Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Diyabet Makaleleri

Transit Bipartisyon Ameliyatı Nedir?

Hızlı Özet

Transit Bipartisyon, aslında tam ve doğru adı Transit Bipartitisyon olmasına ve Türkiye’de ilk kez tarafımızdan tanıtılıp duyurulmasına rağmen hatalı çeviriyle Transit Bipartisyon olarak bilinir hale gelmiştir. Bu nedenle biz de mecburen bu adlandırmayı kullanmak durumundayız. Transit bipartisyon ül

Transit Bipartisyon, aslında tam ve doğru adı Transit Bipartitisyon olmasına ve Türkiye’de ilk kez tarafımızdan tanıtılıp duyurulmasına rağmen hatalı çeviriyle Transit Bipartisyon olarak bilinir hale gelmiştir. Bu nedenle biz de mecburen bu adlandırmayı kullanmak durumundayız. Transit bipartisyon ülkemizde son zamanlarda popüler hale gelen bir metabolik cerrahi yöntemidir. Bazı merkezlerce şeker ameliyatı diye de pazarlanmaya çalışılmaktadır.

Transit Bipartisyon Nasıl Bir Ameliyattır?

Sleeve gastrektomi + Transit bipartisyon ameliyatı ilk kez Sergio Santoro’nun 2012’deki makalesiyle duyurduğu nispeten yeni bir tekniktir. Ameliyatın mantığı, endüstrileşme ile ince barsağın ileri seviyelerine kadar sindirilmemiş gıda kalmaması yüzünden, modern diyetlere bağlı olarak patlama derecesinde artan obezite ve diyabeti önlemenin, bu işlemi geri çevirmekle mümkün olabileceğidir.

transit bipartisyon

Transit Bipartisyonun Etkileri Nelerdir?

Daha 90’lı yıllarda birçok çalışmada sindirim sisteminin ilk kısımlarında artmış emilimin enterohormonal hastalıklara ve başta da diyabete yol açtığının ipuçları ortaya çıkmıştır. 1997’de jejunoileal bypass denen eski bir obezite ameliyatının uzun süreli GLP-1 salımına yol açarak etki gösterdiği kanıtlanmıştır. 1998’de dünya, diyabetin aslında foregut, yani sindirim sisteminin ilk kısmının bir hastalığı olduğunu ileri süren bir makaleyle sarsılmıştır. Böylece, emilim azaltıcı prosedürler ilgi alanı haline gelmeye başlamıştır.

Bariatrik ve metabolik cerrahinin tarihindeki bu gelişmeler ışığında, barsak sistemindeki bu sinyalizasyon hatasını düzeltmek üzere yeni yaklaşımlar geliştirilmeye başlanmıştır. Santoro’nun makalesinde yüksek glisemik indeksli gıdaların sindirim sisteminin ilk kısmında hormonal hiperaktiviteye yol açtığı ve son kısımlarda ise hipoaktivite geliştirdiği belirlenmiştir. İşte transit bipartitisyon bu dengesizliği düzeltmek üzere geliştirilmiştir.

Transit Bipartisyonun Sonuçları Nasıldır?

Santoro, 1020 obez hastayı incelemiştir. Bu hastalarda ortalama % 94’e varan fazla kilonun kaybedildiği görülmüş, hastalar erkenden doyma hissi ile, diyabette % 86 düzelme yaşamıştır. Ölüm oranı binde 2’dir. Ciddi emilim bozukluğu ise görülmemiştir. Kısacası transit bipartisyon hızlı, etkili ve kalıcı kilo kaybına ve yandaş hastalıklarda belirgin düzelmeye yol açabilen çok etkili bir ameliyattır.

Transit Bipartisyonun Avantajları Nelerdir?

Loop Transit Bipartisyon ise şimdiye kadarki bütün metodlardan elde edilen verilerle geliştirilen, Tip 2 diyabetin tedavisinde en az diğer ameliyatlar kadar etkili, nispeten daha düşük riskli bir varyasyondur. Yöntem teknik olarak kolay ve güvenli bir metod olup, en büyük artısı derin vitamin mineral eksikliklerine yol açmamasıdır. Sleeve gastrektominin etkisiyle erken doyma hissi ve iştah azalması görülür. Duodenum, yani oniki parmak barsağı devre dışı bırakılmadan diyabet ve diğer yandaş hastalıklarda belirgin düzelme sağlanabilir.

