Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Obezite Makaleleri

D Vitamini Eksikliği Şeker Hastalığı Riskini Arttırıyor!

Hızlı Özet

D Vitamini Eksikliği Diyabet ve Obeziteyle Yakından İlişkili D vitamini eksikliği glukoz metabolizmasını bozuyor olabilir. Glukoz metabolizma bozukluğu olmayan hastaların vitamin D düzeyleri, şeker hastalığı olanlara göre daha yüksek bulundu. Endocrine Society’s Journal of Clinical Endocrinology &am

D Vitamini Eksikliği Diyabet ve Obeziteyle Yakından İlişkili

D vitamini eksikliği glukoz metabolizmasını bozuyor olabilir. Glukoz metabolizma bozukluğu olmayan hastaların vitamin D düzeyleri, şeker hastalığı olanlara göre daha yüksek bulundu.

Endocrine Society’s Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, kilolarına bakılmaksızın, daha düşük D vitamini seviyesi olan hastaların diyabete daha yatkın oldukları saptandı. Sonuçlar, uzun zamandır D vitamini, obezite ve diabet arasında varolduğu düşünülen ilişkiyi aydınlatmaya yardımcı olabilir. Derneğin D vitaminin iskelet dışı etkileri konusundaki bilimsel raporuna göre, D vitamini düşük olan bireylerin obez olmaya daha yatkın oldukları belirlendi. Bu kişiler aynı zamanda diyabet, prediabet ve metabolik sendroma da, normal D vitamini olanlara göre daha yatkındılar.

Çalışmanın otörlerinden Mercedes Clemente, çalışmanın esas gücünün, diyabetleri olsun-olmasın, çok geniş bir kilo aralığındaki bireylerde D vitamini seviyelerini karşılaştırması olduğunu belirtiyor. Bütün katılımcılar BMI değerlerine, diabet, prediyabet ve metabolik sendrom olup olmadıkları na göre sınıflandırıldılar. Hem kandaki D vitamini düzeyleri, hem de yağ dokusundaki D vitamini reseptör gen ekspresyonu tespit edildi.

Analiz sonucunda, kan şekeri metabolizması bozuk olmayan obez bireylerin, diabetik olanlara göre daha yüksek D vitamini seviyeleri olduğu gözlendi. Benzer şekilde, diyabeti veya kan şekeri metabolizması bozukluğu olan zayıf bireylerin D vitamini düzeyleri de düşüktü. D vitamini seviyeleri kan şekeri seviyeleri ile doğrudan ilişkiliydi, ancak BMI değeri ile direk ilişki yoktu.

Dr. Manuel Macias, “bulgularımız, D vitamini seviyelerinin, obeziteden çok kan şekeri  metabolizması ile ilişkili olduğunu gösteriyor”  diyor. Çalışma, D vitamini yetmezliği ve obezitenin diabet ve diğer metabolik bozukluklar için birlikte rol oynayan risk arttırıcı birer faktör olduğunu gösteriyor. Sıradan bir birey, sağlıklı bir diyet uygulayarak ve yeterince outdoor aktivitede bulunarak bu riski kolayca azaltabilir.

Kaynak: http://press.endocrine.org/doi/pdf/10.1210/jc.2014-3016

Sıkça Sorulan Sorular

Metabolik cerrahi Tip 2 diyabeti kalıcı olarak tedavi edebilir mi?

Gastrik bypass, Tip 2 diyabetli hastaların %80–90'ında kalıcı remisyon sağlar; yani hastalar ilaçsız normal kan şekeri değerlerine kavuşur. Bu etki, kilo kaybından bağımsız olarak ameliyatın ilk günlerinde başlar ve kısmen bağırsak hormonlarındaki (GLP-1, peptid YY) değişikliklerle açıklanır.

Ozempic ve benzeri ilaçlar cerrahinin yerini tutabilir mi?

Semaglutid (Ozempic/Wegovy) gibi GLP-1 reseptör agonistleri etkili olmakla birlikte, ilaç kesildiğinde kilonun büyük bölümü geri alınır ve diyabet remisyon oranı %50–60 civarında kalır. Cerrahi ise %80–90 diyabet remisyonu ve kalıcı kilo kaybı sunarak standart tedavi olmayı sürdürmektedir.

Metabolik cerrahi için hangi kriterler aranır?

Standart kriterler: VKİ ≥35 ve kontrol altına alınamayan Tip 2 diyabet. VKİ 30–35 arasında olsa bile yüksek kardiyovasküler risk taşıyan hastalarda cerrahi değerlendirilebilir. Op. Dr. Murat Üstün her vakayı bireysel olarak ele alır.

Metabolik sendrom nedir ve cerrahi nasıl yardımcı olur?

Metabolik sendrom; abdominal obezite, insülin direnci, yüksek trigliserid, düşük HDL-kolesterol ve hipertansiyonun bir arada bulunduğu tablodur. Obezite ve metabolik cerrahi bu bileşenlerin büyük çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlar ve kardiyovasküler ölüm riskini önemli ölçüde düşürür.