Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Genel

Obezite Cerrahi Sonrası Tat ve Koku Algısı Değişimi

Hızlı Özet

Obezite cerrahisi sonrası tat ve koku algısı değişimi obezite ameliyatı olan kişilerde gözlemlenen bir durumdur.  Obezite hastalarının kilo problemlerinin sebeplerinden biri de yanlış beslenme alışkanlıklarına sahip olmalarıdır. Yiyecek seçimlerinde, yeme alışkanlıklarımızın oluşmasında ki en b

Obezite cerrahisi sonrası tat ve koku algısı değişimi obezite ameliyatı olan kişilerde gözlemlenen bir durumdur. 

Obezite hastalarının kilo problemlerinin sebeplerinden biri de yanlış beslenme alışkanlıklarına sahip olmalarıdır. Yiyecek seçimlerinde, yeme alışkanlıklarımızın oluşmasında ki en büyük rol, o yiyeceğin tadı, kokusu ve dokusuna karşı verilen duyusal cevaplardır. 

Yanlış beslenme alışkanlıklarının nedenlerinden bazıları, kişinin günlük hayatta yaşamış olduğu sıkıntı ve stres anında yemeğe kendini vererek düşüncelerinden kaçma yöntemi olarak düşünmesi ya da yemek yemekten büyük haz duyup asla karşı gelememesinden kaynaklanır. Güzel bir yemek kokusu herkesi aç olmasa bile yeme arzusunun içine çeker. Bazıları bu arzuyu baskılarken, bazıları da karşı koymakta oldukça zorlanır. Dışardan bu duruma bakıldığında bunu “iradesizlik” adı altında anan insanlar olsa da durum göründüğünden çok daha fazlasıdır.  Hormonlar, sinirler, reseptörler, gibi gastrointestinal sistemi etkileyen bir çok durum söz konusudur. Koku ve tat duyularının aslında nasıl oluştuğuna ve de beyinde nasıl işleniyor olduğuna yani fizyoloji ve nörogastroenteroloji alanlarına giren detayların incelenmesi gerekir.

Kısacası beslenme alışkanlıklarnda ve obezite gelişimine etki sağlayan olaylar; tat ve koku duyuları, bu duyulardan etkilenen hormonel salınımlar, verilen duyusal yanıtlar ve hatta bu duyulara beslenen insani duygulardır. 

Yapılan araştırmalar, obezite cerrahisi sonrası hastaların %97’sinin koku, tat veya yiyecek tercihlerinden birinin değiştiğini göstermektedir. Obezite cerrahisi sonrası tat, koku ve yemeklere karşı oluşan hassasiyet herkes tarafından bilinmektedir. 

Obezite cerrahi sonrası dönemde tat ve koku duyarlılığında oluşan hassasiyetler konusunda araştırmalar artmaktadır. 188 hastanın verilerine bakılarak yapılan çalışmaya göre obezite cerrahi sonrası beraberinde tad, koku ve iştah konularında değişiklikler getirir. Obezite ameliyatı geçirmiş 103 hastaya ait olan bilgiler hakkında araştırma yapan Leicester Üniversite Hastaneleri, bu hastaların %73’ünün yemeklerin tadında, neredeyse %50’nin ise kokularda değişiklik olduğunu belirtmiştir. Tad değişiklikleri yaşayan hastaların en çok bildirdiği tadlar genellikle tatlı yiyecekler, ekşi yiyecekler ve de fast food besinlerine karşı olduğunu söylemektedir. Obezite cerrahi sonrası dönemde hastalar aynı zamanda tatlı yiyeceklerin ruh halini değiştirme gücünü yok denecek kadar azalttığını belirtir. Bu sayede duygusal yeme eğilimine yatkın olan hastalarda böyle bir eğilim daha görülmez ve de kişinin yeme bozukluğu hastalığı azalır. 

Obezite cerrahi sonrası tat ve koku değişiminin nedeni çoğu zaman değişen bağırsak hormonel salınımlarının, sinir sistemine olan etkisi olarak düşünülmektedir. Merkezi sinir sistemi, gastrointestinal sistem ve beyin arasındaki tokluk, açlık ve arzu gibi mesajların iletiminden sorumludur. Bu tarz mesajları taşıyan sinirler, obezite cerrahisi ile midenin bir parçası çıkarıldığında etkilenmektedir. Bu çıkarılan parça, en çok Ghrelin hormonunun üretimini etkiler. Bir diğer adı açlık hormonu olan ghrelin hormonu salgılandığı zaman sinir uçları beyne “Açım” komutunu iletir. Ghrelin hormonu aynı zamanda tat hücreleri ve koku duyularında da olduğundan ötürü, beyne iletilen mesaj azaldıkça dolaylı yoldan tat ve koku duyularında da azalma görülmektedir.

