Mide Bandı

İçindekiler
4. Mide Bandı İle Yeme Sanatı

Mide bandı, ya da halk arasında bilinen adıyla mide kelepçesi metodunda, yemek borusu ile mide bileşkesinin yaklaşık 20 mm altından, midenin çevresine silikondan üretilmiş bir band yerleştirilmektedir. Bandın iç çeperi uzunlamasına bir balon, ya da bisiklet lastiği gibidir.  Bu balon ince bir tüp aracılığı ile deri altına yerleştirilen bir porta bağlanır. Band ameliyat sırasında inik olarak bırakılır, fakat yaklaşık 1 ay sonra ciltaltındaki porttan serum enjeksiyonları ile kademeli olarak şişirilir.  Bu sayede ameliyattan sonra mide geçişinin boyutu basit bir müdahale ile değiştirilebilmektedir.

Mide Bandı 4

Silikondan imal edilen ve herhangi bir alerjik etkisi olmayan band, mideyi adeta kum saati gibi iki bölmeye ayırır. Üstte kalan küçük mide poşu gıdalarla dolduğunda erkenden doyma hissi oluşur ve böylece gıda alımı azaltılmış olur. Band yönteminde de diğer cerrahi yöntemlerdeki gibi temel esas hastanın davranışsal alışkanlıklarını ve yeme şeklini değiştirmektir. Eğer band çıkarılacak olursa hızlı şekilde ameliyat öncesi kiloya dönme mümkün olabilir. Bu nedenle, bu operasyon hastanın yeme alışkanlıkları değişmedikçe morbid obezite için kalıcı bir çözüm değildir. Bununla birlikte, ciddi kilo kaybı sağlayabilir ve obezite ile ilişkili ikincil hastalıklara bağlı riskleri azaltarak daha sağlıklı bir yaşam sunar.

Ayarlanabilir gastrik band nasıl yerleştirilir?

İlk yıllarında çoğu vakada açık cerrahi yöntemle yerleştirilmekte olan band için, laparoskopik yöntem artık altın standarttır. İsveç’te 1000 vakalık seride, vakaların 100’ünde laparoskopik yöntem kullanılmıştır. İlk ameliyat 1985’de gerçekleştirilmiştir ve metod giderek gelişmektedir. Bu ameliyatla hastaların % 75’inin cerrahiden sonraki 18 ayda fazla kilolarının % 75 veya daha çoğunu kaybedeceğini öngörmek mümkündür. Yine hastaların pek çoğunda, ameliyattan sonraki 4. yılda kilo 2. yıldakine yakın düzeyde kalmaktadır. 

Mide Kelepçesi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

1-Hasta Pozisyonu: Hasta sırtüstü yatar, bacaklar tamamen açılır ve hafifçe bükülür. Ameliyat masasına yaklaşık 30° ayaklar aşağı (ters Trendelenburg) pozisyonu verilir. Operatör hastanın bacaklarının arasından çalışır. Birinci asistan hastanın sol yanında, ikinci asistan sağ yanında yer alır.

2-Batının Gazla Şişirilmesi (İnsuflasyon): Yapılan göbek üstü kesiden Verres iğnesi denilen uzunca ve özel bir iğne girilir. Bu ilk kesi göğüs kemiğinin (xiphoid) yaklaşık 6 parmak mesafesi altında ve orta hattadır. Optik kameranın gireceği bu kesi 10 mm uzunluktadır. Batın içi basıncı 15 mmHg olacak şekilde batına karbondioksit gazı doldurulur. Bunun amacı barsakların ve batın içi organların geriye itilmesi, böylece ameliyat sahasının açılması ve organların yaralanmalardan korunmasıdır.

3-Trokar ve El Aletlerinin Girilmesi: Aşağıdaki sırayla toplam 5 adet trokar (aletlerin içinden geçeceği kanül) girilir:

1-Xiphoidin altı parmak kadar altından 30 derecelik optik kameranın gireceği 10 mm trokar

2-Xiphoidin hemen altından karaciğer ekartörünün gireceği 10 mm trokar

3-El aletlerinden grasperın (tutucu) girileceği ve sağ kaburga kavsi altından 10 mm trokar.

4-Sol üst kadrandan koter, iğne tutucu ve grasperın girileceği 5 mm trokar.

5-Sol ön aksiller hattan atravmatik grasperın gireceği ve portun yerleştirileceği 10 mm trokar.

4-Disseksiyon: Anestezi uzmanı, ucunda şişirilebilir balon olan nazogastrik tübü mideye yerleştirir. İntragastrik balon 2.5 cc serumla şişirilir ve geri çekilerek balonun gastroözofageal bileşkede (yemek borusu-mide bileşkesi) takılması sağlanır.

Midedeki bu kabartının görülmesi, cerrahın nereden disseksiyona başlayacağına karar vermesini sağlar. Midenin küçük kurvatur, yani hastaya göre sağ tarafındaki disseksiyon ayar balonunun orta hattından başlar. Karar verildikten sonra düzey koagulasyon takılı hook ile (elektrikli yakıcı cihaz) işaretlenir.

5-Küçük Kurvaturun Disseksiyonu: Küçük kurvatur kardiyanın yaklaşık 2 cm üstünden koagulator hook ile disseke edilir. Sağ üst kadrandaki grasping forsepsle gastrohepatik ligaman tutulurken, en dıştaki forsepsle de mide tutularak sol yana doğru çekilir. Bu manevra küçük kurvaturdaki peritonu gererek disseksiyonu kolaylaştırır.

Bu disseksiyon, zedelememeye azami gayret gösterilerek mümkün olduğunca mide duvarına yakın yapılmalı ve Laterjet siniri mutlaka korunmalıdır. Direk görüş altında dar bir pencere açılacak şekilde hepato-gastrik bağ mideden disseke edilmelidir. Mide arka duvarı rahatça görülebilecek hale gelmiştir. Band kaymasını önlemek için disseksiyon bandla aynı ebatta, hatta biraz daha küçük olmalıdır.

6-İki Ayrı Teknik:

a) Bursa omentalisin peritoneal refleksiyonunun üzerinden disseke edilebilir. (Figürde mavi ok)

b) Bursa omentalisin peritoneal refleksiyonunun altından disseke edilebilir. (Figürde sarı ok)

7-Frenogastrik Ligamentin Disseksiyonu:

Gastrik fundus, yani midenin üst bölümü en dıştaki trokardan girilen grasper ile tutularak aşağıya doğru çekilir, böylece frenogastrik ligament adı verilen, mideyle diafragma arasındaki bağ gerilmiş olur.

Koagulatörlü hook kullanılarak burada küçük bir pencere oluşturulur. Bu ikinci pencerenin lokalizasyonu genellikle dalağın üst kutbu ile özofagus veya sol krusun sol yarısı arasındaki mesafenin tam ortasıdır.

8-Retrogastrik Tünel: Genellikle bir Endograsp Roticulator veya Articulating Dissector sağ üst kadrandaki trokardan girilerek direk görüş altında retrogastrik (mide arkasındaki) tünelden ilerletilir. Ardından alet açılandırılarak frenogastrik ligament disseksiyon alanında, yani karşı tarafta görülebilir olması sağlanır.

Ben genellikle bu işlem için normal bir grasper veya Gold Finger olarak adlandırılan özel aleti kullanmaktayım. Koagulatörlü hook, kalan son fibröz yapışıklıkların ayrılmasında kullanılır. Endograsp dalağın üzerinden diafragmaya doğru ilerletilir. Ben bu aşamada bandın batın içine yerleştirilmesi sırasında aletin tünelden çıkmaması için omentumdan bir parçayı tutmayı tercih ediyorum.

9-Bandın Girilmesi ve Yerleştirilmesi: Genellikle 10 mm’lik, en dıştaki trokardan bandın tüp kısmı batına yerleştirilir. Bu uç endograsp rotikulatörle tutulur ve disseksiyon yapan alan seviyesinde midenin arkasından geçirilir. Ben trokarların valvlerinin banda zarar vermemesi için genellikle bir trokarı çıkarıp, onun yerinden bandı batına atmayı yeğliyorum.

Daha sonra bandın tübü, kilit mekanizmasının içinden geçirilir, silikon band midenin etrafına oturtularak sıkılaştırılır.

10-Band Pozisyonunun Ayarlanması: Anestezi uzmanı 15 cc ile oral gastrik kalibrasyon tübünü tekrar şişirir ve gastroözofageal bileşkeye takılana kadar geri çeker.

Cerrah bu aşamada bandın doğru yerleştirildiğini kontrol eder. Yerleşim uygunsa tüp kısmı çekilerek band kilitlenir.

11-Bandın Kalibrasyonu: Oral gastrik kalibrasyon tüpünün uç kısmı basınç sensörleri içerir. Batın boşluğunun dışına alınan tüpe yerleştirilen bir enjektör yardımı ile serum fizyolojik verilerek bandın balon kısmı doldurulur. Bu manevra Gastrotonometre Elektronik sensörünün lambalarının yanmasına yol açar ve işlem dördüncü lamba yanana kadar devam ettirilir. Dördüncü lamba 12 mm stoma açıklığına karşılık gelir. Bu ayar düzeyine genellikle 2-4 ml serumla ulaşılır. Ardından tüp klemplenir ve kalan fazla kısmı kesilir.

Bu anlatılanlar Lap-Band için geçerlidir. Diğer bandlarda ameliyat sırasında dolum yapılmamaktadır. Sadece Heliogast marka bandlarda hidrolik kilit sistemi için 2 cc dolum yapılmalıdır.

12-Sütürlerle Bandın Tespiti: Bandın kaymasını engellemek için midenin en dışındaki seroza tabakasından, bandın üst ve altından geçecek şekilde dört veya beş dikiş konulur. Bazı obezite cerrahları pars flaccida teknğinde çok az disseksiyon yapıldığı için bandı fikse etmemenin kaymaya etkisi olmadığını bildirmektedir. (Frering)

13-Portun Yerleştirilmesi: En dıştaki port çıkarılır. Bağlantı tüpü buradan çıkarılarak uygun uzunlukta kesilir ve porta monte edilir. Port dört veya banda göre, beş sütürle fasyaya tutturulur. Bu port sayesinde bandın doluluğu ve mide poşunun çıkışındaki açıklık dışarıdan kolayca ayarlanabilecektir.

14-Bandın Ayarlanması: İlk dolum işlemi kilo vermenin takibi ile ilişkili olarak, 1.5-2 ay sonra gerçekleştirilir. Bazı hekimler ofis ortamında el yordamı ile dolum yaparken, bazı hekimler radyolojik kontrol altında yapmayı yeğlemektedir. Bizce de doğrusu ikincisi olsa gerektir. Biz Baykent Cerrahi Merkezi’nde ayarlamaları genellikle opak madde içirerek skopi eşliğinde yapmaktayız. Dolum oranları ise kullanılan bandın cinsine (bazı bandlar max. 7 cc, bazıları 10, bazıları 12 cc ile doldurulabilir.), kilo verme eğrisine ve X-raydeki görünüme göre değişebilir.

Obezite Ölçüm

Ameliyatın erken dönemdeki yan etkileri nelerdir?

Kusma

Hastaların çoğu yemek yedikten sonra en az bir iki kez ağrı ve kusma ile karşılaşırlar. Bu durum vakaların çoğunda çok fazla ya da çok hızlı yemekten kaynaklanmaktadır. Eğer yeme yavaş ve sakin olursa, hastalar mideden gelen tokluk sinyallerini algılamayı öğrenirler. Eğer bulantı, ağrı veya kusma olursa yeme derhal durdurulmalıdır. Düzenli kusma ciddi bir belirtidir. Yanlış yeme alışkanlıklarından kaynaklanabildiği gibi, gastrik poşun çıkışının çok dar olmasına bağlı da olabilir. Düzenli kusma oluyorsa mutlaka doktorunuzla bağlantı kurmalı ve problemi çözmelisiniz.

Kabızlık

Pek çok hasta ameliyattan sonra kabızlık problemi yaşamaktadır. Bu durum temel olarak gıda alımı ve feçes miktarının azalmasına, dolayısı ile de barsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlıdır. Eğer laksatif gerekirse posa oluşturan bitkisel ilaçlar yerine, laktuloz içeren sıvı laksatifler tercih edilmelidir.

Saç dökülmesi

Pek çok hasta ameliyatı takip eden ilk altı ayda artmış saç dökülmesinden şikayet etmektedir. Bu durum relatif yetersiz beslenmeden kaynaklanabilir. Bununla birlikte, bu durum hiçbir zaman kelliğe kadar gitmez ve normal saç büyümesi zamanla geri döner.

Ameliyatın olası komplikasyonları nelerdir?

Ayarlanabilir gastrik band (mide kelepçesi) çoğu hasta tarafından iyi tolere edilir. Komplikasyon oranları düşüktür, ama bu hiç komplikasyonu olmadığı anlamına gelmez. Aşağıda bu ameliyata bağlı olarak oluşabilecek komplikasyonların bir listesini bulabilirsiniz.

