12/2021

Minimizer Ring (Bariatric Solutions) revizyon ameliyatlarında yeni bir seçenek olabilir mi? Bilindiği gibi obezite cerrahisinden sonra geri kilo alımı uzun vadeli istenmeyen sonuçlardan biridir. Özellikle tüp mide ameliyatı ve Roux-en-Y gibi kısıtlayıcı özelliği ağır basan ameliyatlarda, hastaların yeme miktarını ayarlamakta zorlanması ve mide dokusunun elastik yapısı nedeniyle, oluşturulan küçük mide poşunun genişlemesi, geri kilo alımının en önemli nedenlerinden biridir. Geri kilo alımı durumunda öncelikle diyet müdahaleleri ile bunun önüne geçilmeye çalışılır. Ancak bazı durumlarda da, özellikle ciddi miktarda kilo geri alımı varsa ve mide poşu belirgin şekilde genişlemişse, revizyon ameliyatları gündeme gelir.

Minimizer ring
Minimizer Ring (Bariatric Solutions TM)

Kilo Geri Alımı ve Revizyon Ameliyatları

Obezite cerrahisinden yıllar sonra geri kilo alımı diyet ve yaşam tarzı müdahaleleriyle önü alınamayan hale geldiyse revizyon ameliyatları gündeme gelebilir. Bu durumda hangi revizyon yönteminin seçileceği tamamen hasta ve ilk ameliyatın özelliklerine göre karar verilmelidir. Başlıca revizyon yöntemlerini inceleyecek) olursak:

Mide Bandından Sonra Revizyon Ameliyatları

Merkezimizce 10 yıla yakın süredir terkedilmiş olan mide bandı, uzun vadedeki başarısızlık oranlarının yüksekliği ve yan etkileri nedeniyle dünyada da neredeyse terkedilmekte olan bir ameliyat türüdür. Ancak özelikle 10 yıldan daha eski yüzbinlerce mide bandlı hasta olduğu bilinmektedir. Mide bandı ameliyatından sonra revizyon gerektiren en önemli nedenler banda bağlı komplikasyonlar ve yetersiz kilo alımı veya geri kilo alımıdır. 

Banda bağlı en sık görülen komplikasyonlar ise slippage (bandın kayması) ve migrasyon (bandın mide duvarını aşındırması) olarak öne çıkmaktadır. Herhangi bir nedenle mide bandı ameliyatından sonra revizyon yapılacaksa öncelikle band çıkarılır, dokularda herhangi bir hasar yoksa aynı seansta veya bazen 4-6 ay sonra revizyon ameliyatına geçilir. 

Band ameliyatlarından sonra hemen tüm geçerli obezite ameliyatlarına dönüşüm yapılabilir. Bunlar arasında tüp mide, gastrik bypass, transit bipartisyon, SADI gibi temel ameliyatlar sayılabilir. Kişisel olarak, kısıtlayıcı bir ameliyat olan mide bandı ile başarısız olunan hastalarda yine bir kısıtlayıcı ameliyat olan tüp mide yerine bypass içeren ameliyatların tercih edilmesinden yanayım. Bu görüşümü destekleyen ikinci neden ise, mide bandının yol açtığı bölgesel yapışıklıklar nedeniyle çoğu tüp mide revizyonunda tüp mide ameliyatının tekniğine uygun şekilde yapılamaması ve üstte büyükçe bir mide poşunun bırakılmasıdır. Bu teknik problem bypass ameliyatlarında tolere edilebilir ama tüp mide ameliyatında yine yetersiz kilo verimi ve reflü problemlerine yol açabilir.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Kilo Alımı

Tüp mide ameliyatları sonrasında ilk 1-1.5 yılda çok güçlü bir metabolik-hormonal etki kısıtlayıcı etkiye destek sağlar. Bu etki, midenin çıkarılan fundus bölümünün Ghrelin ya da açlık hormonunun % 90’ını salgılayan bölge olmasından kaynaklanır. Yani burası çıkarıldığında Ghrelin seviyeleri % 90 oranında düşer, bu da hastaya ciddi bir iştah kontrolü sağlar. Ancak zaman içerisinde barsakların diğer bölümlerinden salgılanan miktarların artmasıyla Ghrelin yavaşça yükselir. Bu süreçte eğer hasta yeme alışkanlıklarını tam olarak değiştiremediyse ve giderek artan oranlarda veya kalorili beslenmeye başlarsa kilo geri alımı az ya da çok meydana gelecektir. Bu durumda öncelikle poş reset diyeti gibi Türkiye’ye ilk kez bizim tanıttığımız müdahalelerle kilo alımı önlenmeye çalışılır. Aksi halde revizyon ameliyatları gündeme gelir. Bir diğer revizyon nedeni ise yüksek basınç nedeniyle reflü oluşumunu arttıran bir ameliyat olan tüp mide sonrası gelişen reflü ve hatta mide fıtığı problemidir.

