Obezite Cerrahisinden Sonra Komplikasyonların Önlenmesi ve Yönetilmesi

metabolik cerrahi

Obezite Cerrahisi Komplikasyonlarından Korunmak

Tüp mide veya gastrik bypass ameliyatı olan hastalar bu konuda uzmanlaşmış ekiplerin takibinde olmalıdır. Bu sayede uygun ameliyat sonrası yaşam tarzı değişiklikleri gerçekleştirilebilir ve komplikasyonlar erkenden farkedilebilir. Ameliyattan sonra hastalar ilk 2 hafta sıvı, sonrasında püre ve yarı katı beslenmeden oluşan ameliyat sonrası diyet süreçlerine sıkı sıkıya uymalıdır. Ortalama 10 hafta gibi bir sürede küçük miktarlarda denemelerle başlayarak katı gıdaların tümünü yiyebilecek duruma gelirler.

Obezite cerrahisinden sonra gelişebilecek olası komplikasyonlar kanama, stapler hattı veya anastomoz kaçağı, internal herni, ülser, dumping sendromu ve safra kesesi taşı oluşumudur. Sadece ameliyattan sonra oluşabilecek bu komplikasyonların gözlenmesi için değil, aynı zamanda görülebilecek kabızlık, ilaç kullanımı, alkol tüketimi, besin takviyeleri, gebelikten korunma ve yaşam tarzı değişiklikleriyle ilgili de hastaların düzenli aralıklarla takibi şarttır.

obezite

Diyet önerilerine uyulmaması veya aşırı hareketsiz yaşam tarzının sürdürülmesi ameliyattan sonra yeterince kilo verememe ve hatta kilo geri alımına neden olabilir. Yaşam tarzındaki değişiklikler ve ameliyat sonrası başarılı bir kilo kaybı ise hastaların obeziteyle ilişkili yandaş hastalıklarından korunmalarına, genel olarak enerji seviyelerinde ve özgüvenlerinde artışa yol açar.

Tüp mide veya gastrik bypass ameliyatı geçiren hastalar genellikle 2. veya 3. gün hastaneden taburcu edilirler ve multidisipliner bir ekip tarafından yakından takip edilirler. Ameliyattan önce de hastaların yoğun şekilde hazırlanması ve konsülte edilmesi, anastomoz kaçağı, internal herni, ülser, dumping sendromu ve safra taşı oluşumu konusunda bilgilendirilmesi gerekir. Ayrıca kabızlığa müdahale, ilaç kullanımı, alkol tüketimi, gebelikten korunma ve besin takviyeleri konusunda da detaylı eğitim verilmelidir. Sonuçta hastaların ameliyattan sonraki dönemde diyet safhaları hakkında bilgi sahibi olması komplikasyonları dahi etkileyecektir:

diyet

1-Sıvı diyet dönemi: Kafeinden, gazlı içeceklerden ve alkolden uzak kalınmalı, ortalama 2-3 hafta sürdürülecek bu dönemde yeterli protein ve su alımına dikkat edilmelidir.

2-2 haftalık püre diyet dönemi

3-Yumuşak ve sulu katı gıdalarla devam edilecek bir 4 hafta

4-Küçük miktarda normal katı gıdalara geçiş ortalama 10. haftada başlanmalıdır.

Uzun dönemde alışkanlık değişimi için hastanın küçük tabaklar edinmesi, sıvı ve katı ayrımına (en az 30 dk) dikkat etmesi sağlanmalıdır.

Obezite Cerrahisinin Olası Komplikasyonları

Hastaların obezite cerrahisinden sonra görülebilecek aşağıdaki komplikasyonların belirtileri konusunda uyanık olmaları gerekir:

1-Anastomoz Kaçakları:

Eğer bir kaçak meydana gelecekse genelde ameliyattan sonraki ilk günlerde oluşur. 2 haftadan sonra kaçak görülmesi çok nadirdir. Belirtiler taşikardi (kalp atımının sürekli olarak hızlı olması), giderek kötüleşen karın ağrısı, lökositoz (kanda iltihapla mücadele eden beyaz kan hücrelerinin artışı), ateş ve idrar miktarında azalmadır. Tüp mide amleiyatından sonra kaçak oranları ortalama % 1.06, Roux-en-Y bypass ameliyatından sonra ise ortalama % 1.1’dir. Tüp mide ameliyatlarında en sık kaçak görülen bölge stapler hattının en üst ucu, yani yemek borusu mide bileşkesi bölgesidir. Çekilecek bir tomografi veya ağızdan ilaç içirilerek çekilen direk röntgen filminde kaçak olup olmadığı tespit edilebilir.