Enfeksiyon

Az sayıda vakada bandın çıkarılmasını gerektirecek kadar şiddetli enfeksiyon izlenmiştir. Bazen port sisteminin çıkarılmasını gerektiren port enfeksiyonları da gelişebilir. Bu durumlar ameliyatın başarısız olmasına neden olur. Bu komplikasyondan kaçınmak için enjeksiyonlar sırasında steriliteye maksimum özen gösterilmesi gereklidir.

Band Problemleri

Band erken dönemde delinebilir. Günümüzde bandların teknolojik olarak gelişmesi ile bu tarz problemler en aza indirilmiştir. Bandın delinmesi ile hastalar birden kilo almaya başlarlar. Bu durumda hastanın yeniden ameliyat edilmesi ve bandın yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Gelişmiş band teknolojisi sayesinde bu tip problemler en aza indirilmiş olsa da, böylesi teknik sorunların yaşanmayacağı hiçbir zaman garanti edilemez.

Band Migrasyonu (Göçü)

Migrasyon bandın mide duvarını yavaş yavaş erozyona uğratması ve mide lümenine geçmesidir. Bu hastalar da hızlı şekilde ameliyat öncesindeki kilolarını alırlar. Swedish band kullanıldığında bu oran % 3 olarak bildirilmektedir. French bandların kullanımı ile bu oran neredeyse sıfıra inmiştir. Ancak yeni nesil ve daha yumuşak bandlar kullanıma yeni girmiştir ve migrasyon ameliyattan sonra en az 18-24 ay sonra ortaya çıkmaktadır. Bandları hızlı şekilde doldurulan ve total volüme çabuk erişen hastalar migrasyon için daha fazla risk altındadır. Doldurma yavaş ve kademeli olmalıdır. Swedish banda 9, French banda 5 ml’nin üstündeki total volümden kaçınılmalıdır. Temel kurallara uyuldukça bu komplikasyon azalacaktır.

Port Problemleri

Vakaların % 4’ünde port problemleri görülmektedir. İki tip port problemi vardır. Bunlardan ilki, portun kayması ve dönmesidir. Kendi etrafında dönerse bu pozisyonda enjeksiyon mümkün olmaz. Bu durumda lokal anestezi altında yapılacak basit bir müdahale ile yeniden yerleştirilmesi gerekir.  İkinci problem port yakınlarında bağlantı tüpünün delinmesidir. Bazı vakalarda port üstündeki dokuda aşırı yağ bulunması nedeniyle portun merkezini bulmak çok zor olabilir ve bağlantı tüpü kaza ile delinebilir. Bu olay, bandı şişiren sıvının kaybedilmesine, mide açıklığının genişlemesine ve ardından kilo alımına yol açar. Bu durum da lokal anestezi altında düzeltilebilir. Port yüzeye çekilir, deliği de kapsayacak şekilde küçük bir parça kesilir ve kalan tüp yeniden takılarak port yerine yerleştirilir. Bu problem nedeniyle sistemlerin tasarımı da değiştirilmiştir. Günümüzde bu problemi önlemek için tüpün 2 cm distal kısmı koruyucu bir tabaka ile kaplanmaktadır.

Mide bandı ameliyatı

Mide Bandı (Kelepçesi) Komplikasyon Belirtileri Nelerdir?

Hızlı Kilo Kaybı
Mide bandı ameliyatından sonra istenen ve beklenenden çok daha hızlı kilo laybı malnutrisyon belirtisi olabilir. Malnutrisyon saç dökülmesi, organ yetmezliği hatta ölüme kadar gidebilecek ciddi bir durumdur. O nedenle mide kelepçesi ile ortalama 4-6 kilo olması beklenen ortalama aylık kilo kaybınız bunun çok üzerinde ise, sıvı dahi tüketemiyorsanız, idrar miktarınız azalmışsa, halsizlik ve bitkinlik hissediyorsanız mutlaka doktorunuza başvurunuz. Kilo verme sevinci ile başvuru ve tedavinizi geciktirmeyiniz. Çünkü istenen sağlığınızı bozacak şekilde kilo vermeniz değildir.

Kusma
Sık kusma veya kusmada kan görülmesi band kayması veya bandın hatalı yerleştirilmiş olmasına işaret edebilir. Kusma aynı zamanda poşunuzun alabileceğinden daha fazla yediğinizi gösteriyor da olabilir.

Yutma Güçlüğü
Yutma güçlüğü çok sıkı bir banda karşı mücadele etmekten yorulmuş ya da inflame yemek borusunu işaret eder ve önemli bir belirtidir.

Şiddetli Karın Ağrısı
Şiddetli karın ağrısı genelde band yerinin etrafında bir enfeksiyon olduğunu gösterir. Çoğu zaman migrasyonun, yani bandın mide duvarınızı delip içeri geçmeye başlamasının ilk belirtisidir. Ateşle beraber veya tek başına olabilir. Karın ağrısı aynı zamanda pankreatit, mide ya da onikiparmak barsağı ülseri, ülser delinmesi, safra kesesi iltihabı, karaciğer ya da dalak problemlerini de gösterebilir.

Şiddetli Kabızlık
Ağır veya tekrarlayan kabızlık band kayması veya yanlış yerleşiminin bir belirtisi olabilir.

Dikkat!
Amerikan Gastrointestinal ve Endoskopik Cerrahlar Derneği’ne göre, mide bandı hastalarının ortalama % 25’i ciddi komplikasyonlar yaşayabilir ve bunların geciktirilmesi çok ciddi sorunlara yol açabilir. O nedenle, bandınızla ilgili en ufak bir problemden şüphelendiğinizde deneyimli ve güvendiğiniz bir bariatrik cerraha başvurunuz. Başvurunun bariatri ile ilgilenmeyen herhangi bir genel cerrahi uzmanına değil, bariatrik cerrahlara yapılması çok önemlidir. Çünkü ancak sürekli bu grup ameliyatlarla ve takipleri ile ilgilenen bir cerrah, önemli olabilecek bir belirtiyi daha erken ve kolayca yakalayabilir.

Uzun vadede başarı oranları nasıldır?

Değişik prosedürlerle yapılan çok sayıda çalışmada farklı sonuçlar bildirilmiştir. Bilinmesi gereken hiçbir zaman % 100 başarı garantisinin olmadığıdır.

Obezite Diyeti

Ayarlanabilir Gastrik Band (Mide Kelepçesi) Ameliyatı Olan Hastalar İçin Beslenme Kılavuzu

Ayarlanabilir mide bandı ameliyatı kilo kaybınıza yardımcı olmak ve obeziteyle ilişkili bazı tıbbi komplikasyonlardan korunmanızı sağlamak için geliştirilmiştir. Bu ameliyat, yiyebileceğiniz gıda miktarını kısıtlamak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle, cerrahiden sonra kilo vermenize yardım etmekte olduğu kadar, sağlıklı beslenme açısından da sağlıklı gıda seçimleriniz hayati öneme sahiptir. Ciddi bir kilo kaybı sağlamak, mide yakınmalarından korunmak ve besinsel noksanlıkları önlemek için değiştirilmiş yeme kalıplarına uyum esastır.

NEDEN BU DİYETE UYMALISINIZ?

1 Maksimum düzeyde kilo vermenize yardım edeceği için
2 Besinsel eksiklikler ve diğer komplikasyonlardan korunmanızı sağlayacağı için.
Başarılı bir kilo kaybı için:
Kilo verme mücadelenizde başarılı olmanız için yaşam tarzı ve davranış kalıbı değişiklikleri zorunludur!
1 Günde üç öğün yemeye alışın ve öğün aralarında atıştırmaları sınırlayın. Bu bariatrik operasyon restriktif (kısıtlayıcı) bir prosedürdür. Bu da kilo kaybının başarısının ne yediğinizle bağlantılı olduğu anlamına gelir. Yemekler arasında atıştırma veya sık sık yeme başarılı kilo kaybını önleyebilir.
2 Yavaş yiyin ve gıdaları defalarca çiğneyin. Bu ameliyatı takiben en büyük komplikasyonlardan biri mide girişindeki stomanın yeterince çiğnenmemiş gıda ile tıkanmasıdır. Bu gerçekleştiğinde bulantınız ve hatta kusmanız olabilir. Şiddetli kusma bandınızın yerinden kaymasına ve daha da fazla bulantıya neden olabilir. Bunun olmasını engellemek için iyi çiğneme çok önemlidir. Yemeden önce lokmalarınızı küçük parçalara bölmeyi de deneyebilirsiniz.
3 Katı gıdaları tercih edin. Cerrahinin amacı stomadan kolay ve hızlı geçemeyecek, böylece sizi daha uzun süre tok tutacak ve daha az yemenize yardımcı olacak gıdaları seçmektir. Sıvı ya da yumuşak gıdalar stomadan hızla geçme eğilimindedir ve açlık hissinin çabuk oluşmasına neden olurlar. Daha uzun süre tok hissedebilmek için katı ve yoğun gıdaları tercih etmeye özen gösterin.
4 Yavaş yiyin ve doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemeyi bırakın. Fazladan yeme bulantıya, kusmaya ve band kaymasına neden olabilir.
5 Kesinlikle içecekleri yemekle aynı zamanda almayın. Sıvılar gıdanın stomadan hızlı geçmesine neden olur ve tokluk hissini azaltırlar. Öğünlerde içecek alınması bu cerrahi metodun etkinliğini azaltır. Öğünden sonra, içecek almak için en az 1-2 saat beklenmesi zorunludur.
6 Sağlıklı ve besin değeri yüksek gıdaları tercih edin. Bu ameliyattan sonra alabileceğiniz gıdanın miktarı ciddi şekilde azalacaktır. Bu da ne yediğinizi çok önemli hale getirir. Yoğun protein, vitamin ve mineral içeren yiyecekleri tercih edin. “Junk food” denilen değersiz abur cuburları evinizden uzak tutun.
7 Yeterince sıvı alın. Her gün öğünler arasında minimum 2 litre su tüketmeye özen gösterin. İçeceklerin kalorisiz olması gerektiğini unutmayın. Yüksek kalorili içecekler almak kilo vermenizi yavaşlatacaktır.

Bazı iyi içecek türleri şunlardır:
Diet Ice tea
Şeker içermeyen gazsız içecekler
Şekersiz her türlü bitkisel çay veya kahve
1 bardağı geçmeyecek şekilde yağsız süt
1 bardağı geçmeyecek şekilde taze sıkılmış meyve suyu
Alkollü içeceklerden kesinlikle kaçının
Gazlı içeceklerden kesinlikle kaçının
7 Her gün en az 30 dakika egzersiz yapmaya gayret edin. Daha önce egzersiz yapmadıysanız öncelikle doktorunuza danışın. Hedefe ulaşana kadar yavaş yavaş temponuzu arttırın. En kolay egzersiz tempolu yürüyüştür.
8 Günde 1 tablet multivitamin alın. Vitaminler öğünlerle beraber alındıklarında daha iyi emilirler.

Kötü yeme alışkanlıklarına bağlı olarak bazı problemler ortaya çıkabilir:

Bulantı ve kusma: Bu durum genellikle gıdaların yeterince çiğnenmemesinin bir sonucudur. Sıklıkla çok hızlı yemeden sonra ortaya çıkar. Şiddetli kusma poşun zaman içinde gerilmesine ve hatta bandın kaymasına yol açabilir

Blokaj: Bu durum sıklıkla gıdaların çiğnenmeden yutulması ile ortaya çıkar. Gıda stomada bir tıkaç oluşturur ve gıdaların midenin geri kalanalt kısmına akamamasına neden olur.
Band kayması: Bu durum tıkınırcasına yemenin (binge eating) ve/veya aşırı kusmanın bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Genellikle her öğünden sonra mide bölgesinde veya karında ağrı ve kusma ile devam eder. Bu belirtilerden herhangi biri geliştiyse derhal bir acil servise başvurmalı ve hekiminizi haberdar etmelisiniz.

Kabızlık: Liften fakir bir diyet ya da yetersiz sıvı alımı kabızlığa yol açabilir.
Tekrar kilo alma: Bu yöntem, kilo kaybı sağlamak ve bunu korumak için uygun beslenme tarzı değişiklikleri gerektiren bir prosedürdür.

Diyet Programı
Operasyondan sonraki ilk hafta tamamen sıvı gıdalarla beslenmelisiniz. Bu diyet oda sıcaklığında sıvı gıdalardan oluşmalıdır. Bu diyet süresinde izin verilen gıdalar:
Etsuyu, etsuyu çorbası
Diyet yoğurt
Jöle
Erimiş dondurma
Meyve suları
Pudding
Şerbetler
Su
Posasız meyve suları
Kaymaksız, yağsız süt
Şeker içermeyen protein sıvıları
Bundan sonraki üç hafta da sıvı ve püre diyette olacaksınız.

PÜRE DİYET:
Güvenli ve sağlıklı kilo kaybı için sağlıklı, iyi dengelenmiş bir diyet almalısınız. Bandınızda bir kayma olmasını engellemek içinyediğiniz her şey 4 hafta süre ile blenderdan geçirilmiş ve püreleştirilmiş olmalıdır. Bu sizin için bir savaş dönemidir. Direnin ve yaratıcı olun. Eğer yoksa mutlaka bir blender ya da mutfak robotu edinin.