Ghrelin hormonun reseptörlerinin içinde tuzlu ve ekşi tat duyarlılığında azalmaya etki ettiği söylenir. Obezite cerrahisi geçirmiş hastalar ile çokça anketler yapılmış ve bu anketler değerlendirilmiştir. Değerlendirilen bu anketler, farelerde kanıtlanan araştırmaların insanlar içinde geçerliliğini destekler niteliktedir.
Obezite cerrahi sonrası tat ve koku algısında görülen bu azalma, dışarıdan bakıldığı zaman bir eksiklik veya işlevsizlik gibi olumsuz bir durum olarak görünse de aslında obezite cerrahi sonrası dönemde hastaların kilo vermelerini, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmalarını ve en önemlisi sağlıklı bir şekilde kilo verildikten sonra bu kilonun korunmasını rahatlıkla sağlayabilmelerini sağlar. Bu yüzden bu algı değişikliğinin olumlu etkileri oldukça fazladır. Özellikle yeme bozukluğu olan hastalarda, tıkınırmışçasına yemek yeme ihtiyacını, duygusal ve stresli bir anda çareyi yemekte bulup gözleri kararırmışçasına yemek yeme durumunu azaltır. Zorlanmadan bu hastalar artık yemeklerden, yiyeceklerden uzak durur ve daha fazla bu gıdalara karşı herhangi bir istek duymaz. Araştırmalar ve anketler sonucu obezite cerrahi sonrası tat ve koku kaybı yaşayan hastaların daha çabuk ve kolay kilo verdiği ve yeniden kilo almadığı gözlemlenmiştir. 

Gelecekteki araştırmalar, bu tarz duyu kayıplarının nedeninin bağırsak hormonlarının duyu değişimlerindeki rolünü kanıtlar ise, bu sonuç obezite cerrahi dışı tedavilerinde de uygulanabilir kılacaktır. 

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite cerrahisi için kimler uygun adaydır?

VKİ (Vücut Kitle İndeksi) 40 ve üzeri olan ya da VKİ 35 ve üzeri olup Tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalıkları bulunan yetişkinler obezite cerrahisi için uygun aday sayılmaktadır. 18 yaş üzerinde olmak ve ameliyata psikolojik hazır bulunmak da değerlendirme kriterlerindendir.

Obezite ameliyatı genel sağlık üzerinde ne gibi etkiler yapar?

Obezite ameliyatı kilo kaybının ötesinde önemli sağlık yararları sunar: Tip 2 diyabet remisyonu, kan basıncında düşüş, uyku apnesinde belirgin iyileşme, eklem ağrılarında azalma, üreme hormonu dengesinin düzelmesi ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması bunların başında gelir.

İstanbul'da ameliyat için ne kadar kalınması gerekir?

Obezite ameliyatları için genellikle 5–7 gün yeterlidir: ameliyat öncesi tetkikler (1 gün), ameliyat günü, 2–3 gece hastane yatışı ve ardından 1–2 gün iyileşme. Endoskopik prosedürler (ESG, mide balonu) için süre 3–4 güne kısalabilir. Liv Hospital'ın uluslararası hasta ekibi tüm lojistik desteği sağlar.

Obezite ameliyatı sonrası kilo geri alınır mı?

Kısmen kilo geri alınması olası olmakla birlikte, ameliyat öncesi kiloya dönmek son derece nadirdir. Protein ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve takip randevularına devam edilmesi uzun vadeli başarıyı destekler. Geri alınan kilonun fazla olması durumunda revizyon cerrahisi seçenekleri değerlendirilebilir.

Op. Dr. Murat Üstün ile nasıl iletişime geçebilirim?

WhatsApp: +90 532 413 1143 (Türkiye) veya +44 7491 068686 (Birleşik Krallık). Ücretsiz çevrimiçi konsültasyon için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Op. Dr. Murat Üstün, 8.000'i aşan ameliyat deneyimiyle her hastayı bireysel olarak değerlendirir.