Obezite Cerrahisi Sonrası Reflü Oluşumu

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bu yazı “reflü” yazı serisinin bir parçasıdır. Reflüye dair daha kapsamlı bilgi sahibi olmanız için aşağıdaki yazılarımız okumanızı tavsiye ederiz:
1. Reflüye Dair Bilmeniz Gereken Her Şey
2. Reflü Tedavisi Nasıldır? Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Reflü yakınması obezite cerrahisinden sonra en önemli problemlerden biridir. Obezite cerrahisi geçirmiş hastalar acil servise ciddi epigastrik ağrı, göğüste yakıcı bir ağrı veya göğüs ağrısı ile başvurabilirler. Şiddetli gastroözofageal yanma % 47 gibi yüksek bir oranda görülebilir. Bu durum sıklıkla obezite cerrahisinden önce atlanan bir reflü hastalığına bağlıdır. Eğer ameliyat sırasında sol hiatal kurusun tam disseksiyonu yapılmazsa, eşlik eden bir hiatus hernisinin (mide fıtığı) atlanması da son derece kolaydır.

Pek çok çalışmada, mide bandı ameliyatından sonra reflü belirtilerinde düzelme ve erken vadede reflüden koruyucu etki gözlenmiştir. Bununla birlikte, daha uzun takiplerde hastaların % 15’inde yeni başlayan relü semptomları ve % 22.9’unda özofajit bildirilmiştir. Mide kelepçesinden sonra yeni başlayan reflü belirtileri basitçe fazla sıkılmış bir banda veya kayma, outlet tıkanıklığı gibi bir band komplikasyonuna işaret edebilir.

Obezite cerrahisi sonrası reflü

Band ameliyatı sonrası reflü şikayetleri özofagus yıkanmasını azaltanve sindirilmemiş gıdanın duraklamasına ve asid materyalin reflüsüne yol açan ve pseudoakalazya (yalancı akalazya)denen duruma da bağlı olabilir. Özofagusun motilitesi sıkı veya yüksek yerleştirilmiş banda bağlı olarak bozulmuştur. Göğüste yanma, regüsjitasyon, kusma, yutma güçlüğü özellikle de  proksimal  poş  dilate  olduysa  çok  şiddetli  olabilir  ve  acil  bir  duruma dönüşebilir. Pseudoakalazya ve özofagus dismotilitesi sıklıkla bandın çıkarılmasından sonra tamamen geri döner. Bandın boşaltılması da belirtilerde hızlı düzelmeye yol açar.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Reflü Oluşur mu?

Gastrointestinal fizyoloji laparoskopik sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatlarından sonra daha dramatik olarak değişir. Mide fundusunun ve gövdesinin çıkarılması gastrik uyum ve asit sekresyonunu etkiler. Bu anatomik ve fizyolojik değişiklikler reflü hastalığı için arttırıcı ve koruyucu faktörler arasında yeni bir denge oluşturur.

Ameliyat sırasında hiatal herni için agressif disseksiyon ve hiatal defektin kapatılması çok önemlidir. Sleeve gastrektomi sonrası reflü semptomlarının ortaya çıkması genellikle ilk postoperatif yılda olur. Reflünün ikinci piki daha geç dönemde (ameliyat sonrası 6 yıl) olabilir ve neofundus oluşumuna bağlı olabilir. Bu da çoğunlukla ilk operasyonda fundusun tam olmayan rezeksiyonundan kaynaklanır.

Alttaki paylaşımından da göreceğiniz gibi, Laparoskopik tüp mide ameliyatının mucidi olan sevgili dostum Michel Gagner reflünün tüm diğer obezite ameliyatlarından sonra da görülebileceğini söyleyerek, “sadece sleeve gastrektomiyi suçlamayı bırakın” diyor.

Tüp mide sonrası reflü

Sleeve gastrektomiden sonra yeni başlayan gastroözofageal reflü belirtileri olan hastalarda proton pompa inhibitörü ilaçlar tedavinin ilk basamağıdır. Mümkün olduğunda hasta bariatrik merkeze sevkedilmelidir. Gastrik bypass ameliyat öncesinde reflü saptanan hastalarda en iyi bariatrik seçenek gibi değerlendirilir. Bununla birlikte, gastrik bypasstan sonra kronik epigastrik ağrının bir sebebinin safra reflüsü olduğu bildirilmiştir. Fakat bu hastalardaki yutma güçlüğü ve ağrılı yutma sıklıkla mide poşunun bozulmuş boşalmasıyla bağlantılıdır. Bazı hastalar beslenme bacağından gıdanın hızlı boşalmasına bağlı olarak geçici Dumping semptomlarından yakınırlar. Bazen de Dumping benzeri belirtiler ve disfaji birlikte görülür.

Bunlara da göz atmak isteyebilirsiniz >>

Op Dr Murat Üstün

Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve Türkiye'nin en yetkin obezite cerrahisi uzmanlarındandır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Farklı şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerin tümü, vücudun besin emilimini azaltmaksızın, midenin aldığı gıdaları sınırlayarak hastanın kilo vermesine yardımcı olur. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Murat Üstün'ün yazılarından anında haberdar olun!

Obezite ile ilgili bilgilere anında ulaşın ve en yeni gelişmeleri yakından takip edin.