Gıdaları Püreleştirme Kılavuzu:
1.Gıdaları tırnak büyüklüğünde ufak parçalar halinde kesin.
2.Gıdaları blendera yerleştirin.
3.Bıçakları örtecek kadar sıvı (yağsız et ya da tavuk suyu) ekleyin.
4.Elma püresi kıvamına gelene kadar karıştırın.
5.Varsa katı artık ya da çekirdekleri ayıklayın.
6.Acı dışında baharatlarla yemeğinizi lezzetlendirin.
7.Afiyet olsun!

İlk 4 Hafta İçin İpuçları:

1. Besin kaydınızı tutun. Bu kayıtlar gıda alımınızı ve toleransınızı izlemenize yardımcı olacaktır. Tolere edebildiğiniz ve edemediğiniz gıdaları dikkatle izleyin. Bu kayıtlar daha iyi tolere edilebilen ve dengeli beslenme önerileri için diyetisyeninize de yardımcı olacaktır.
Öncelikle 1. Madde olarak zamanı kaydedin. Onun dışında:
1 Gıda tipi: (Örn: Derisi soyulmuş, fırında tavuk)
2 Yenilen miktar: (Örn: ½ tavuk göğsü veya ½ bardak vs..)
3 Gıdanın nasıl hazırlandığı (Örn:Etsuyu ile pişirildi.). Gıdaya eklediğiniz herhangi bir tereyağı, yağ, margarin katkısını kaydettiğinize emin olun.
Lütfen değerlendirilmek üzere bu kayıtları diyetisyeninize iletmeyi unutmayın.
2. Buz kalıplarını ölçü olarak kullanın. Her küp yaklaşık iki birimdir. Bu size porsiyonları kontrol etmekte yardımcı olacaktır. Yağı azaltılmış kremalı çorbalar veya püre haline getirilmiş et ya da sebzeleri hazırlayarak bu küplerde saklamayı deneyin.

PÜRE DİYET-Bu diyet postoperatif 2-4 hafta kullanılacaktır.

Yağsız veya % 1 yağlı süt, şekersiz veya çikolatalı süt, tatlandırılmış süt ve süt ürünleri, yağsız yoğurt
Şekersiz jöle veya buzlu şekerler.
Diğer puding ve kremalar

Talimatlar:
1 Gıdaları her öğün için 200-400 gramla (yaklaşık 4-8 çorba kaşığı) sınırlandırın. Her öğün ilk olarak protein almayı unutmayın.
2 Günde 6 küçük öğünü hedefleyin.
3 Her gün en az 6-8 bardak sıvı alın. Sıvılar öğünler arasında, yudum yudum alınmalıdır.

SIVI VEYA PÜRE DİYET İÇİN ÖRNEK MENÜ:

8:00: 4 – 6 çorba kaşığı mısır gevreğine eklenmiş 2 kaşık yağsız süt
9:00: 1 fincan yağsız süt
11:00: 3 çorba kaşığı süzme peynir, 1 kaşık parçalamış şeftali
12:00: 1 bardak şekersiz meyve suyu
1-1:30: 2-3 kaşık püre edilmiş jambon, 2 kaşık patates püresi, 2 kaşık püre edilmiş broccoli
2:00: 1 bardak su
3:00: 1 fincan yağsız süt. İsterseniz şekersiz kahvaltı desteklerinden ekleyebilirsiniz.
5:00: 4 – 6 kaşık yağsız yoğurt
6-6:30: 2-3 çorba kaşığı parçalanmış tavuk eti, 2 kaşık püre edilmiş havuç, 2 kaşık patates püresi, 1 kaşık yağsız etsuyu.
7:00: 1 fincan yağsız süt
8:00: 2 dilim yağsız peynir, 4 kaşık şekersiz elma suyu
9:00: 1 haşlanmış yumurta
Total: 938 kalori 88 gram protein 11 gram yağ

***NOT: Sıvılar öğünden en az 1 saat sonra alınabilir. Yudumlamayı unutmayın!
4haftalık sıvı ve püre diyeti takiben, yavaş yavaş diyetinize katı gıdaları eklemeye başlayabilirsiniz. Yumuşak gıda diyetine doğru ilerleyebilirsiniz.

YUMUŞAK GIDA DİYETİ: 4 ile 6 hafta

GIDA: TERCİH EDİN: KAÇININ:
Sıvı ve püre diyetin aynısı Tüm diğerleri. Gazlı içecekleri kısıtlayın
İçecekler
Sıvı ve püre diyetin aynısı
Çorbalar Tüm diğerleri.
Fırınlanmış mısır gevreği, haşlanmış patates, makarna, tost
Nişastalı Gıdalar Tüm diğerleri.
Haşlanmış sebzeler, Bezelye veya mısır gibi kabuklu ve sert sebzeler
Sebzeler Sebze suları
Şeker katılmadan pişirilmiş veya haşlanmış meyveler, zarsız turunçgiller, muz
Tatlandırılmamış meyve suları
Meyveler Tüm diğerleri.
Yağsız kıyma, et,balık,Fındıktan kaçının. Kuşbaşı et yasak. Yumurta,düşük yağlı köy peyniri,krem yerfıstığı ezmesi, tereyağ; kıyma tolere edilebilene kadar en az iki hafta protein.
Kıymayla yapılmış güveç
Yağsız ya da %1 yağlı süt,şekersiz çikolatalı süt,tatlandırılmış süt ( canderel vs ile)
Süt ve süt ürünleri ya da az yağlı yoğurt,kaymaklı yoğurt
Şekersiz jelatin ya da diğer buz dondurmalar( lolipop tarzı ), şekersiz yada az yağlı
Diğer tüm donmuş yoğurt,puding vs koyu krema
Talimatlar :
1.Yiyecekleri iyice çiğneyin.
2. Yavaş yeyin !!!!!
3.Yiyecekler yağ ya da kalori açısından düşük olmasına göre seçilmelidir.
4. Sıvı ya da Püre/yumuşak yiyecek dietlerinden birisini uygulayın

YUMUŞAK DİYET ÖRNEĞİ:

8. 1 çırpılmış yumurta,1 dilim ekmek2 çay kaşığı tereyağ
8.30 ½ fincan portakal suyu
9.30 1 fincan yağsız süt
11 2 kaşık makarna üstüne erimiş 1 dilim az yağlı peynir ,1 küçük yumuşak pişmiş brokoli
11.30 1 bardak su
12.30 3 kaşık derisiz balık, 2 yemek kaşığı pişmiş doğranmış ıspanak
1:30 1 finca portakal suyu
2:30 1 kase yogurt
3:00 1 bardak su
4:00 ½ kase şekersiz puding
5:30 1 fincan yağsız süt
6:30 4 yemek kaşığı tavuk güveç ve pilav , 2 yemek kaşığı yumuşak pişmiş bezelye, ½ şeftali
8:00 1 fincan su
8:30 6 gram ton balığı (?) , 1 çay kaşığı az yağlı yada yağsız mayonez, 4 tuzlu kraker
9:00 1 fincan su

Yumuşak diyet en az 4 hafta uygulanmalıdır . Sonrasında, diyetinize yiyecekler eklemeye devam edeceksiniz.Sonunda,kuşbaşı et,çeşitli ekmek,mısır gevreği,meyve ve sebze ekleyebileceksiniz.
Diyetinizinömür boyu düşük yağlı,düşük kalorili ve porsiyon kontrollü olması gerektiğini aklınızda tutun. Maksimum kilo kaybı sağlamak için buna dikkat etmeniz şart.

Mide Bandı 5

Mide Bandı (Kelepçe) Ameliyatı Olanlar İçin Pratik Beslenme Kuralları

1- Günde sadece 3 öğün yiyiniz.

2- Yavaş ve iyi çiğneyerek yiyiniz.

3- Doyma sinyali alır almaz yemeği bırakınız.

4- Yemek süresince hiç bir şey içmeyiniz.

5- Öğünler arası yemek yemeyiniz.

6- Sadece besin kalitesi yüksek yiyecekler yiyiniz.

7- Posalı yiyeceklerden kaçınınız.

8- Gün içinde yeterli su içiniz (1-2 litre), ancak öğün aralarında.

9- Kalorisi çok düşük sıvıları seçiniz.

10-Günde en az 30 dakika egzersiz yapınız.

KESİNLİKLE MÜSAADE EDİLMEYEN YİYECEKLER

1-Kekler
2-Biskuiler
3-Reçel
4-Bal
5-Pastalar
6-Cipsler
7-kurabiyeler
8-Alkol
9-Hazır meyva suları

PROBLEMLİ YİYECEKLER (Bünyeye bağlı olarak küçük midede problem çıkarabilirler. Aman sakın kusmayın.)

1-Kurumuş et
2-Soğumuş makarna
3-Soğumuş pilav
4-Kurumuş meyva
5-Meyva kabukları ve çekirdekleri
6- Fındık, fıstık
7- Mısır patlağı

Mide Bandı Ameliyatı Sonrası Beslenme Önerileri

Ameliyat akşamı ve takip eden gün: Sıvı gıdalar (su, süt, çay, kahve, etsuyu çorba)

3 ila 5. gün: Yarı sıvı gıdalar (yoğun çorbalar, komposto, yoğurt, bebek mamaları)

6. günden itibaren kendinizi hazır hissediyorsanız küçük parçalar halinde katı gıdalara başlayınız, FAKAT:

1- Çok kuru veya çok lifli olmayan gıdaları tercih ediniz. Bu yüzden, başlangıçta en iyisi liften zengin gıdalardan (ıspanak, pırasa, marul), meyvelerin kabuklarından (elma, üzüm), lifli salatalardan, lifli ve kuru etlerden (tavuk, hindi), eritme peynirlerinden kaçınmaktır. Yenilmesi kolay gıdalara alıştıkça, diğer gıdaları da deneyebilirsiniz. Yeni gıdalara tolerans kişiden kişiye çok değişmektedir. Örneğin, tavuk etinin yenmesi bazı hastalar için imkansız iken, diğeri için kolay olabilmektedir.

2- Başlangıçta hangi gıdaları tolere edebildiğinizi test etmelisiniz. Bu sadece gıda çeşitleri için değil, miktarları ve lokma büyüklükleri için de geçerlidir. Herhangi bir gıda çeşidi iyice çiğnemenize rağmen kolay yutulamıyorsa, püre haline getirilmiş ya da iyice kıyılmış olarak tekrar denemelisiniz. Sonuçta, kendi limitlerinizi tanıyacak ve ayarlamayı öğreneceksiniz.

DİĞER ÖNERİLER:

İlk gün duş alabilirsiniz. Elastik çorapları gece ve gündüz olmak kaydı ile 8 gün boyunca kullanmaya devam ediniz. 15 gün sonra banyo yapabilirsiniz. Sportif faaliyetler için ise 1 ay beklemelisiniz.

8 ALTIN KURAL
1- Kesinlikle çok çok yavaş yemelisiniz. Bu kurala, ufak bir porsiyonu yemeniz 45 dakikanızı alsa da uyunuz.

2- Çok iyi çiğnemelisiniz.

3- Karbonatlı içecekler (soda, gazoz, cola) ve effervesan ilaçlar (Tylol hot, Calcium Sandoz vs..) kesinlikle yasaktır. Sıvıların içindeki gaz kabarcıkları midenizin küçük poşunu genişletir, böylece ikinci bir genişlemiş mide poşunuz olur ve gastrik bandınız yararsız hale gelir.

4- Su içmeyi öğün aralarında yapmalısınız. Aksi halde öğünlerde içeceğiniz su miktarı gıdanın hacmine eklenir ve küçük poşunuz için fazla gelebilir.

5- Gıdaları ağzınıza almadan önce küçük parçalara bölmelisiniz.

6- Lokmayı ağzınıza aldıktan sonra çok iyi çiğnemeli ve yavaş yutmalısınız. Çiğnemenizin yeterli olup olmadığını saptamak için dişlerinizi kontrol ettirmeyi unutmayınız.

7- Doygunluğun ilk sinyallerini aldığınızda yemeyi bırakmalısınız. Sadece bir kaşık bile fazla gelebilir ve kusabilirsiniz. (Veya bandın bulunduğu alanda ağrı hissedebilirsiniz, mide poşunuz genişleyebilir, bu durum genişlemiş ikincil bir mide poşunuz olmasını ve bandınızın işe yaramaz hale gelmesini doğurur.)

8- Yetenek ve tercihlerinize uygun olarak haftada iki kez çeşitli egzersizlere (yüzme, jimnastik, yürüme, dans gibi..) katılınız.

+1 ÇOK ÖNEMLİ KURAL: Eğer su dahil, hiçbir şeyi yutamıyorsanız acil olarak cerrahınızı arayınız!

Band sıkılaştırıldıktan sonra, yani cerrahiden sonra 2. ayda öneriler aynıdır fakat daha sıkıdır.

