Bipolar Bozukluk ve Obezite Cerrahisi Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey!

Yayın Tarihi: 01/04/2018

Bipolar Bozukluk veya manik depresif bozukluk olarak da bilinen durum, kişinin duygu durumunun iki uç arasında gidip geldiği ve sonuçta kişinin yaşam kalitesini ağır şekilde bozan bir psikyatrik hastalıktır. Ortalama olarak 100 kişiden ikisinde görülür.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, beynin kimyasında veya sinyal iletiminde bir düzensizlikten kaynaklandığı düşünülmektedir. Ege Üniversitesi SoCat grubu, beynin belli bir bölgesinde hacim azalmasının hastalığa neden olduğunu göstermiştir. Genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Birinci derece akrabasında bipolar bozukluk olanlarda oran % 7-8’e, tek yumurta ikizlerinde ise % 45-60’a kadar yükselir. Aradaki neden-sonuç ilişkisi kanıtlanamamış olsa da, obezite ile depresyon ve bipolar bozukluk arasında da güçlü bir ilişki vardır. Yine, psikyatrik bozukluklar için reçete edilen ilaçların kilo alımına neden olduğu da bilinmektedir.

Normal yaşamda da duygu durumunda değişimler gözlenmesi doğaldır. Ancak bipolar bozuklukta bu değişimler doğrudan stres veya dış etkenlerle bağlı olmayabilir ve kişinin aile, iş ve sosyal yaşamını bozacak kadar uzun sürebilir. Tedavi edilmediği taktirde intihar yoluyla ölüme kadar gidebilen ciddi bir tablodur.

Depresyon döneminde daha önce zevk alınan şeylerden zevk almama, ilgi ve istekte azalma, uyku düzeninde artış veya azalma şeklinde bozulma, iştahta yine iki yönde bozulma, kronik mutsuzluk hali, suçluluk duygusu, dikkatte azalma, unutkanlık, özgüvende azalma ve intihar düşüncesi görülebilir.

Manik dönemde ise enerjide ve hareketlilikte artış, düşünme ve konuşma hızında artış, orantısız para harcama, özgüven ve gelecek planlarında artış, dürtüsel davranışlar, durumla uyumsuz mutluluk ve öfori hali, az uyumaya rağmen uyku isteğinde azalma görülür. Hasta genellikle manik dönemde halinden memnun olduğu için bunu bir hastalık olarak kabul etmez ve tedaviyi reddeder. Erken aşamalarda müdahale edilmediğinde belirtilerin şiddeti artabilir.

Hastalık ortalama 15-30 yaş aralığında başlar, bu yaş grubunun dışındakilerde altta yatan başka bir sebep olabilir. Hastaların tümünde kansızlık, D vitamini eksikliği, B12 vitamini, folik asid eksikliği ve tiroid fonksiyon testleri de araştırılmalıdır.

Tedavide düzenli ilaç kullanımı ve psikoterapi temel yöntemlerdir. İlaç olarak antipsikotik, antidepresan veya duygu durum düzenleyici ilaçlar kullanılabilir. Tedaviye uyum belirtilerin kontrol altına alınması ve atakların azalmasında çok önemlidir.

Obezitenin tek bir nedeni olmadığından, sağlığı ve iyi hissetme durumunu düzeltecek tek bir doğru yanıt ta yoktur. Bununla birlikte, obezite cerrahisinin bipolar bozukluktan muzdarip kişilerde mental durumda düzelmeler sağladığı konusunda kanıtlar vardır. Bipolar bozukluğu olan hastalarda obezite cerrahisi sonrası başarı oranları normal populasyondan farklı değildir. Yani bipolar olmak obezite cerrahisinin daha riskli olmasına yol açmaz.

Özetle, major depresyon hastalığı veya bipolar bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde obezite gelişme riski yüksektir. Obezite cerrahisi araştıran hastalar arasında depressif ve bipolar bozukluk oranları da yüksektir. Özellikle kadınlarda obezite major depresyonla ilişkilidir. Abdominal obezite hem erkek, hem de kadınlarda depressif belirtilerle başabaş gitmektedir.

Harvard Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre, bariatrik cerrahi hastalarının çoğunda depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi duygudurum bozuklukları vardır. Ameliyatla ciddi kilo kaybı duygudurumda da düzelmelere yol açmaktadır. Depresyon ve anksiyete cerrahiden bir yıl sonra anlamlı derece düzelmektedir. Ancak 2-5 yıl sonra artış eğilimine girmektedir. Hatta bazı çalışmalar uzun dönemde intihar eğiliminde artış olabileceğinden bahsetmektedir. Bipolar hastaların tedavisinde kullanılan ilaçların emilimleri de değişebileceğinden çok dikkatli doz ayarlaması gerekmektedir. Bu nedenle, depresyon, panik atak, bipolar bozukluk gibi duygudurum bozuklukları olan hastaların bu hastalıklarda obezite cerrahisi konusunda uzmanlaşmış, deneyimli merkezlerde ameliyat olmaları ve çok yakın psikolog takibinde kalmaları çok önemlidir.

Yazar: Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün is the Lead Bariatric Surgeon at IBC - Istanbul Bariatric Center. Dr Murat Üstün has made a commitment to every patient's well-being and safety, a goal that is also pursued by our staff and medical professionals that are at your service, this is part of the excellence equation. Dr Murat Üstün and the Istanbul Bariatric Center team perform medical procedures, including gastric bypass, sleeve gastrectomy, adjustable gastric band, and biliopancreatic diversion with duodenal switch. While performed differently, all of these procedures help patients lose weight by limiting how much food the stomach can hold as well as the patient’s absorption of nutrients. Surgeries are performed at a JCI accredited Hospital. The Joint Commission International works to improve safety at health care facilities domestically and globally. Accreditation ensures facilities are up to date, physicians are board-certified, plans for follow-up care are in place, risks of traveling after surgery are outlined, and more.

Tüm Yazıları →

Arayın
Bilgi Alın
Whatsapp