Tüp mide ameliyatı son derece konvertibl bir ameliyattır. Yan etkiler veya yetersiz kilo alımı nedeniyle tüm diğer obezite ameliyatlarına çevrilerek revize edilebilir. İlk akla gelen revizyon yöntemlerinden biri re-sleeve yani yeniden mideyi küçültmektir. Ancak bu ameliyat ancak primer dilatasyon, yani ilk obezite ameliyatının tekniğe uygun yapılmadığı, geniş bir mide ve özellikle fundus bırakıldığı durumlarda geçerlidir. İlk ameliyatın son derece standart yapıldığı ve başarılı olduğu kilo geri alımı vakalarında re-sleeve revizyonunun doğru bir seçim olduğunu düşünmüyorum.

Tüp mide ameliyatında hem kilo alımı, hem de reflü sorunu varsa, en iyi çözüm bypass içeren bir ameliyata çevirmek olacaktır Bunlar reflü eğer çok ciddi, mide fıtığı da eşlik ediyor ise Roux-en-Y gastrik bypass, hafif-orta reflü ve küçük mide fıtığı varsa Mini Gastrik Bypass, Transit Bipartisyon gibi seçenekler olabilir. Hastanın diyabet gibi metabolik problemleri veya safra reflüsü endişesi varsa SADI-S en iyi revizyon seçeneği olacaktır.

Gastrik Bypass Sonrası Kilo Alınır mı?

Eğer obezite cerrahisi kariyerinin başlarında bir cerrahla görüşüyorsanız size oldukça pembe bir tablo çizecektir. Hatta ulusal basında her gün “tüp mideyle obeziteye son”, “gastrik bypassla obeziteye son” gibi sansasyonel başlıklarla karşılaşabilirsiniz. Gerçekte ise, obezite kronik bir hastalıktır. Ona karşı olan mücadelenizde ve mücadelemizde başarılı olmanın yolu önce bunu anlamaktan geçer. Herhangi bir yöntemle köklü çözüm sunma şansımız veya bunu başarabilecek tek bir mükemmel ameliyat yoktur. Elbette çoğu kez karşılaştığınız gibi “hasta uyumlu olursa başarılı olacaktır” klişesine de sarılmayacak kadar deneyimliyim ve hasta uyumsuzluğu kilo geri alımının temel sebebi olsa da, bazı durumlarda sorunun bundan çok daha karmaşık olduğunu da biliyorum.

O nedenle, rahatlıkla söyleyebilirim ki, evet oldukça etkili bir obezite ameliyatı olan bypass sonrasında da kilo geri alımı mümkündür. Bunun nedenleri arasında yine öncelikle elememiz gereken hasta uyumsuzluğu başı çeker. Hastanın beslenme hataları dışında teknik problemler (standart dışı ameliyat, yetersiz emilim azaltıcı etki) ve metabolik sorunlar diğer nedenlerdendir.  

Bypass ameliyatlarından sonra geri kilo alımına müdahalede yine öncelikle varsa teknik hataların düzeltilmesi, genişleme varsa mide poşunun daraltılması ve atlanan barsak uzunluğunun arttırılması gibi stratejilerle revizyon ameliyatları yapılır.

revizyon cerrahisi

İşin Sırrı Hacimde, Hacmi Azaltmanın Yolu Minimizer mi?

Obezite cerrahisi geçiren hasta, bu ameliyatla obezite ve yandaş hastalıklarının çözülmesini ve bir daha da geri gelmemesini arzulamaktadır. Ancak gerçek hayatta böyle olmayabilir ve bir revizyona ihtiyaç duyabilirsiniz. Öncelikle bu revizyon ameliyatında mutlaka tüm ameliyatlarda ve özellikle revizyon ameliyatlarında deneyimli bir merkezi tercih etmeniz gerektiğini hatırlatalım. Elbette tüm hastalar güvendikleri cerrahın sorunlarını çözmesini bekler, ama eğer bu konuda yeterinde tecrübesi yoksa cerrahınızı buna zorlamayın, mutlaka bir ikinci görüş alın. Deneyiminin yeterli olmadığını düşünen ve size ikinci bir müdahale önermeyen cerrah aslında sizin iyiliğiniz için doğru bir karar vermiştir.