YETERSİZLİKLERDEN NASIL KORUNABİLİRSİNİZ?

Kilo kaybetme sürecinde her altı ayda bir diyetisyeninizi ziyaret etmelisiniz. Azalmış alım veya düzensiz diyet durumlarında bu daha erken de olabilir. Diyetisyeniniz size kilo verme ve bandınızın sıkılaştırılması döneminde yol gösterecek ve olası vitamin eksiklikleri konusunda size yardımcı olacaktır.

İlk check-up cerrahiyi izleyen 6. ayda, veya gerekiyorsa daha erken, olmalıdır. Kilo verme fazı tamamlandıktan sonra da diyetisyen size kilonuzu stabilize etme ve diyetinizi dengeleme konularında yardımcı olacaktır.

NASIL YEMELİSİNİZ?

Bu klasik bir diyet içeriği değildir. Çünkü kilo kaybınızın % 80’i gastrik bandınızın etkisi ile olacaktır. Cihaz, sizin çok az miktarda yemenizi ve açlık hissetmemenizi sağlamaktadır. Bu nedenle, sıkı bir diyete girmenize gerek yoktur. Bununla beraber, akıllıca yemeniz size şunları sağlayacaktır:

Optimal şartlarda kilo vereceksiniz.

Yetmezlikler oluşmadan sağlıklı kilo vereceksiniz.

Yeme zevkini almaya devam edeceksiniz.

Günde iki veya üç öğün yemeye gayret etmelisiniz. Her gün diğer gıda tipleri ile kombine olarak, temel besin gruplarından almalısınız. Özetle her şeyden ve küçük miktarlarda yemelisiniz. Hergün hayvansal proteinler (balık, yumurta, et, süt ürünleri), sebzeler, baklagiller (bezelye, fasulye, nohut, mercimek), meyveler ve karbonhidratlar (makarna, pilav, kurutulmuş sebzeler, patates, ekmek, tahıl ürünleri..), her öğünde yarım kaşık sıvı yağ ve her gün az miktarda tereyağ yemelisiniz.

Daima düşük yağlı pişirme metodlarını kullanınız. (Yapışmayan tavalar ve kaplar, buharla pişirme, düdüklü tencere, mikrodalga gibi..)

Yemek yeme bir zevk olarak devam etmelidir. Bu nedenle haftada iki veya üç kez (yağ ve/veya şeker anlamında) istediğinizi yiyebilirsiniz.

Mide bandı ameliyatıyla yeme sanatı

Mide Bandı İle Yeme Sanatı

Özet: Bu makalede yeme fizyolojisi ve ayarlanabilir mide bandının distal özofagus ve midenin üst kısmının fonksiyonları üzerine nasıl etkileri olduğu incelenecektir. Ayrıca, laparoskopik ayarlanabilir mide bandı hastalarının doğru yeme alışkanlıkları edinmesi için Sekiz Altın Kural tanımlanacaktır. Bunlar arasında optimal kilo kaybı sağlanması için nasıl, ne zaman ve ne yenilmesi gerektiği gibi ayrıntılar mevcuttur.

Giriş:

Laparoskopik ayarlanabilir mide bandı, etkili, kalıcı ve güvenilir biçimde kilo kaybı sağladığı kanıtlanmış olan obezite cerrahisi metodlarından biridir. (1, 2) Bu yöntem pek çok hastalığın düzeltilmesi veya hafiflemesine yardımcı olabilir (3), yaşam kalitesini arttırır ve obezite hastalarında yaşam beklentisini uzatır. (4) Mide bandı, kilo kaybında anahtar bir fizyolojik fonksiyon olan iştah kontrolü üzerinde etkili olmak üzere uygulanan bir obezite cerrahisi yöntemidir. 2005’de düzenlenen randomize-çift kör bir çalışmada mide bandının iştahı kontrol ettiği gösterilmiştir. (5) Bununla birlikte, mide bandı uygun şekilde yerleştirilmediyse ya da hasta doğru şekilde yemezse band optimal etki göstermeyecektir. Örneğin band çok gevşekse, iştah ve tokluk üzerine yeterli etki göstermeyecek ve hastanın kilosu üzerine çok az etkisi olacaktır. Aksine, eğer band çok sıkı yerleştirildiyse veya hasta çok hızlı ya da büyük lokmalar halinde yerse, band kayması veya poş genişlemesi görülebilir. Reflü, kusma, göğüs ağrısı gibi yakınmalar ve bazen revizyon ihtiyacı ortaya çıkabilir. En uygunu, bandın mideye doğru basıncı uygulayacak kadar ayarlanmasıdır. Eğer hasta doğru yerse ve band doğru yerleştirildiyse, mide bandının hastanın iştahını kontrol ederek optimal kilo kaybını sağlaması gerekir.

Laparoskopik Ayarlanabilir Mide Bandının Fizyolojisi

Melbourne Avustralya Obezite Araştırma ve Eğitim Merkezinde bariatrik cerrah olan Dr.Paul Burton laparoskopik mide bandının fizyoloji ve patofizyolojisi üzerine detaylı çalışmalar yapmıştır. Normal kontrollerde, mide bandından sonra başarılı olan hastalarda ve reflü, göğüs ağrısı ve kusma gibi belirtileri olan mide bandlı hastalarda yeme sırasında neler olduğunu anlamak için yüksek çözünürlüklü video manometri, izotop transit çalışmaları, endoskopi ve kontrast görüntüleme yöntemlerini kullanmıştır. (7-15) Burton’un makale serilerinde başarısız olanın band değil, band ameliyatı olan hastalar ve daha önermlisi onları takip eden doktorlar olduğu belirtilmektedir.

Birkaç yıl önce Obezite Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde (CORE), optimal band sıkılık derecesini tanımlamak üzere Green Zone (Yeşil Alan) tablosu geliştirilmiştir. Hastalar sarı zonda yer alıyorsa bu bandın çok gevşek olduğu anlamına gelir. Bu bölgede hasta aç hisseder, kolaylıkla yiyebilir ve kilo kaybetmez. Hasta yeşil alanda olduğunda aç hissetmez, küçük miktarlarda gıda ile tatmin olur ve tatminkar düzeyde kilo kaybı sağlanır. Hasta kırmızı zondaysa, bu bandın çok sıkı olduğunu gösterir. Hasta reflü, göğüs yanması ve kusma yaşar. Kırmızı zondaki hastanın band ameliyatından sonra yiyebildikleri çok kısıtlıdır, bu da hastanın “maladaptif yeme” olarak adlandırılan hatalı yeme davranışına yol açar. Daha yumuşak kıvamlı ve daha yüksek kalorili gıdalara, örneğin dondurma ve çikolataya yönelir. Bazı hastada alkol tüketimi artar. Kırmızı zondaki hastalar etkili şekilde kilo veremezler ve hatta kilo alabilirler.

Burton, yeşil zondaki çok sayıda hastada bandın altındaki üst midede basıncı ölçmüştür. Optimal basıncın 25-30 mmHg olduğunu bulmuştur. Dolum sanatı bandın içindeki sıvıyı bu basınç aralığını tutturacak şekilde ayarlamaktır. Bu basınç düzeyi gün boyu devam eden doyma hissi sağlar. Doğru dolumda bir hasta normalde sabahları çok aç olarak uyanmayacak ve gün içinde de band takılmadan öncekine göre daha az açlık hissedecektir. Kişisel tecrübelerimizde hastalar sabahları açlık hissetmemektedir. Gün içerisinde hafif düzeyde açlık gelişmekte ve küçük porsiyonlu bir öğün tatmin sağlamaktadır.

Burton’un çalışmalarından öğrendiğimiz en önemli ders, bir sonraki lokma ısırılmadan önce, her gıda lokmasının banddan tamamen geçmiş olması gerektiğidir. Bandın üzerinde poş ya da mide remnantı yoktur, o nedenle burada gıda oturup beklememelidir.

Yemek borusu ortalama olarak 100-150 mmHg basınç üreten güçlü kaslı bir organdır. Fakat 200 mmHg üzerinde basınç oluşturma kapasitesi vardır. Yemek borusunun kasılması gıdayı bandın altına doğru iter. Diğer lokma gelmeden her lokmanın bandın altına geçirilmiş olması gerekir.

Her bir lokma, iyice yumuşayana ve parçalanana kadar çiğnendikten sonra, peristaltizmle yemek borusunda aşağı doğru ilerler. Band seviyesinde yemek borusunun kasılmaları gıda bolusunu band seviyesinden ileriye doğru sağar. İyi ayarlanmış bir bandı olan hastada, her bir lokmanın geçişi 2-6 peristaltik dalga yani sağma hareketi gerektirir. Bu sağmalar aç olunmadığı hissi yaratır ve hipotalamusa gönderilen, daha fazla gıdaya gerek olmadığı şeklinde bir mesajı uyarır. Bir lokma gıda 2-6 arasında sinyal yaratabiliyorsa, 20 lokmadan oluşan bir öğün ortalama 100 veya daha fazla sinyal üretir. Bu da bir kişiyi tatmin etmek ve yemeyi durdurması için gerekli mesajı oluşturmak için yeterli miktardır.

İştah kontrolü için iki terim önemlidir: Doyma ve doygunluk. Doyma yeme dışında gün boyuncavar olan ve arka planda açlığı kontrol eden histir. Mide bandlı hastada doyma midenin kardiya bölgesine uygulanan sabit basının etkisiyle olur. Doygunluk ise, yemeyle gelen ve açlığın erken kontrolünü sağlayan histir. Mide bandlı hastada doygunluk öğün sırasında gıda bolusunun banddan geçişi ile gelişir. Her lokmanın sıkıştırılması bir doygunluk sinyali oluşturur.

Midenin kardiya bölgesinde bu sıkıştırmayı algılayan sensörler vardır. Bu sensörlerin doğası tam olarak bilinmemektedir, ama muhtemelen hormonal ya da nöraldir. Biliyoruz ki, doyma ve doygunluk günümüzde üst mideden salgılandığını bildiğimiz hormonlardan biri tarafından düzenlenmemektedir. (16) Ghrelin iştahı uyaran bir hormondur. İştahı azalttığı bilinen bir kısım hormonlar midenin kardiya bölümünden kaynaklanabilirler. Bu hormonlardan hiçbiri mide bandı ameliyatından sonra bazal seviyelerinin üzerine çıkmamaktadır ve hiçbirinin öğünlerden sonra anlamlı olarak yükseldiği gösterilememiştir. (16)

Vagal algılayıcılar kardiyada bol miktarda bulunmaktadır. Bu afferentlerin bir grubu özel bir yapıya sahip olup, mide bandından gıdanın geçişi sırasında mide duvarına uygulanan kompressyonu hissederler. IGLE olarak bilinen bu intragangliyonik laminer sonlanmalar, gün boyunca tokluk ve öğünlerden sonra doygunluk hissinin oluşmasında arka planda mediatör olarak görev yapmaktadır. IGLE’ler, myenterik ağın kılıfına tutturulmuştur ve mide duvarındaki gerilimi saptadıkları bilinmektedir. Bunlar düşük eşikli ve yavaş adapte olan sensörlerdir ve bu nedenle 24 saatlik period boyunca midenin kardiya bölümünün sürekli kompresyonunu saptamak için çok uygundurlar. Her lokmanın geçişinin oluşturduğu çok sayıda itilmeler IGLE’leri uyarır. Sinyaller arkuat nukleus diye bilinen hipotalamus merkezine ulaşarak yemeyi azaltır.

Burton, kasılabilir alt özofageal segment konseptini (LECS) geliştirmiştir. Bu dört bölümden oluşur: Yemek borusu, alt özofageal sfinkter, bandın üzerindeki 1 cm’lik proksimal mide, bandın kendisi.