Transit bipartisyon

Loop Transit Bipartisyon Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ameliyatın ilk aşaması biraz daha geniş bir tüp mide ameliyatıdır. Bu sayede Ghrelin etkisinden, yani iştah azalması ve antiinsülin mekanizmasının zayıflatılması etkisinden faydalanılır. Daha sonra midenin alt kısmından, mide çıkışının hemen gerisinden, ince barsak-kalın barsak bileşiminin 250. Cm’sine bir geçiş oluşturulur.

Yapılan sintigrafik çalışmalarda, mide içeriğinin 2/3’ünün yeni oluşturulan geçişten, kalanın ise pylordan geçtiği gösterilmiştir. Böylece elde edilen avantajlar şunlardır:

  • Emilim azaltıcı etki de içerdiği için tüp midenin üzerinde bir kilo verme etkisi vaadeder.
  • Tüp midenin en korkulan komplikasyonu kaçaktır. Kaçağın en önemli sebebi ise yüksek basınçtır. Bu anastomoz mide basıncını düşürerek kaçak riskini azaltır.
  • Gerek kalori kısıtlaması, gerek mide boşalmasını hızlandırması nedeniyle hormonal termostat mekanizması düzeltilmektedir.
  • Sindirim sisteminin herhangi bir kısmı devre dışı kalmadığından gastrik bypasstaki endişeler ortadan kalkmaktadır. Sindirim sisteminin tüm alanları endoskopi ile ulaşılabilir durumdadır.
  • Gıdanın bir kısmı da normal yoldan gittiğinden vitamin mineral eksiklikleri güçlü ameliyatlar olan SADI-S’den daha az olmaktadır.
  • Barsak mesafesi diyabetin ağırlığına göre ayarlanabilir. Ameliyat kolayca geri döndürülebilir.
  • Özellikle tekrar kilo alımı görülen tüp mide ameliyatlarından sonra diğer bütün revizyon ameliyatlarından çok daha pratik şekilde uygulanabilecek bir revizyon yöntemidir.

Bir çok obezite ameliyatı gibi, Loop transit bipartisyon ameliyatının öncülüğü de tarafımızdan yapılmaktadır. Bugüne kadar gerçekleştirilen tüm hastalarda hedeflenen başarı düzeylerine ulaşılmıştır. Kaçak ya da herhangi bir majör komplikasyon ise gelişmemiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Metabolik cerrahi Tip 2 diyabeti kalıcı olarak tedavi edebilir mi?

Gastrik bypass, Tip 2 diyabetli hastaların %80–90'ında kalıcı remisyon sağlar; yani hastalar ilaçsız normal kan şekeri değerlerine kavuşur. Bu etki, kilo kaybından bağımsız olarak ameliyatın ilk günlerinde başlar ve kısmen bağırsak hormonlarındaki (GLP-1, peptid YY) değişikliklerle açıklanır.

Ozempic ve benzeri ilaçlar cerrahinin yerini tutabilir mi?

Semaglutid (Ozempic/Wegovy) gibi GLP-1 reseptör agonistleri etkili olmakla birlikte, ilaç kesildiğinde kilonun büyük bölümü geri alınır ve diyabet remisyon oranı %50–60 civarında kalır. Cerrahi ise %80–90 diyabet remisyonu ve kalıcı kilo kaybı sunarak standart tedavi olmayı sürdürmektedir.

Metabolik cerrahi için hangi kriterler aranır?

Standart kriterler: VKİ ≥35 ve kontrol altına alınamayan Tip 2 diyabet. VKİ 30–35 arasında olsa bile yüksek kardiyovasküler risk taşıyan hastalarda cerrahi değerlendirilebilir. Op. Dr. Murat Üstün her vakayı bireysel olarak ele alır.

Metabolik sendrom nedir ve cerrahi nasıl yardımcı olur?

Metabolik sendrom; abdominal obezite, insülin direnci, yüksek trigliserid, düşük HDL-kolesterol ve hipertansiyonun bir arada bulunduğu tablodur. Obezite ve metabolik cerrahi bu bileşenlerin büyük çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlar ve kardiyovasküler ölüm riskini önemli ölçüde düşürür.