Şimdiye kadar sabırla okuduysanız farketmişsinizdir ki, hemen tüm revizyon yöntemlerinde dönüp dolaşıp bir yerden “mide poşunu küçültme” ye vurgu yapıyoruz. İşte tüp mide veya bypass ameliyatlarına mide poşunun genişlemesini engelleyecek bir band yerleştirme fikri de buradan doğmuştur. Çünkü mide dokusu neredeyse sınırsız elastikiyete sahiptir. Basınca karşı dayanıksızdır ve zamanla kaçınılmaz olarak genişler. Yeme miktarını azaltmak için amaç bu hacmi küçültmek ve zaman içerisinde de genişlememesini sağlamak ise Minimizer Ring, şu ana kadarki çalışmalarda bunu sağlayabilecek minimal invaziv bir yöntem olarak gelecek vaadetmektedir.

Yine başa dönersek, mide bandı ameliyatlarının zaman içerisinde terkedilmeye yüz tuttuğunu yazmıştık. Bu durumda “e o zaman yeniden banda dönmenin mantığı nedir?” sorusu gündeme gelebilir. Burada anahtar kelime metabolik etkidir. Band ameliyatları başarısız olmuştur çünkü herhangi bir hormonal etki yapmadan, örneğin Ghrelin seviyelerine müdahale etmeden veya barsak hormonlarını aktiflemeden, insülin direncini düşürmeden, sadece hacim kısıtlamaya odaklanmıştır. Uzun vadede başarısızlığın nedeni de budur, yani sorunun ana kaynağını gözden kaçırmak.

Oysa tüp mide ve gastrik bypass gibi ameliyatlar bu çok güçlü metabolik etkiye sahiptir. Minimizer ring bu ameliyatlara kısıtlayıcı etkinin daha uzun süreli olmasını sağlayacak bir ek destek sağlamaktadır. Dışarıdan mide duvarını sınırlayarak mide poşunun zamanla genişlemesine bariyer olacaktır.

Minimizer Ring Bir Revizyon Yöntemi Olabilir mi?

Revizyon ameliyatlarının ilk obezite ameliyatlarından daha yüksek komplikasyon riskine sahip olduğu bilinmektedir. Bunun nedeni ilk ameliyatın dokuda yol açtığı değişiklikler, bağ dokusu artışı ve batın içindeki yapışıklıklardır. Ayrıca revizyon ameliyatlarının kilo verdirici etkisi de ilk ameliyatlara kıyasla biraz daha az olmaktadır. Bunun nedeni de zaman içinde vücudun yeni duruma adapte olmuş olmasıdır. Bu nedenle revizyon yöntemi seçilirken olabildiğince az riskli ve hedefe yönelik yöntem tercih edilmelidir. Eğer temel neden porsiyon kontrolünün kaybedilmesi ise, gerekli psikolojik ve profesyonel diyetisyen desteği yanısıra orjinal ameliyata eklenecek bir Mİnimizer Ring ile, kısıtlamanın yeniden sağlanması mümkündür. Bu sırada mide ve barsakta herhangi bir kesi yapılmadığından kaçak, kanama gibi riskler meydana gelmeyecektir. Çalışmalar gerek ilk ameliyata eklenmesi durumunda, gerekse revizyon yöntemi olarak Minimizer Ring’in oldukça etkili bir kontrol sağlayabileceğini göstermektedir. Bu çalışmaların bir özeti bloğumuzda yakın zamanda yayınlanacaktır. 

Son Söz: Obezite ameliyatı geçirdiniz ama geri kilo alımı sorunu yaşıyorsanız öncelikle sorunun kaynağının belirlenmesi için bir ileri obezite ve metabolizma cerrahisi merkezine başvurun. Ardından size en uygun revizyon yönteminin belirlenmesini talep edin. Ücretsiz ikinci görüş almak isterseniz bize ulaşmak için buraya tıklayabilir, ya da 05324131143 nolu telefona ulaşabilirsiniz.

Yazar: Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve obezite cerrahisi ekibi lideridir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Tüm Yazıları →

2 thoughts on “Minimizer Ring Nedir ve Neye Yarar?”

  1. blank

    Merhaba.2014 yilinda tup mide ameliyati oldum.154 kg dan 124e kadar dusebildim.sonrasinda hafif alimlarla 7 yilda 142 kg a çıktım.. Sorum şu minimizer ring icin uygun olup olmadigimi mide röntgeni ile mi netlesir..birde fiyat konusunu merak ediyorum.teşekkürler..

    1. blank

      Merhaba,
      İlk ameliyatta teknik sorun olması durumunda anatomiye müdahale edilmesi gerekebilir. Değerlendirme için baryumlu grafi veya endoskopi gerekebilir. Size özel değerlendirme ve bilgi için 05324131143 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.
      Görüşmek üzere

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.