Yemek borusu gıda bolusunu band seviyesinden aşağıya doğru ittikçe, alt özofageal sfinkter peristaltik dalga uyarınca gevşer. Ardından bir ardışık kasılma üretir Bu gıda bolusunun bir kısmının midenin üst poşuna itilmesini sağlayan bir peristaltik dalga basıncı yaratır. Bandın altındaki alanı da içeren üst mide, bu basınçlara duyarlıdır. Hipotalamusa giden sinyalleri oluşturur. Bu sinyaller hormonal olabilir, ancak daha çok sinirsel gibi görünmektedir. Doğru ayarlanmış bir band 25-30 mmHg bazal lümen içi basınç sağlar ve akıma bir direnç oluşturur. Bu alandan ittirilen bolus segmenti daha fazla sinyal üretir. LECS’nin sağlam olarak korunması gastrik bandda başarının anahtar noktasıdır. Kötü yeme alışkanlıkları (yetersiz çiğneme, çok hızlı yeme, büyük lokmalarla yeme) LECS’i zedeler. Kötü alışkanlıklar yeterince uzun sürerse, gerilme meydana gelir ve peristaltik dalga gücü kaybedilir, açlık hissi geri döner. (11,12)

Yeme Sanatı

Ayarlanabilir mide bandı ameliyatından sonra başarılı kilo kaybı için kaliteli bir ameliyat sonrası bakım programı zorunludur. Biz hastalarımıza üç şeyin sözünü veriyoruz: 1-Bandı güvenli şekilde optimal pozisyona yerleştirmek 2-Ameliyat öncesi ve sonrası her an ulaşılabilir destek ve bilgilendirme hizmetleri   3-Bandla mümkün olan en iyi sonucu alabilmeleri için her türlü bilginin sağlanması. Buna karşılık hastalarımızdan da üç şey istiyoruz: 1-Ameliyat sonrası yeme kurallarına koşulsuz tam uyum  2- Egzersiz ve aktivite konusunda önerilenlere tam uyum  3-Kaç yıl geçerse geçsin, kontrol ve takiplerini aksatmamaları (6)

Sekiz Altın Kural:

Laparoskopik mide bandı ameliyatından sonra yeme kuralları 8 altın kuralla özetlenebilir. Bu kurallar her hastanın hayatının bir parçası olmalıdır. Mide bandının açlık hissi üzerindeki etkisi hastaların bu kurallara uymasını kolaylaştırır. Bununla birlikte, mide kelepçesi ile başarılı olmak hasta ile hekim arasında bir ekip çalışmasını gerektirir. Hasta tarafında, kurallara kesin olarak uyulması ameliyatı takiben başarılı kilo kaybı sağlamak için azami öneme sahiptir.

Ne Yemeli:

Mide bandı ameliyatından sonra hastalar küçük miktarlarda, kaliteli gıda tüketmelidir. Bu gıdalar proteinden zengin ve katı formda olmalıdır. Her öğün ortalama 125 ml ya da gram olmalıdır. Bu miktar yaklaşık yarım bardaktır. Yarım bardak ölçüsü reel bir ölçümden çok bir konsepttir ve bol sulu bazı sebze ve meyvelerde aşılabilir.

Her öğün küçük tabaklara konmalı ve küçük çatal kaşıklarla yenmelidir. Hasta tabaktakini bitirmeye şartlanmamalıdır. Onun yerine artık açlık hissetmediğini farkettiği anda durmalıdır. Tabakta kalan gıda, fazladan yenen gıdadan iyidir.

Protein mide bandı hastalarının en önemli makrobesinidir. Proteinden zengin gıdalar tercih edilmelidir. Günde yaklaşık 50 gr protein tüketilmelidir. Hastaların günlük protein alımları takip edilmeli ve kan seviyeleri ölçülmelidir. Mide bandı ameliyatından sonra protein kaybı nadir görülmektedir. Ortalama enerji alımı ise 1500 kaloriyi aşmamalıdır. (17)

En iyi protein kaynağı ettir. Ancak kırmızı etin çiğnenmesi ve parçalanması güç olabilir. Balığın çiğnenmesi daha kolaydır ve pek çok balık türü proteinden çok zengindir. Beyaz et te nispeten çiğnenmesi kolay bir gıdadır. Yumurta, yoğurt ve peynir de mükemmel protein kaynaklarıdır. Hayvansal kaynaklar dışında baklagillerden de protein sağlanabilir. Yarım bardağın yarısı proteinlere ayrılmalı, diğer yarısı meyve ya da sebzeden oluşmalıdır. Hastalarımıza daha az şeker içerdiği için meyveden çok sebzeleri öneriyoruz. Bardakta yer kaldıysa, ekmek, makarna, pirinç, patates gibi nişastalı besinlere ayrılabilir. Hastalarımıza bu grubu minimal tüketmelerini öneriyoruz, çünkü hiçbir besinsel değerleri yoktur.

Yüksek kaliteli gıdalar tüketilmelidir. Yüksek kaliteli gıda derken, minimal işlemden geçmiş, doğal ve tam gıdaları kastediyoruz. Hastalarımızı miktardan çok gıdanın kalitesine önem vermeye özendiriyoruz. Gıdaları lezzetlendirmek için baharat kullanımının hiçbir sakıncası yoktur.

Katı gıdalar tüketilmelidir. Sıvılar hem boğazdan ve damaktan, hem de banddan hızla geçerler. Yemek borusunun sıvı gıdaları ilerletmek için kasılmasına gerek yoktur. IGLE’lerin uyarılması mümkün olmaz ve doygunluk gelişmez. Dolayısıyla kalori içeren sıvılar tüketmek kilo kaybı üzerinde negatif etkiye sahiptir.

Ne Zaman Yemeli?:

Mide ameliyatından sonra bir hasta günde üç ya da daha az öğün yemelidir. Eğer hasta yeşil zondaysa, ki bu bandının doğru ayarlandığı anlamına gelir, öğünler arasında yeme ihtiyacı hissetmeyecektir. Gerçekte, doygunluk için günde üç öğün hatta fazlası gerekebilir. Bizim deneyimlerimize göre, hastalar sabahları yemeye çok az ilgi duymaktadır. İlerleyen saatle birlikte veya öğlene doğru açlık hissetmeye başlarlar ve bu ilk öğün için vaktin geldiğini gösterir. Akşam hastalar bir öğün daha yerler. En önemlisi hastaların kaçırılan bir öğünün diğeri ile telafi edilemeyeceğini bilmesidir. Tipik incan vücudu günde maksimum üç öğünle tatmin olmaktadır, ancak sıklıkla iki veya hatta bir öğün bile yetebilmektedir.

Hastalar öğünler arasında atıştırmamaları konusunda uyarılmalıdır. Eğer öğleden sonra açlık hissedilirse küçük miktarda ve yüksek kalitede gıda alabilirler. Bu bir parça sebze ya da meyve olabilir. Miktar sadece akşam yemeğine kadar beklemeyi sağlayacak düzeyde olmalıdır. Eğer hasta yeşil zonda değilse doktorunu ziyaret etmelidir. Hastanın yeşil zonda olmadığında ameliyat sonrası takipleri sıklaştırması işi kolaylaştıracaktır.

Nasıl Yemeli?:

Küçük lokmalar şeklinde ve iyi çiğneyerek yenmelidir. Yarım bardak gıda küçük bir tabağa konulmalıdır. Mutlaka küçük çatal ve kaşıklar kullanılmalıdır. Her lokma minimum 20 saniye çiğnenmelidir. Bu, gıdaların yeterinde parçalanmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda lezzet duygusu, gıdanın dokusu ve kokusu daha uzun süre alınacaktır. Hastalar yemenin keyfine varmaları konusunda motive edilmelidir. Gıdalar ancak yeterince çiğnendikten sonra yutulmalıdır.

Yut ve bir dakika bekle! Hastalar başka bir lokma almadan önce ilkinin tamamen banddan geçmesi için beklemelidir. Normalde bu iki veya altı peristaltik kasılma gerektirir. Ki bu da yaklaşık 1 dakika sürer. Bu belki de mide bandı ameliyatı olan hastaların eğitiminde en büyük zorluktur. Hasta, iyi çiğnemesi, yutması ve en az 1 dakika beklemesi konusunda tembihlenmelidir.

Bir öğün 20 dakikadan fazla sürmemelidir. Bu da her lokma için birer dakikadan, 20 küçük lokma eder. Hasta muhtemelen bu sürede yarım bardak gıdayı bitiremeyecektir. Bu durumda tabakta kalan gıda atılmalıdır. Mide bandı ameliyatı geçiren her hasta, tabağında kalan gıdayı atabileceğini bilmelidir. Eğer her lokma 2-6 kasılma gerektiriyorsa, 20 lokma 40-120 sinyal yaratacaktır. Aktüel sayı gıdanın kıvamına, bandın sıkılığına ve yemek borusunun kasılma gücüne bağlıdır. Optimal band dolumu ve iyi yeme alışkanlıkları ile hastalar 20 veya daha az lokmadan sonra açlık hissetmemektedir. Artık açlık hissetmez hale gelince yemek bırakılmalıdır. Mide bandı ameliyatı olduktan sonra hastalar yemekten sonra şişmiş hissetmeyi beklememelidir. Şişmiş hissetmek, gıdanın bandın üzerinde durakladığı ve LECS’nin en önemli parçasının gerildiği anlamına gelir. Bu durum kronikleşirse LECS mekanizmasını tahrip eder. Bu mekanizma ise optimal yeme davranışını ve iştah kontrolünü sağlayan mekanizmadır. Hasta daima bu bölgeyi koruması gerektiğini aklında tutmalıdır.

Eğer hasta yarım bardak yedikten sonra hala aç olduğunu hissediyorsa, bu büyük ihtimalle yeşil bölgede olmadığı ve doluma ihtiyaç gösterdiği anlamına gelir.

Küçük miktarlarda ve kaliteli gıdayı yavaş yavaş yiyin! Bu sekiz kelime başarının anahtarıdır. Bu sekiz sözcüğü alışkanlık oluşana kadar her öğünde tekrarlayın. Mide bandının başarısız olması hemen daima bu süreçlerde bir aksamanın sonucudur.

Sorunlarla Başetmek:

Mide bandı ameliyatlarından sonra karşılaşılan en büyük iki sorun kilo kaybında başarısızlık ve bandın üzerindeki proksimal genişlemelere bağlı revizyonel cerrahidir. Kilo kaybetmede başarısızlık mide bandının doğru yerleştirilmediği, doğru ayarlanmadığı veya hastanın doğru yeme ve egzersiz alışkanlıklarını edinmediği anlamına gelir. Lap Band ameliyatından sonra başarılı olamamış her hastada ilk yapılması gereken bandın doğru yerleştirilip yerleştirilmediğinin kontrolüdür.

Kilo kaybında başarısızlığın en önemli sebebi ise kötü yeme alışkanlıklarıdır. Bu bandın üzerinde genişlemeye neden olur. Temelde üç yeme hatası vardır:

1-Hasta gıdayı yeterince çiğnememektedir. Eğer bir lokma sıvı kıvama gelene dek çiğnenmeden yutulduysa en iyisi onu geri çıkarmaktır.

2-Hasta çok hızlı yemektedir. İkinci lokma alınmadan ilkinin bandı geçmesi beklemelidir. Bu hayati bir kuraldır.

3-Hasta bandı geçemeyecek kadar büyük lokmalar yutmaktadır.

Bu hataların her biri bandın üzerindeki uyum sağlayamayacak bölgede gıda birikimine yol açar. Sonuç midenin küçük poşunun veya özofagus alt kısmının genişlemesidir. Bu sonuçların her biri de eşsiz LECS mekanizmasını bozar. LECS gerilirse kasılma gücünü kaybeder, kasılamazsa da doygunluk meydana gelmez. Doygunluk meydana gelmediğinde açlık sebat eder, açlık nedeniyle daha fazla yeme ve onu takiben de daha fazla gerilme olur. Eğer hasta bir yıl boyunca böyle yemeye devam ederse kronik genişleme kaçınılmaz olur, doyma ve doygunluğun fizyolojik temelleri zedelenir. Gıda birikimi, reflü, göğüs ağrısı, yanma ve kusma ortaya çıkar.

Mide bandı ameliyatı yapan her doktor her hastaya doğru yeme ve egzersizin önemini vurgulamalıdır. Hasta bu kılavuzları belli bir süre uygulanacak sıkıcı kurallar değil, yaşam boyu sürdürülecek sağlıklı alışkanlıklar olarak kabul etmelidir.

obezite ve depresyon riski

KİLO KAYBINIZI ENGELLEYECEK İKİ BÜYÜK HATA

Hata 1- Eğer yediğiniz her şeyi püre haline getirir ya da blenderdan geçirirseniz, gıdalar sıvı hale geleceğinden gastrik bandınız tarafından yavaşlatılmayacaktır. Bu durumda fazla kilo veremezsiniz.

Hata 2- Çok fazla dondurma, bal, çikolata sosu ve benzeri yağlı veya şekerli gıdalar alırsanız, bunlar da gastrik bandınız tarafından yavaşlatılamaz ve kilo kaybedemezsiniz.

BU GÜNLÜK ALIŞKANLIKLARI EDİNİN!

Hızlı yakılan şekerlerden kaçının: Sofra şekeri, bal, bonbonlar, karameller, çikolata, meyve konsantreleri, kompostolar, kekler, pastalar, bisküiler, meyve şurupları, meyveli yoğurtlar, kurutulmuş meyveler, fındık, fıstık, badem gibi çerezler, pudingler, dondurma, hazır meyve suları, tatlı alkollü içecekler.

Gizli Yağlardan Kaçının: Unlu mamüller, bisküiler, kekler, patlamış mısır, çikolata, cipsler, kızartılmış yiyecekler.

Açık Yağlardan Kaçının: Sıvı yağlar, mayonez, margarin, kremalar, katı yağlar, etsuları, avokado, siyah ve yeşil zeytin, kurutulmuş meyve ve çerezler (badem, fıstık, Hindistan cevizi..)

BİLİNMESİ GEREKEN GERÇEKLER

Cerrahi İçin Gereken Koşullar

Hasta 18 ila 60 yaş arasında olmalıdır.