2-İnternal Herni:

İnternal herni Roux-en-Y ameliyatlarında mezenter dediğimiz barsağı besleyen damarsal örtüde yapılan kesiyle oluşan açıklıktan barsağın geçip boğulması durumudur. Sıklıkla kilo kaybına bağlı olarak açıklığın genişlemesine bağlı olarak oluşur ve geç dönemde ortaya çıkar. Belirtileri aralıklı ve spazm şeklinde karın ağrısı, kusma ve tipik olmayan sindirim sistemi şikayetleridir. İnternal herni en kötü durumda barsak tıkanıklığı, barsak beslenme bozukluğu hatta nekroz yani doku ölümüne kadar gidebilir. Tanı koymak bazen güç olabilir. Tıkanıklık çok tipik olmadığından barsak tıkanıklıklarında tanı koydurucu olan direk karın grafisi yeterli olmayabilir. Tomografide mezenterik damarlardaki dönme internal herni tanısı koydurabilir. Roux-en-Y ameliyatlarından sonra herni gelişimi % 4.5 olarak bildirilmiştir. Ancak vakaların bir kısmı kronik karın ağrılarından muzdarip olup, tanısal metodlar uygulanmadığından oran çok daha yüksek olabilir. İnternal herni saptandığında tedavisi laparoskopik cerrahiyle fıtığın düzeltilmesi ve açıklığın sütürlerle kapatılmasıdır.

dumping sendromu

3-Ülser:

Obezite cerrahisinden sonra ülser oluşumu da beklenebilir bir komplikasyondur. Ülser oluşumu ve reflü belirtilerini en aza indirmek için taburcu olurken size PPI (proton pompa inhibitörü) grubundan mide koruyucular reçete edilecektir. Tipik olarak tüp mide ameliyatı olan hastalar ortalama 6 hafta, bypass hastaları ise 6 ay kadar bu ilaçları almalıdır. Hastada kronik reflü belirtileri varsa PPI kullanımı uzatılmalıdır.

Bypass ameliyatlarından sonra NSAID dediğimiz ağır ağrı kesicilerin kullanımı kontrendikedir, yani kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar mide poşuyla ince barsak bileşkesinde marjinal ülser oluşumu riskini arttırır. Tüp mide ameliyatlarından sonra da küçük mide poşuna cerrahi müdahale seçenekleri kısıtlı olduğundan bu ilaçların kullanımından çok zorunlu olmadıkça kaçınılmalıdır.

4-Dumping Sendromu:

Dumping sendromu gastrik bypasslı hastalarda hipertonik karbonhidratlı öğünlerden sonra mideden barsağa hızlıca geçiş sonucu meydana gelir. Belirtileri karın ağrısı, kramp, kusma, ishal, yüzde ateş basması, çarpıntı, taşikasrid ve tansiyon düşüklüğüdür. Bu gastrointestinal ve vazomotor belirtiler gıda ve sıvıların barsağa geçişine tepki olarak aşırı insülin salımına bağlıdır. Erken dumping sendromu yemekten sonraki ilk 1 saat içinde ortaya çıkar ve ince barsağın gerilmesine bağlıdır. Geç dumping ise 1-3 saat içinde görülür ve belirtiler kan şekeri düşüklüğüne benzer. Dumping sendromundan korunmak için basit karbonhidratlardan kaçınmak ve protein esaslı öğünler planlamak yeterlidir.

5- Safra Kesesi Taşı Oluşumu:

Safra taşı oluşumu hızlı kilo verme durumlarında artar. İsveç kökenli bir çalışmada bariatrik cerrahiden sonra kolesistektomi, yani safra kesesi ameliyatı oranlarında artış bildirilmiştir. Safra yollarıyla ilgili komplikasyonlar Roux en Y gastrik bypass ameliyatlarından sonra daha sıktır. Normalde ana safra kanalı taşlarında tercih edilen metod olan ve ağızdan girilerek gerçekleştirilen ERCP, Roux-en-Y gastrik bypasstan sonra son derece güçtür ve laparoskopi eşliğinde gerçekleştirilebilir. Bu nedenle belirti veren safra kesesi taşı olan hastalarda safra kesesinin de obezite cerrahisinden önce veya sırasında alınması önerilir.

