Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Diyabet Makaleleri

Kısa Boyluların Şeker Hastalığına Yakalanma Riski Daha Yüksek

Hızlı Özet

Boyunuzun her 10 santimetresi Tip 2 diyabete yakalanma riskini erkeklerde % 41, kadınlarda ise % 33 azaltıyor. Bu bulgu Almanya Potsdam Rehbrucke İnsan Beslenmesi Enstitüsü’nde yapılan bir araştırmanın sonucu. Araştırmada kısa boyla Tip 2 diyabet ve kardiyometabolik risk faktörlerinin ilişkisi araşt

Boyunuzun her 10 santimetresi Tip 2 diyabete yakalanma riskini erkeklerde % 41, kadınlarda ise % 33 azaltıyor. Bu bulgu Almanya Potsdam Rehbrucke İnsan Beslenmesi Enstitüsü’nde yapılan bir araştırmanın sonucu.

Araştırmada kısa boyla Tip 2 diyabet ve kardiyometabolik risk faktörlerinin ilişkisi araştırıldı. Bulunan bağlantının karaciğer yağlanması ile ve kardiyak risk belirteçleriyle açıklanabileceği düşünülüyor. Makale Avrupa Diyabet Çalışmaları Birliği yayın organı Diabetologia dergisinde yayınlandı. 

Suçlu Karaciğer Yağlanması Olabilir

Bir çok çalışmada kısa boyla şeker hastalığı riski arasındaki ilişkiye dikkat çekilmişti. Yine çalışmalarda uzun bireylerde insülin duyarlılığı ve beta hücre fonksiyonlarının daha iyi olduğu da biliniyor. Kısa boyla ilişkili olduğu bilinen yüksek kan basıncı, kan yağları ve inflamasyon gibi kardiyometabolik risk faktörleri diyabet riskindeki artıştan da sorumlu olabilir. 

Çalışmada 27.548 katılımcı 4 yıl boyunca takip edildi. Katılımcılardan kilo, toplam vücut uzunluğu, bacak uzunluğu, karın çevresi, kan basıncı gibi veriler derlendi. Bunlardan 2500 tanesi örneklem grubu olarak rastgele seçildi. Halen şeker hastası olanlarla takipten çıkanlar çalışmadan çıkarıldı. Diyabet gelişen 792 kişi de gruba eklendi. Sonuçta 698’i şeker hastası olan 2662 kişilik bir grupta araştırma tamamlandı. 

Normal Kilolularda Boyla Şeker Hastalığı İlişkisi Daha da Kuvvetli!

Boy uzunluğunun diyabet riskiyle olan ilişkisi normal kilolu bireylerde daha güçlü. Bu gruptaki erkeklerde 10 cm boy farkı diyabet riskini % 86 azaltıyor. Kadınlarda ise oran % 67. Fazla kilolu ve obez bireylerde ise her 10 cm uzunluk riski erkeklerde % 36, kadınlarda % 30 düşürüyor. Göbek çevresinin artması ise ister bedenin büyümesi, isterse fazla kalori tüketiminden olsun boy uzunluğunun sağladığı avantajla çelişiyor.

Yine, daha fazla bacak uzunluğu da daha düşük diyabet riskiyle bağlantılı. Araştırmacılar Tip 2 diyabetteki artışın Yağlı Karaciğer İndeksi ile ölçümlenebilecek olan karaciğer yağlanmasıyla açıklanabileceğini düşünüyor. Elbette diğer kardiyometabolik risk faktörleri de önemli. Bu bulgular boyun diyabet riski açısından kullanışlı bir tahminleyici araç olduğunu, kısa boylu bireylerde kardiyometabolik risk taramasının daha sık yapılması gerektiğini gösteriyor. Kısa boy faktörü erişkinlikte değiştirilemeyeceğine göre, karaciğer yağlanmasına karşı girişimler kısa boy dezavantajının yarattığı riski azaltmak için tek seçeneğimizdir. 

Kaynak: https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs00125-019-04978-8

Sıkça Sorulan Sorular

Metabolik cerrahi Tip 2 diyabeti kalıcı olarak tedavi edebilir mi?

Gastrik bypass, Tip 2 diyabetli hastaların %80–90'ında kalıcı remisyon sağlar; yani hastalar ilaçsız normal kan şekeri değerlerine kavuşur. Bu etki, kilo kaybından bağımsız olarak ameliyatın ilk günlerinde başlar ve kısmen bağırsak hormonlarındaki (GLP-1, peptid YY) değişikliklerle açıklanır.

Ozempic ve benzeri ilaçlar cerrahinin yerini tutabilir mi?

Semaglutid (Ozempic/Wegovy) gibi GLP-1 reseptör agonistleri etkili olmakla birlikte, ilaç kesildiğinde kilonun büyük bölümü geri alınır ve diyabet remisyon oranı %50–60 civarında kalır. Cerrahi ise %80–90 diyabet remisyonu ve kalıcı kilo kaybı sunarak standart tedavi olmayı sürdürmektedir.

Metabolik cerrahi için hangi kriterler aranır?

Standart kriterler: VKİ ≥35 ve kontrol altına alınamayan Tip 2 diyabet. VKİ 30–35 arasında olsa bile yüksek kardiyovasküler risk taşıyan hastalarda cerrahi değerlendirilebilir. Op. Dr. Murat Üstün her vakayı bireysel olarak ele alır.

Metabolik sendrom nedir ve cerrahi nasıl yardımcı olur?

Metabolik sendrom; abdominal obezite, insülin direnci, yüksek trigliserid, düşük HDL-kolesterol ve hipertansiyonun bir arada bulunduğu tablodur. Obezite ve metabolik cerrahi bu bileşenlerin büyük çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlar ve kardiyovasküler ölüm riskini önemli ölçüde düşürür.