Vücut kitle indeksi (sitemizin anasayfasında otomatik hesaplayıcı ile öğrenebilirsiniz.) 40’ın üzerinde olmalı veya 35 ve kiloyla ilişkili aşağıdaki sorunlardan biri olmalıdır:

-Hipertansiyon

– Sleep apne

– Diz ya da omurganın artriti

– Diabet veya hiperkolesterolemi veya hipertrigliseridemi

– Yıllarca uygulanan diyet ve zayıflama tedavilerinden sonra başarılı olunamamış olması.

NASIL İŞE YARIYOR?

Band laparoskopik olarak, yani kapalı yöntemle yerleştirilir ve midenin etrafında bir halka oluşturur.

Mideyi dar bir pasajla birleşen iki ayrı poşa ayırır. Bu durum, dar kısmı üstte olan asimetrik bir kum saatine benzer.

İlk poş dolduğunda siz de şiştiğinizi hissedersiniz.

Eğer gün boyu çikolata, dondurma, bal gibi yüksek kalorili yiyeceklerle beslenmez ve soda içmezseniz kilo kaybetmeye başlarsınız.

Eğer gerekirse bandınız sonradan ayarlanabilir. Bununla birlikte, ne kadar kilo kaybedeceğinizi ya da ne kadar sıkılmış bandı tolere edebileceğinizi önceden tahminlemek mümkün değildir.

UZUN VADEDE GASTRİK BAND

Band, gerekli ise yaşam boyu yerinde bırakılabilir. Bununla birlikte, bandın kilo kaybı fazının sonunda gevşetilmesi neredeyse kuraldır. Böylece, bandın mideye uyguladığı basınç azaltılır ve dilatasyon riski ortadan kaldırılır.

OPERASYONUN BAŞARILI OLMASI İÇİN

-Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz olmazsa olmaz kuraldır. Alışmak zorunda olduğunuz üç yeme özelliği: yavaş yeme, gıdaları çok iyi çiğneme ve gazlı içeceklerden kaçınma, daima anımsanmalıdır.

-Yaşam boyu periodik medikal hatta bazen psikolojik kontrollere gereksiniminiz olduğu fikrine alışın.

– Gastrik bandın kilo kaybı için yardımcı olacağı, fakat tek başına istediğiniz kadar kilo vermenizde yeterli olmayabileceği fikrine alışın. Kilo kaybı, diyetsel ve cerrahi komplikasyonlar ve kişisel konforunuz arasında iyi bir dengenin sağlanacağı bir kiloda stabilize olmayı kabul etmelisiniz.

CERRAHİ SONRASI GERÇEKLER

– 15-21 gün arasında işinizden uzak kalacağınızı hesaplayın.

– Cerrahi işlemden sonra işleme özel bir ağrı yoktur. Laparoskopi sırasında verilen gaza bağlı olarak bazen sağ omuz ağrısı, buna bağlı kramplar veya cihazın olduğu yerde ciltaltında hafif bir ağrı hissedilebilir.

– Herhangi bir tekrarlayan kusma durumunu cerrahınız veya medikal dyetisyeninize bildiriniz. Bu durum bandın kaymasına yol açabilir.

– Antienflamatuar ilaçları kullanmanız gerektiğinde ekstra önlemler alınız. Mide ağrısı hissetmeniz durumunda derhal ilacı kesin ve hekiminize danışınız.

– Kilo kaybetme döneminin sonunda plastik cerrahi gerekli olabilir.

– Gebelik durumunda, eğer kusma meydana gelirse bandın parsiyel olarak gevşetilmesi gerekebilir. Doğumdan sonra tekrar sıkılaştırılabilir. Kusma olmazsa band olduğu gibi bırakılabilir.

– Belli gıdalarda yeme güçlüğü yaşıyorsanız pasajı hafifçe genişletmek için sıcak bir içecek içmeyi deneyebilirsiniz.

– Öğünler arasında istediğiniz kadar su içebilirsiniz. Ancak bir kerede çok fazla içmekten, çok hızlı içmekten, gazlı ya da şekerli içeceklerden kaçınmalısınız.

– Eğer kusuyorsanız bu şunların işareti olabilir:

-Fazla yemişsinizdir.

-Çok hızlı yemişsinizdir.

-Büyük lokmalar yutmuşsunuzdur.

-Yeterince uzun süre çiğnememişsinizdir.

-Çok hızlı yutmuşsunuzdur.

-Yemekle beraber fazla sıvı içmişsinizdir.

– Her öğünde yiyebileceğiniz miktar genel durumunuza, stres düzeyinize veya zaman dilimine göre(sabah güç, akşam daha kolay gibi..) değişebilir.

– Bununla birlikte, genellikle yemesi daha güç olan yiyecekler, sizi daha fazla tatmin edecek olanlardır.

– Sık sık reflünüz oluyorsa cerrahınıza danışın, bandınızın gevşetilmesi gerekiyor olabilir.

– Bandın sıkılaştırılmasını takip eden birkaç günde sadece sıvıları yutabilirsiniz. Ardından yarı sıvılar geçmeye başlar ve en sonunda normal gıdalara geçebilirsiniz. 8 altın kural hala geçerlidir.

– Gıdaları yutmak her zamankinden daha zor oluyorsa farklı bir stres perioduna bağlı olabilir. Bu durum devam ederse bandınızın geçici olarak gevşetilmesi gerekebilir.

TARTIŞMA

Herhangi bir diyetetik ya da cerrahi komplikasyon yaşamadan, düzenli olarak ve mümkün olduğunca konforlu kilo vermelisiniz. Bu nedenle herhangi bir sorunla karşılaşırsanız cerrahınız ya da diyetisyeninizle bağlantı kurunuz. Her şey yolunda olsa bile, kilo verme periodunda her altı ayda bir, herhangi bir besinsel yetersizlik ya da komplikasyon olmadığından emin olmak üzere diyetisyeninizle görüşmelisiniz.

Mide Bandı 6

Ayarlanabilir Silikon Gastrik Band (Mide Kelepçesi) Ameliyatlarının En Sık Görülen Komplikasyonları

Morbid obez hastaların yaşam kalitesi giderek düşer. 30-40 kg/m2 ‘yi aşan BMI (vücut kitle indeksi) değerlerine sıklıkla arteriel hipertansiyon (yüksek tansiyon), diabetes mellitus (şeker hastalığı), kalp ve akciğer hastalıkları, osteoarthritis (eklem iltihabı) gibi eotopedik komplikasyonlar ve psikososyal stress gibi sekonder sağlık problemleri de eşlik eder. (1).

1950’lerden bu yana, bu hastalarda kilo kaybını sağlamak için çeşitli farklı cerrahi metodlar ieri sürülmüştür. (2–4). Bununla birlikte, klasik bariatrik cerrahi teknikleri yüksek komplikasyon oranları ve ciddi yan etkilere sahiptir.

1983’de ilk kez Kuzmak tarafından gastrik band tekniği tanımlanmış ve bilindiği kadarı ile 1993’de ilk laparoskopik ayarlanabilir gastrik band ameliyatı gerçekleştirilmiştir (5–9).

ALGB (Ayarlanabilir Laparoskopik Gastrik Band) 20 ml’den büyük olmayan bir “küçük mide” (poş) yaratarak obeziteyi control eder. Açıklığı 3-4 mm’ye ayarlanmış poş dolduğunda erken doyma hissi meydana gelir. Eğer stoma açıklığı çok fazlaysa yenilen gıdalar stomadan hızla geçer; böylece hasta herhangi bir doyma hissi almaz ve takipte yetersiz kilo kaybı gözlenir.

Piyasada mevcut olan hemen tüm gastrik bandlar ortak temel özelliklere sahiptir. Gastrik band, proksimal midenin etrafına sarılarak, üstte küçük bir mide poşu yaratan ve silikondan imal edilen, şişirilebilen bir implanttır. Band, kateter adı verilen ince, silikon bir tüp aracılığıyla, derialtına yerleştirilen ve ideal açıklık oluşturulana kadar ciltten enjektörle ulaşılarak içine serum verip, çekilebilen ve port adı verilen bir parçaya bağlanır.

ALGB ameliyatlarından sonra optimal kilo kaybının sağlanması için 3-4 mm stoma açıklığı şart olduğundan ve tüm bilinen major komplikasyonlar ancak fluoroskopik olarak saptanabileceğinden, ayarlama için radyolojik çalışmalar zorunludur.

Mide kelepçesi ameliyatlarını takiben çeşitli komplikasyonlar ortaya çıkabilir. (10–12). Burada önemli olan, “komplikasyon”un “hata” ile karıştırılmamasıdır. Komplikasyon, herşey kuralına ve tekniğine uygun yapıldığı halde ve tüm korunma önlemlerine karşın yine de belli oranlarda gelişebilen, istenmeyen olaylardır. Bunların tıbbi literatürde de belli oranlarda görüldüğü bildirilmektedir.

Komplikasyonlar erken ve geç postoperative komplikasyonlar olarak sınıflandırılabilir. Bandın malpozisyonu (yanlış yerleşim) veya perforasyon tipik erken komplikasyonlardır. Bu komplikasyonlar genelde öğrenme periodunda olan ekiplerin ameliyatlarında görülüp, deneyimli ekiplerde neredeyse görülmemektedir. Bununla birlikte, geç komplikasyonlar tüm ekiplerin başına gelebilmektedir.

Özellikle ameliyat sonrası ilk haftalarda, regürjitasyon ve poş özofageal reflü sık görülen postoperative komplikasyonlardır. Pek çok vakada bu komplikasyonlar beslenme alışkanlaıklarının değiştirilmemesinden kaynaklanırken, yetersiz antireflü mekanizması olan hastalarda sebat edebilirler (13).

Tanısal yaklaşım, band yerleşim yerinde aşırı sıkı stoma ile konsantrik poş dilatasyonu, konsantrik poş dilatasyonu ile eksentrik band herniasyonu veya eksentrik poş dilatasyonu ile posterior band kayması (slippage) olasılığını ekarte etmeye dönük olmalıdır. Bu komplikasyonlardan hiçbiri bulunmazsa, hastalar kronik konsantrik poş dilatasyonundan kaçınmak için beslenme alışkanlıklarını değiştirmek üzere nutrisyonel konsültasyona yönlendirilmelidir.
Poş Dilatasyonu: Poş dilatasyonu ALGB(mide kelepçesi) ameliyatını takiben erken veya geç dönemde görülebilen olası komplikasyonlardandır. (14,15). Poş dilatasyonu akut konsantrik poş dilatasyonu, kronik konsantrik poş dilatasyonu ve eksentrik poş dilatasyonu olarak üç tipe ayrılabilir.

Akut Eksentrik Poş Dilatasyonu:

Bu genellikle geç komplikasyon olarak görülür ve esas olarak aşırı dar stomadan kaynaklanır ve mide fundusunun tıkanıklığın üstünde prestenotik dilatasyonu (genişlemesi) ile belirti verir. Normalde 20 ml’yi aşmaması gereken poş, 10 santimetreden fazla çapa ulaşabilir ve nadiren de olsa poşun aksiyal fıtıklaşması görülebilir. Aşırı stoma darlığının çeşitli nedenleri vardır. Bandın aşırı doldurulmasına bağlı oluşabilir. (Fig 3). Bu vakalarda basitçe porta girilerek 0.5-1 ml serum çekilmesi ile stomanın 3-4 mm’ye genişletilmesi uygun tedavidir.

Eksantrik band fıtıklaşması (herniasyonu) akut konsantrik poş dilatasyonunun diğer bir nadir nedenidir ve bandın fokal zayıflığına bağlı olarak stomanın eksentrik darlaşmasını yansıtır. Eksentrik band herniasyonu superior veya inferior (üst veya alt) bölgede meydana gelirse stoma genişliği radyolojik olarak daha küçük olarak tahminlenir. Bununla birlikte, eğer eksentrik band herniasyonu anterior veya posterior (ön veya arka) olarak ortaya çıkarsa stoma çapı fazla tahminlenebilir. Düşük ölçülen stoma gıdaların daha iyi geçişine ve yetersiz kilo kaybına neden olurken, fazla ölçülen stoma çok sıkı doluma ve olası konsantrik poş dilatasyonuna yol açabilir. Bu nedenle, eğer eksentrik band herniasyonundan şüpheleniliyorsa ALGB’nin contrast maddeyle doldurulması zorunludur

Kronik Konsantrik Poş Dilatasyonu:

Konsantrik poş dilatasyonu eğer hastalar yeme alışkanlıklarını değiştirmezlerse ve poşlarını aşırı doldururlarsa, 3-4 mm’lik normal stomaları olan hastalarda da görülebilir. Konsantrik poş dilatasyonunun bu spesifik tipinin nedeni, sadece relatif olarak çok dar olan stomadır. Akut konsantrik poş dilatasyonunun aksine, kronik konsantrik poş dilatasyonu aşırı daraltılmış bir stomadan değil, poşun kronik hacimsel yüklenmesinden kaynaklanır.

Kronik konsantrik poş dilatasyonunun tanısı iki bulguya dayanarak konur: konsantrik poş dilatasyonu ve normal stomal genişlik. Bununla birlikte, tanı konulmadan önce anterior veya posteriordan eksentrik stomal darlıkla birlikte olan eksentrik band herniasyonu ekarte edilmelidir. Bu hastalarda da özellikle öğünleri takibeden çeşitli derecelerde poş özofageal reflü bulunur. İlginç olan, bu hastaların öğünler sırasında sadece poşlarını değil, distal özofaguslarını da (yemek borusunun alt ucu) doldurmalarıdır. Bu hastalarda tedavi mutlaka beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesini ve zamana ve poş dilatasyonunun derecesine göre poşun normal boyutuna dönüp dönmediğine bağlı olarak değişen süreyle, bandın boşaltılmasını içermelidir.

Eksentrik Poş Dilatasyonu:

Poş anomalilerinin bu üçüncü tipi sıklıkla bandın posterior kaymasını takibeden geç bir komplikasyon olarak görülür. (Fig 4). Hastalar konsantrik poş dilatasyonu olanlarla aynı belirtileri gösterirler. Retrogastrik (mide arkası) tunelin oluşturulması sırasında bursa omentalisin (lesser sac) laparoskopik olarak açıldığı vakalarda bu geç komplikasyon sıkça görülürdü. 1997’de cerrahi tekniğin değiştirilmesiyle ve bandın suprabursal olarak, lesser sac penetre edilmeden yerleştirilmesiyle posterior band kayması görülmemeye başlamıştır.

Eğer posterior kayma saptanmışsa, bandın yanlış pozisyonu ve poşun görünümü tipiktir ve sistem boşaltılsa bile band yanlış pozisyonda kalır. Bununla beraber bazı vakalarda ideal prosedür stomadan geçişi düzeltmek için hasta ikincil cerrahiye gidene kadar sistemin tam olarak boşaltılmasıdır. Stomanın daralmasına skonder konsantrik dilate poş ve bandın normal pozisyonu, 1-2 gün içerisinde normal boyutuna dönecektir. Buna rağmen, band dislokasyonu ile (örneğin posterior kayma) ve eşlik eden obstrüksiyonla (tıkanma) seyreden akut eksantrik poş dilatasyonu bandın pozisyonu atipik kaldığı ve bir miktar obstrüksiyon sürdüğü sürece; boyutta yalnızca parsiyel azalma olacaktır. (15).

Aralıklı Posterior Kayma:

Bandın kronik eksentrik poş dilatasyonu ile ve sekonder tıkanıklık olmaksızın aralıklı posterior kayması nadir bir komplikasyondur ve poşun boşalmasından veya sistemin deflate edilmesinden sonra bandın normal pozisyonuna geri kaydığı kronik konsantrik poş dilatasyonundan ayırdedilmesi çok güç olabilir. Böyle vakalarda sistemin doldurulmasından sonra yineleyen poş dilatasyonu ve cerrahi tekniğin tam olarak bilinmesi tanının doğrulanmasına yardımcı olabilir. Kronik aralıklı eksentrik poş dilatasyonlarında bandın posterior kayması farklıdır ve sadece poşun dolmasını takiben ortaya çıkar. Bu hastalarda aralıklı tıkanıklık vardır ve hasta uyumsuzluğuna bağlı (binge eaterlerde poşun kronik aşırı dolumu) sekonder kronik konsantrik poş dilatasyonu ile stabil olmayan banda bağlı kronik eksentrik poş dilatasyonunu ayırdetmek önemlidir, çünkü sonuncusu cerrahi düzeltim gerektirir.

Ağır band dislokasyonu (posterior slippage) ve aşırı eksentrik poş dilatasyonu olan vakalarda gastrik volvulus, infarkt (beslenme bozukluğu) ve penetrasyon (bandın mideye girmesi) gibi ekstra komplikasyonlar görülebilir. Bu nedenle, posterior slippage saptanan tüm hastalar ikincil ameliyata alınmalıdır.

Sistem Kopuklukları:

Sistem kopmaları nadirdir ve değişik lokalizasyonlarda meydana gelebilir:

a) Port ve kateter arasındaki bağlantıda

Kateterin proksimal ve distal parçaları arasında

c) Kateter ve band arasındaki bağlantıda

Kopukluk hasta rahatsızlığı veya travma gibi nedenlerle portun repozisyonu gibi maniplasyonlardan kaynaklanabilir. Klinik olarak bu hastalar yetersiz kilo kaybı ile başvururlar. Radyografik olarak bu komplikasyonun ayakta direkt batın grafisi ile saptanması kolaydır ve cerrahi düzeltim gereklidir.

Transmural Band Penetrasyonu:

Transmural band penetrasyonu nadir bir komplikasyondur ve büyük olasılıkla mide seroza veya dış muskuler tabakalarının operasyon sırasında zedelenmesi ve/veya nonsteroidal antiinflamatuar ilaçların hatalı aşırı kullanımından kaynaklanır. (11,12).

Transmural band penetrasyonu tipik bir geç komplikasyona örnektir ve band mide duvarına girene kadar zaman gerektiği için hiçbir zaman erken bir komplikasyon olarak görülmez. İlk yırtılmayı takiben band yavaş yavaş mide duvarına girer ve mide lümenine kadar geçebilir. Bu hastalar hematemezle (mide kanaması) seyredebilir ve sıklıkla mide perforasyonunun ayırdedilmesini gerektirir.

Kronik gizli penetrasyonun bu tipi, band etrafında mide lümeni boyunca uzanan kontrast materyalle tipik bir radyografik görünüme sahiptir ve öldürücü kanamalara yol açabilir. Radyolog tarafından bu komplikasyonun bilinmesi çok önemlidir. Çünkü, öncelikle açık perforasyon veya ekstravazasyonun diğer bulguları yoktur ve hasta acil cerrahi tedavi gerektirir. Tekrar band yerleştirilmesi ancak hastanın tekrar değerlendirilmesinden sonra düşünülmelidir, çünkü bulimia, kusma atakları ve nonsteroidal ilaçların kötü kullanımı aynı komplikasyonların yeniden görülmesine neden olabilir.

Port Çevresinde Enfeksiyon:

Port yerinin etrafında doku enfeksiyonu mide kelepçesi ameliyatı geçiren hastalarda, herhangi bir yabancı cismin implante edildiği durumlarda görülebildiği gibi, diğer olası bir komplikasyondur. (8,11,12). Portun yineleyen ponksiyonları steril koşullar altında gerçekleştirilse bile, radyolojik kontrollerde düşük düzeyli enfeksiyonu ekarte etmek mümkün olmayabilir. Esas olarak oral antibiotiklerle tedavi edilebilecek olan bu komplikasyonun erken tanısında detaylı klinik değerlendirme zorunludur. Birçok hastada lokal debridmanla cerrahi tedavi ve portun tekrar yerleştirilmesi gerekebilir.

Yetersiz Kilo Kaybı:

Yetersiz kilo kaybı yukarıda bahsedilen komplikasyonlara pek bağlı değildir. Pek çok vakada hasta uyumsuzluğu ve yeme alışkanlıklarının değiştirilmemesi; yüksek miktarlarda protein, yağ ve karbonhidrat alınması sorumludur. Bu vakalarda radyolojik değerlendirmeler sıklıkla sistemde kaçak olmadığını saptamak için yapılır.

Sonuçta ayarlanabilir silikon gastrik band (mide kelepçesi) morbid obezitenin tedavisinde etkili bir metoddur. Diğer bariatrik cerrahi metodlarına karşı geri dönüştürülebilirlik, ayarlanabilirlik, düşük oranda girişimsellik gibi avantajları vardır. (16,17). Kilo kaybının değerlendirilmesinde ve ortaya çıkabilecek çeşitli komplikasyonların değerlendirilmesinde radyolojik değerlendirmeler çok önemlidir.

Mide bandının mide duvarını zaman içerisinde yavaş yavaş aşındırarak bir kısmı veya tamamının mide içine girdiği duruma gastrik band migrasyonu denir.  Tüm mide kelepçesi hastalarının % 2 ile 9.5’unda meydana gelir. Tedavisi daima mide bandının tamamen çıkarılmasıdır.

Band Erozyonunun Belirtileri

Eğer mide bandınız midenizin içine girdiyse, gıdaların geçişini engelleme etkisi azalacak veya tamamen kaybolacaktır.  Sonuç olarak ilk ve en sık görülen belirti artmış açlık hissi ve kilo geri alımıdır. Ancak, tekrar kilo almanın band migrasyonundan mı yoksa diyetinize uymamanızdan mı kaynaklandığı ayırdedilmelidir.

Öncelikle, band migrasyonu kronik bir olaydır. Ortalama olarak ameliyattan 2 yıl sonra migrasyon ortaya çıkmaktadır. Kişisel olarak ülkemizde ameliyatın ilk ayından itibaren migrasyon belirtileri veren hastalar gördüğümü söylemeliyim. Bu, büyük ihtimalle daha ameliyat sırasında mide duvarında akut kaçağa yol açmayan duvar yaralanmaları oluşturulmasına bağlı olabilir. Kilo geri alımı dışında en sık görülen belirtiler ise şunlardır:

1-Port yeri enfeksiyonları. Mide bandı erozyonu olan hastaların yaklaşık yarısı port yerinde enfeksiyon sorunu yaşamaktadır.

2-Port yeri abseleri

3-Etkinlik göstermesi için banda aşırı dolum yapmak durumunda kalınması

Bununla birlikte, hiçbir başka belirti olmadan sadece kilo geri alımı da görülebilir.

Mide Kelepçesi Migrasyonu Tanısı

Tanı koymak için öncelikle şüphelenmek önemlidir. Rutin  bir dolum sırasında çekilen baryumlu mide filminde anormal bulgular dikkat çekici olabilir. Kesin migrasyon tanısı koyduran yöntem ise endoskopidir. Endoskopide mide içinde görülmemesi gereken bir band parçasının görülmesi kesin tanıyı koydurur.

Migrasyon Tanısı Konulursa Ne Olur?

Öncelikle, mide kelepçesi migre olan hastalar da çoğu zaman migrasyon olmayan hastalarla aynı veya yakın kilo vermiş olurlar. Bu nedenle, öncelikle herşeyin boşa gittiği gibi bir karamsarlığa kapılmayınız. Migre olan bandınız çıkarıldıktan sonra başka bir bariatrik ameliyata revizyon yapılması her zaman mümkündür ve sıklıkla çok etkilidir. Başka bir metoda konversiyon her zaman tekrar band yerleştirmekten daha iyi sonuç vermektedir. Kişisel olarak migrasyon yaşamış bir hastaya asla tekrar band takılmamasından yanayım.

Revizyon

Mide Kelepçesi Çıkarıldıktan Sonra Hangi Ameliyatlara Dönülebilir?

Sleeve gastrektomi (tüp mide), gastrik bypass ve duodenal switch gibi, obezite cerrahisinin tüm ameliyatlarının, mide bandı revizyon prosedürü olarak seçilmesi mümkündür. Ameliyatın kompleksliği arttıkça kilo verme oranları da biraz daha artmaktadır, fakat yanısıra ameliyat süreleri ve komplikasyon oranları da paralel olarak yükselmektedir.

Çok sayıda çalışma, kısıtlayoco bir yöntem olan mide bandı ile başarısız olunması durumunda gastrik bypass ameliyatının daha güvenli ve başarılı bir konversiyon alternatifi olduğunu göstermiştir. Konversiyon ameliyatından sonra bir miktar daha kilo vermeniz, ya da en azından daha fazla kilo alımı görülmemesi beklenir.

Eğer ilk ameliyatınızı gerçekleştiren cerrah ve ekibinden, takip süreçlerinden memnunsanız ve güven duyuyorsanız, revizyon ameliyatında da aynı ekibi seçmelisiniz. Ancak emin değilseniz ya da takipte, tanı aşamalarında sorun veya güvensizlik yaşadıysanız ikinci bir görüş almanız daha iyi olacaktır. Böylece, en iyi senaryoyla daha iyi sonuçları olan bir cerrah bulabilirsiniz, en kötü senaryoda ise aynı cerrahla devam etme şansınız saklıdır.

Mide Bandı Çıkarılması Hakkında Bilmek İstediğiniz Her şey

Mide bandı çıkarılması nadir bir durum değildir. Toplamda tüm band hastalarının neredeyse yarısı çeşitli nedenlerle (ciddi komplikasyonalr veya yetersi kilo kaybı) bandlarını çıkarttırmak durumunda kalacaktır.  Allahtan bu operasyonlar deneyimli ellerde sorunsuz ameliyatlardır ve uzun vadeli kilo kaybını sağlamak için birçok diğer obezite cerrahisi yöntemine revizyon yolu açıktır.

Mide Kelepçesinin Ne Zaman Çıkarılması Uygundur?

Mide bandınızın çıkarılmasını gerektiren birçok neden olabilir:

1-Yetersiz kilo kaybı: Fazla kilonun % 25-30’undan azının kaybedilmesi yetersiz kabul edilir. Bu durum uzun vadede gastrik band hastalarının % 40’ına yakınında görülür.