Obezite Cerrahisinden Sonra Kabızlık  

Obezite cerrahisinden sonraki ilk aylarda birçok hastada kabızlık görülebilir. İdeal olarak hastaların küçük yudumlar halinde toplamda 1.5 litreden az olmamak üzere su içmesi gerekir. Bu miktarın tutturulamaması ve lif tüketiminin azlığı nedeniyle gelişen kabızlıkta zaman zaman ilaç tedavisi gerekli olabilir.

zayıflama ilaçları

Obezite Ameliyatından Sonra İlaç Kullanımı

Obezite cerrahisiyle gerçekleşen kilo kaybı ve yağ kompozisyonundaki değişiklik, yanısıra ilaçların emilimlerindeki farklılıklar ilaç dozajlarını etkileyebilir. Tüp mide gibi sadece kısıtlayıcı grupta olan ameliyatlar bile mide boşalma zamanını, mide asiditesini ve mukozal yüzeyi değiştirdiğinden ilaç emilimleri değişebilir. Bypass ameliyatı geçiren hastalarda ise barsak emilim mesafesi ve yüzeyi değiştiğinden ilaç emilimi daha fazla etkilenir. Bir çok hastada obeziteyle ilişkili diyabet, hipertansiyon, kan yağlarındaki yükseklik gibi yandaş hastalıklar çok hızlı düzeldiğinden daha az insülin, daha az diyabet tableti, tansiyon ilacı ve kolesterol düşürücü kullanımı ayarlanmalıdır. Hastalar uygun ilaç dozları bulunana kadar sık sık takip edilmelidir.

Obezite Ameliyatından Sonra Alkol Tüketimi

Obezite cerrahisi sonrası kilo kaybı ve alkolün mideden hızla geçmesi hızlı emilimine, daha düşük metabolik yıkımına ve sonuç olarak daha yüksek kan alkol seviyelerine yol açar. Hastalar özellikle ameliyat sonrası hızlı kilo kaybı döneminde alkol tüketmemeleri konusunda uyarılmalıdır. Uzun dönemde ise alkole duyarlılığın arttığı göz önünde bulundurulmalı, az miktarda dahi alkol kullanılsa motorlu taşıt veya iş makinesi kullanımına izin verilmemelidir. Bütün bunlara ek olarak, alkol ciddi bir boş kalori kaynağıdır ve marjinal ülser gelişimine yol açabilir.

Beslenme Takviyeleri:

Obezite cerrahisinden sonra demir, D vitamini ve diğer yağda eriyen vitaminler, B12 vitamini, folat, kalsiyum ve diğer mikrobesinlerin takviyelerle desteklenmesi önerilir. Azalmış mide asid üretimi kalsiyum ve demir emilimini bozabilir. C vitamini eklenmesi demir ve B12 vitamini emilmesini arttırır. Önerilen takviyeler şunlardır:

-Demir, folat ve tiamin içeren multivitamin tabletlerinden günde 1-2 adet

-1200-1500 mg günlük elemental kalsiyum

-En az 3000 IU günlük D vitamini

-Normal seviyelere gelene kadar B12

-45-60 mg demir, gastrik bypass ameliyatlarından sonra daha sık ihtiyaç görülür

Obezite Cerrahisi Sonrası Gebelikten Korunma:

Obezite cerrahisinden sonra ideal olarak 2 yıl, en az da 12 ay gebelikten korunulması önerilir. Bu hastanın kilo kaybının tamamlanması ve ideal beslenme sisteminin oturması için gereken süredir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri:

Obezite cerrahisi tek başına başarıyı garantilemez. Ameliyattan sonraki ilk 12 ay yararlı yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirmek için çok faydalı bir fırsat sunar. Bazı nedenlerle istenen kiloya inilemeyebilir veya kilo geri alımı görülebilir. Bunun en sık nedenleri:

-Diyetle ilgili kuralları ihlal etmek: Yüksek kalorili atıştırmalarda veya sıvı tüketimine devam etmek. Yüksek nişastalı ve karbonhidratlı gıdaları tercih etmek, öğünler sırasında veya sonrasında sıvı alarak gıdanın mideyi hızlı boşaltmasına ve tokluk sinyallerinin zayıflamasına neden olmak.

-Egzersiz yokluğu

-Depresyon, anksiyete, binge eating bozukluğu gibi psikyatrik problemler

-Ameliyat sonrası teknik sıkıntılar: Geniş veya genişlemiş mide poşu ya da mide barsak anastomozu

Genel kılavuzlara göre, kilo kaybını korumak isteyen kişiler haftada 300 dakikadan daha fazla fiziksel aktivitede bulunmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!