Mideye Botox Enjeksiyonu İle Obezite Tedavisi Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Obezite tüm dünyada giderek artan ve birçok ciddi sağlık problemine yol açan önemli bir problemdir. Obezite sorunu belli bir sınırı geçen hastaların kendi çabalarıyla bu sorunun üstesinden gelemedikleri kanıtlanmıştır. Obezitenin gerek ameliyatsız, gerekse cerrahi tedavisi konusunda araştırmalar sürmektedir. Mideye ya da bir başka organa zarar vermeden gerçekleştirilecek bir tedavi yöntemi tüm araştırmacıların hayalidir.

2013’de farelerde yapılan bir çalışmada mideye Botox enjeksiyonundan sonra farelerin fazla kilolarının % 20-30’unu verdiğinin saptanmasıyla bu konu merakla incelenmeye başlanmıştır. Vagus sinirinin iştah ve sindirim sisteminde gıda pasajı üzerindeki etkileri gibi yaşamsal fonksiyonları vardır. Çalışmayı yürüten ve projesiyle Norveç Tronheim yarışmasını kazanan Helene Johannessen, bunun obeziteyi tedavi etmenin yeni ve güvenli bir yolu olabileceğini bildirmiştir.

Johannessen ve arkadaşları vagus sinirini manipüle etmenin elektriksel uyarım ve bazı reseptörlerin çıkarılması gibi farklı yollarını denemişlerdir. Ana fikir, siniri kandırabilirsek kişilerin kolayca tokluk hissedebileceğidir. Araştırmacılar en iyi sonucu siniri bir sinir toksini olan Botox ile bloke ederek almıştır. Botox enjeksiyonu yapılan farelerin daha az yedikleri ve 5 hafta içinde % 20-30 kilo kaybı sağladıkları gözlenmiştir. Bu etki farelerde 4-5 hafta sürmüştür. Ancak Johannessen insanlarda bunun 3-6 ay süreceğini umduklarını söylemektedir.

Diğer birçok ülkede bu metod denenmiş ve farklı sonuçlar alınmıştır. 2015’de David Bjorkman’ın hazırladığı , yapılmış küçük çalışmaların sonuçlarını değerlendiren bir meta analizde yöntemin etkili olabileceği bildirilmiş, ancak hem çalışmaların küçük olması, hem de takip sürelerinin 6 aydan kısa olması çalışmanın güvenilirliğini sınırlandırmıştır.

Rollnik ve arkadaşlarının çalışmasında tedaviden 4 ay sonra ortalama 9 kilo kaybı ve kalori alımında % 32.5 azalma saptanmıştır. Garcia-Compean ve arkadaşlarının çalışmasında prepylorik antruma 100 UI Botox-A enjeksiyonu ile vücut ağırlığı ve mide boşalmasında anlamlı değişiklik görülmemiştir. Albani ve arkadaşları ise antruma 500 UI Botox enjekte ettikleri 8 hastada ciddi klinik yan etki görmemiş, 4. Ayda üç hastada kilo kaybı devam etmiştir. Junior ve arkadaşları 12 hastada 200-300 IU Botox enjeksiyonu sonucunda 12 haftalık periodda anlamlı kilo kaybı veya mide boşalmasında gecikme olmadığını bildirmiştir.

Li ve arkadaşlarının randomize kontrollü çalışmasında 20 hastada 1-12 kg arasında kilo kaybı ve trigliserid seviyelerinde azalma gözlenmiştir. Mide boşalma süreleri daha uzundur ve tokluk grelin seviyelerinde düşüş saptanmıştır. Oysa Mayo Klinik’ten Topazian ve arkadaşlarının 60 hastada yaptığı randomize kontrollü daha geniş çalışmasında mide boşalmasında gecikmenin erken toklukta etkisi olmadığı, yeme davranışını değiştirmediği ve kilo kaybı sağlamadığı ileri sürülmüştür. Bu bulgular sonuçların muhtemelen Botox-A’nın kısa etki süresine bağlı olduğunu ve Botox enjeksiyonunu obezite tedavisinde bir metod olarak sunmadan önce daha fazla araştırmaya ihtiyacımız olduğunu göstermektedir. Topazian, “bu bulgular ışığında, kilo kaybetmek isteyen insanlara gastrik Botox enjeksiyonunu öneremeyiz” diyor ve ekliyor: “Yöntemin tamamen risksiz olduğu da sanılmamalıdır. Olası yan etkiler nadir olsa da, bunlar kas güçsüzlüğü, çift görme ve nefes alma güçlüğüdür. İlaç enjeksiyon yerinden yayılabilir ve vücudun diğer alanlarını da etkileyebilir. Gelecekteki çalışmalar farklı sonuçlar göstermedikçe hastalarımıza diğer yöntemleri öneriyoruz” demiştir. (Journal of Clinical Gastroenterology and Hepatology)

Sonuç olarak, rapor edilen minimal yan etkiler ve kolay erişilebilirliği düşünülürse Botox A enjeksiyonu obezite tedavisinde bir rol oynayabilir. Bununla birlikte, yöntemi ticari olarak sunmak için henüz çok erkendir. Çünkü gerek enjeksiyon yerleri, gerekse dozaj konusunda ek çalışmalara ihtiyacımız vardır. Botox’un bir dezavantajı kısa etki süresidir, ki ortalama 3-6 aydır. Daha uzun vadeli sonuçlar konusunda veri yoktur. Botox’un tedavi mekanizması hem santral olarak açlık ve tokluğun düzenlenmesi, hem de mide kapasitesi, boşaltım hızı ve inkretin hormonları olabilir.

Endoskopik gastrik botox uygulamaları çok sıkı hasta seçim kriterleri ile merkezimizce uygulanmaya başlamıştır.

Bunlara da göz atmak isteyebilirsiniz >>

Op Dr Murat Üstün

Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve Türkiye'nin en yetkin obezite cerrahisi uzmanlarındandır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Farklı şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerin tümü, vücudun besin emilimini azaltmaksızın, midenin aldığı gıdaları sınırlayarak hastanın kilo vermesine yardımcı olur. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Murat Üstün'ün yazılarından anında haberdar olun!

Obezite ile ilgili bilgilere anında ulaşın ve en yeni gelişmeleri yakından takip edin.