2-Band erozyonu (migrasyon)

3-Band intoleransı: Aşırı bulantı, kusma veya sürekli rahatsızlık ya da ağrı.

4-Band kayması (slippage): Aslında burada mide duvarının bandın üstüne doğru sıyrılması söz konusudur. Böylece bandın üstünde büyük bir mide poşu meydana geldiği gibi, bandın sıktığı mide duvarı kalınlığı da artar. Böylece hasta yemeye başladığında eskisinden daha fazla yiyebildiğini, ancak bir süre sonra sindirilmiş halde kötü kokulu bir gıda eriyiğini kustuğunu tarifler. Bazen bandın tamamen boşaltılması ve midenin kendi haline bırakılması ve bir süre sıvı diyete dönülmesiyle durum hafifleyebilir veya düzelebilir. Diğer seçenekler ikinci bir laparoskopik operasyonla bandın repozisyone edilmesi veya tamamen çıkarılmasıdır.

5-Yutma Güçlüğü: Disfaji olarak da adlandırılan bu durum, hızlı yeme, fazla yeme veya lokmaların yeterince çiğnenmemesinden kaynaklanabilir.  Genellikle bu hataların düzeltilmesi yakınmaları ortadan kaldırırken, bazı hastalarda bandın çıkarılması gerekebilir.

6-Özofagus Dismotilitesi veya Dilatasyonu: Mide bandına bağlı olarak hastanın yemek borusunun gıdayı ağızdan mideye taşıyacak düzenli kasılmalarının bozulması ve sonuç olarak yemek borusunun genişlemesi anlamına gelir. Yakınmalar yutma güçlüğü, gıdaların ağza geri gelmesi veya ağrı olabilir.

7-Gastroözofageal Reflü Hastalığı: GERD olarak kısaltılabilecek bu durum, reflü atakları, göğüs ağrısı ve yemek borusu alt ucunda aside bağlı hasarlanmayla karakterizedir. Sıklıkla özofajit denen doku hasarına yol açar. Banda bağlı reflü için pek çok metod denenmiştir, ancak bunlar genellikle etkisizdir ve bandın çıkarılması gerekir.

8-Poş Dilatasyonu: Bandın üzerinde kalan mide kısmının genişlemesi anlamına gelir. Sıklıkla bandın boşaltılması ile geriler ancak bazen bandın çıkarılması gerekir.

10-Port Enfeksiyonu: Genellikle karın duvarının sol tarafına, deri altına yerleştirilen portun iltihaplanmasıdır. Problem kronikleşir ve antibiotiklerle tedavi edilemezse öncelikle portun, sonra da bandın çıkarılması gerekebilir. (Op.Dr.Murat Üstün tarafından hazırlanmıştır. Kaynak belirtilmeden ve link eklenmeden alıntı yapılamaz. )

Mide Kelepçesinin Çıkarılma Ameliyatı Nasıl Olur?

Eğer ilk ameliyatınız laparoskopik yapıldıysa, çıkarma ameliyatı da büyük olasılıkla laparoskopik yapılabilecektir. Kişisel olarak ben ilk ameliyat açık yapılsa bile, revizyon ameliyatına laparoskopik olarak başlamayı tercih ediyorum ve hemen tüm vakalarda ameliyatı laparoskopik olarak gerçekleştirebiliyoruz.

Eğer karın içinde çok ciddi yapışıklıklar ve migrasyon yoksa, band çıkarılma ameliyatı çok hızlı, kolay ve güvenli olabilir. Ameliyat süresi çoğu zaman yarım saatin altındadır ve sadece 1 günlük yatış yeterlidir.  Ameliyatta öncelikle bandın etrafını kaplayan bağ dokusundan kapsül açılır, varsa bandı mideye tespit eden dikişler kesilir, daha sonra band kesilir, midenin etrafından çıkarılır,  laparoskopi sonlandırıldıktan sonra çoğu zaman aynı keşiden girilerek deri altındaki port çıkarılır. Bu band çıkarma ameliyatı, ilk ameliyat gibi son derece düşük risklere sahip olarak gerçekleştirilebilir.

Mide Bandı Migrasyon Yaptıysa Endoskopik Olarak da Çıkarılabilir mi?

Mide bandının mideye migre olması, bandın en kötü komplikasyonlarından biridir. Ancak, bandın bir kısmının mide içinde görünür halde olması, bize onu ameliyatsız olarak, endoskopik yolla çıkarma şansı sunar. Bandın yeterince kısmı mideye girdiyse, endocutter denilen bir cihazla ağız yolundan girilerek  band kesilir, deri altındaki port lokal müdahale ile banddan ayrılır ve band ağız yoluyla çıkarılabilir. Bu metod ameliyata göre son derece pratik ve daha az riskli olup, 1 günlük yatış yeterlidir. Tek komplikasyonu bandın çıktığı yerden kaçak olması ve ikinci bir ameliyat gerekebilmesidir.

Bizim serimizde onlarca endoskopik çıkarımdan sadece bir vakada endocutter telinin kırılması nedeniyle ameliyata geçilmesi gerekmiştir. Bandın başarılı olarak çıkarıldığı hiçbir hastada işlem sonrası komplikasyon gelişmemiştir.

Mide Kelepçesi Çıkarıldıktan Sonra Tekrar Kilo Alınır mı?

Aslında bandın çıkarılma amaçlarından biri gelişen komplikasyonlar, diğeri ise yetersiz kilo kaybıdır. Dolayısıyla, komplikasyonlu ya da komplikasyonsuz, band çıkarılan hemen her vakada ikinci bir obezite cerrahisine revizyon ihtimali gözönünde bulundurulmalıdır. Günümüzde kelepçesi çıkarılmış hastalarda seçilecek altın standart belirlenmemiştir, çünkü bu konuda araştırmalar son derece sınırlıdır. Ameliyat seçimi hastanın bireysel özellikleri, yandaş hastalıkları, yeme alışkanlıkları gibi birçok faktöre göre hastaya özel yapılmalıdır. Yani kısacası, bandı çıkarılan her hastaya bypass yapılır veya sleeve yapılır gibi bir genelgeçer kural yoktur.

Revizyon Ameliyatı Band Çıkarmayla Aynı Anda mı, Yoksa İkinci Bir Ameliyat Olarak mı Yapılmalıdır?

Bu konuda tartışmalı olan diğer bir konu da budur. Aslında her iki yöntem de tercih edilebilir. Yani bandın çıkarıldığı ameliyatta aynı seansta revizyon yapılabilir veya 4-6 ay sonra revizyona geçilebilir. Bunda amaç doku iyileşmesi ve yapışıklıkların biraz çözünmesidir. Aynı seanssı savunan cerrahlar ise beklemenin yapışıklıklar açısından anlamlı faydası olmadığını, hatta band çıkarma ameliyatından kaynaklanan yapışıklıkların da  ekleneceğini, üstelik bu kez bandın kılavuzluğundan da yararlanılamayacağını savunurlar. Kişisel olarak ben de bu grupta yer almaktayım. Bunun tek istisnası bandın migrasyon veya herhangi bir akut komplikasyon nedeniyle çıkarıldığı vakalardır. Bu hastalarda en iyisi en az 6 ay sonra ikinci ameliyatı planlamaktır.

Op.Dr.Murat Üstün tarafından hazırlanmıştır. Kaynak belirtilmeden ve link eklenmeden alıntı yapılamaz.

Mide Bandı Çıkarıldıktan Sonra Hangi Ameliyatlar Uygulanabilir?

Temel olarak 5 revizyon yönteminden bahsedilebilir. Bu konuda yayınlar son derece kısıtlıdır.

1-Tekrar Mide Bandı Yerleştirilmesi: Eski band çıkarılır ve yenisiyle değiştirilir. Araştırmalar kısıtlı olmakla birlikte, ikinci kez takılan bandın başarı oranının da ilk ameliyatla benzer olduğu saptanmıştır. Dolayısıyla, ilk band ameliyatında başarılı şekilde kilo verememiş hastalarda tekrar band takılması önerilmez. Genellikle banda bağlı delinme vs komplikasyonlar nedeniyle, yakaladığı başarılı kilo kaybını sürdürmek isteyen hastalara bu metod tercih edilmektedir.

2-Mide Kelepçesinden Tüp Mide Ameliyatına Geçiş: Band çıkarılmadan önceki dönemle kıyaslandığında, band çıkarılıp tüp mide yapılan hastaların EWL (fazla kilonun  kaybı) oranı % 60’lara kadar çıkabilir. Risk ve komplikasyon oranları genelde % 16’nın altındadır ve incelenen serilerde ölüm vakası bulunmamaktadır.

3-Mide Bandından Gastrik Bypass Ameliyatına Dönüşüm: Bu tercih, taranan yayınlarda en fazla tercih edilen ve önerilendir. Komplikasyon oranları % 9-17 arasında olup, EWL oranları ise % 70’lere çıkmaktadır.

4-Mide Kelepçesinden Duodenal Switch (DS) Ameliyatına Revizyon: Duodenal switch gastrik bypassa oranla daha fazla kilo kaybına yol açmakla birlikte, komplikasyon oranları da daha fazladır.

5-Gastrik Banddan Deneysel Prosedürlere Revizyon: Bu metodlar henüz deneysel aşamadadır. Endobarrier gastrointestinal liner, gastrik plikasyon (mide katlama), implantabl Maestro System, POSE (Endoskopik Primer Obezite Cerrahisi), Apollo gibi yöntemler bunlar arasındadır.

Kaynaklar:

  • 1. O’Brien P, McPhail T, Chaston T, Dixon J. Systematic review of medium term weight loss after bariatric surgery. Obes Surg. 2006;16:1032–1040.
  • 2.    Flum DR, Belle SH, King WC, et al. Perioperative safety in the longitudinal assessment of bariatric surgery. N Engl J Med. 2009;361:445–454.
  • 3.    O’Brien PE, Dixon JB, Brown W, et al. The laparoscopic adjustable gastric band (Lap-Band): a prospective study of medium-term effects on weight, health and quality of life. Obes Surg. 2002;12:652–660.
  • 4.    Peeters A, O’Brien PE, Laurie C, et al. Substantial intentional weight loss and mortality in the severely obese. Ann Surg. 2007;246:1028–1033.
  • 5.    Dixon AF, Dixon JB, O’Brien PE. Laparoscopic adjustable gastric banding induces prolonged satiety: a randomized blind crossover study. J Clin Endocrinol Metab. 2005;90(2):813–819. Epub 2004 Dec 7.
  • 6.    O’Brien P. The Lap-Band Solution: A Partnership for Weight Loss, Revised Edition. Melbourne, Australia: Melbourne University Publishing; 2011.
  • 7.    Burton PR, Brown W, Laurie C, et al. Outcomes, satiety, and adverse upper gastrointestinal symptoms following laparoscopic adjustable gastric banding. Obes Surg. 2011;21(5):574–581. Epub 2010 Feb 9.
  • 8.    Burton PR, Brown W, Laurie C, et al. The effect of laparoscopic adjustable gastric bands on esophageal motility and the gastroesophageal junction: analysis using high-resolution video manometry. Obes Surg. 2009;19:905–914.
  • 9.    Burton PR, Brown WA, Laurie C, et al. Predicting outcomes of intermediate term complications and revisional surgery following laparoscopic adjustable gastric banding: utility of the CORE classification and Melbourne motility criteria. Obes Surg. 2010;20:1516–1523.
  • 10.    Burton PR, Brown WA, Laurie C, et al. Mechanisms of bolus clearance in patients with laparoscopic adjustable gastric bands. Obes Surg. 2010;20:1265–1272.
  • 11.    Burton PR, Brown WA, Laurie C, et al. Criteria for assessing esophageal motility in laparoscopic adjustable gastric band patients: the importance of the lower esophageal contractile segment. Obes Surg. 2010;20:316–325.
  • 12.    Burton PR, Brown WA, Laurie C, et al. Pathophysiology of laparoscopic adjustable gastric bands: analysis and classification using high-resolution video manometry and a stress barium protocol. Obes Surg. 2010;20:19–29.
  • 13.    Burton PR, Brown WA, Laurie C, et al. Effects of gastric band adjustments on intraluminal pressure. Obes Surg. 2009;19:1508–1514.
  • 14.    Burton PR, Yap K, Brown WA, et al. Effects of adjustable gastric bands on gastric emptying, supra- and infraband transit and satiety: a randomized double-blind crossover trial using a new technique of band visualization. Obes Surg. 2010;20:1690–1697.
  • 15.    Burton PR, Yap K, Brown WA, et al. Changes in satiety, supra- and infraband transit, and gastric emptying following laparoscopic adjustable gastric banding: a prospective follow-up study. Obes Surg. 2011;21:217–223.
  • 16.    Pournaras DJ, le Roux CW. Obesity, gut hormones, and bariatric surgery. World J Surg. 2009;33:1983–1988.
  • 17.    Colles SL, Dixon JB, O’Brien PE. Hunger control and regular physical activity facilitate weight loss after laparoscopic adjustable gastric banding. Obes Surg. 2008;18:833–840.
Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest