Tüp Mide Ameliyatı Hastaların Çoğunda Diyabeti Tedavi Etmekte Yetersizdir!

Yayın Tarihi: 01/08/2016

Son günlerde medyada obezite cerrahisi alanına yeni giren bazı meslekdaşlarımızın diyabet tedavisinde tüp mide ameliyatı ile ilgili haberlerine rastlıyoruz. Deneyim ve bilgi eksikliğine bağladığım bu haberler hakkında bir uyarı yazısı yazmak istedim. Çünkü maalesef bu popüler ameliyat diğer faydalarına rağmen, uzun vadede diyabeti tedavi etmekte yetersiz kalıyor.

Laparoskopik sleeve gastrektomi, yani tüp mide ameliyatı günümüzde, eskiden gastrik bypassın altın standart kabul edildiği ABD de dahil olmak üzere tüm dünyada en sık uygulanan bariatrik ameliyattır. Amerikan Cerrahi Derneği 2016 yıllık kongresinde sunulan bir araştırmaya göre, tüp mide ameliyatı Tip 2 diyabetin ortadan kaldırılması veya düzelmesinde nadiren uzun süreli başarı sağlayabiliyor.

 

Tüp mide ameliyatı geçiren Tip 2 diyabetli hastalar üzerinde yapılan en geniş uzun süreli araştırmaya göre, hastaların sadece % 3’ü ameliyattan 5 yıl sonra kontrollü HbA1c düzeylerini koruyor. Cleveland Clinic’den Dr. Aminian, özellikle uzun süredir diyabeti olan hastalar için tüp mide ameliyatıyla diyabetten kurtulmanın gerçekçi bir beklenti olmadığını bildiriyor. Elbette Tip 2 diyabetteki düzelme oranları, tüp mide ameliyatının sağlık üzerindeki tüm yararlı etkileri ve hastaların çoğunda elde edilen anlamlı kardiyometabolik düzelmeyi görmezden gelmemize yol açmamalı.

Çalışma tüp mide ameliyatı geçirdikten sonra en az 5 yıl izlenen 134 hastanın verilerine dayanıyor. Hastaların % 75’i Tip 2 ilk 5 yılda diyabette düzelmeler yaşadı. Bazıları ilaç tedavisi gerektirse de, neredeyse üçte ikisi Amerikan Diyabet Derneği kriterlerine göre standart kan şekeri kontrolünü sağladı. Ancak beş yıldan sonra HbA1c seviyeleri anlamlı olarak yükselmeye başladı. Hastaların % 49’u ameliyattan sonra ilk yılda diyabet ilaçlarını bıraktı. Bu oran 6 yılda % 29’a düşmüştü.

Diyabet remisyonu ameliyattan sonra ilk yılda % 41 iken, 6. Yılda % 26’ya indi. Toplamda hastaların % 27’si ameliyattan sonra 6. Yılda kan şekerinde anlamlı düzelme gösteremedi. Ameliyattan önce önerilen şeker değerlerine ancak % 31 hasta ulaşırken, ameliyattan sonra ilk yılda % 73 olan bu değer, uzun vadede % 63’e düştü.

Bu çalışmadan çıkan en önemli sonuç, ameliyat seçiminin hastaya özel yapılması gerektiğidir. Tüp mide ameliyatı çok sayıda ilaç kullanan, yüksek risk grubu hastalarda çok iyi bir seçenek olabilir. Elbette ki hiçbir şey yapmamaya kıyasla, belirgin metabolik düzelme sağlamaktadır. Ancak uzun süredir diyabeti olan, insülin kullanan hastalarda uzun vadeli diyabet kontrolü için bypass içeren metabolik cerrahi yöntemleri yeğlenmelidir. Özellikle de sadece tüp mide ameliyatını uygulamakta olan genç bariatrik cerrahlar tarafından diyabete karşı tüp mide ameliyatının önerilmesi uzun vadede başarısızlığa yol açacaktır. (Annals of Surgery)

Yazar: Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve Türkiye'nin en yetkin obezite cerrahisi uzmanlarındandır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Farklı şekilde gerçekleştirilen bu işlemler midenin aldığı gıdaları sınırlayarak hastanın kilo vermesine yardımcı olur. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Tüm Yazıları →

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir