Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Genel

Şeker Ameliyatı Sonrası 5’te 1 Başarısızlık

Hızlı Özet

Şeker Ameliyatı olarak da bilinen bariatrik ve metabolik ameliyatlardan sonra bir çok hasta Tip 2 diyabetten kurtulabilir. Ancak daha sonra diyabetin tekrar gelişmesi hala bir sorundur. 5 Hastadan 1’inde Şeker Hastalığı Nüksediyor! İsveç Örebro Üniversitesi’nde yapılan ve hastaların 5.9 yıl izlendiğ

Şeker Ameliyatı olarak da bilinen bariatrik ve metabolik ameliyatlardan sonra bir çok hasta Tip 2 diyabetten kurtulabilir. Ancak daha sonra diyabetin tekrar gelişmesi hala bir sorundur.

5 Hastadan 1’inde Şeker Hastalığı Nüksediyor!

İsveç Örebro Üniversitesi’nde yapılan ve hastaların 5.9 yıl izlendiği bir çalışmaya göre, hastaların % 20.1’inde, yani beşte birinde diyabet nüksetmekte ve diyabet tedavisi gerekmektedir. American Society for Metabolic & Bariatric Surgery (ASMBS=Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği) sanal toplantısında sunulan çalışmaya göre erkeklerde diyabet nüksü kadınlardan daha az görülüyor.

Diyabet cerrahisi

Bu çalışmanın önemli bir verisi de şeker hastalığının tekrar gelişmesi riskini arttıran faktörlerin belirlenmesi. Bu faktörlerin başlıcaları şunlar:

  • Şeker hastalığının uzun süredir olması
  • Ameliyattan önce HbA1c seviyelerinin ortalamanın çok üstünde olması
  • Ameliyattan önce insülin kullanıyor olmak
  • Ameliyat sonrası kilo kaybının az olması

Vücut kitle indeksi en az 35 olan ve Tip 2 diyabeti olan hastalar 2007 ile 2015 arasında İsveç’te ameliyata alındılar. 2090 hastanın tümünde ameliyattan sonraki 2 yılda diyabet tamamen ortadan kalktı. Hastaların ortalama yaşı 46.6, ortalama vücut kitle indeksi 42.7 ve ortalama HbA1c değerleri 54.8 idi.

New York Lenox Hill Hospital’den Mitchell Roslin ise, ameliyat türünün de diyabetin tamamen düzelmesini etkileyen bir faktör olduğunu düşünüyor.

SADI-S — tek anastomozlu duodenal switch — diyabette % 90 düzelme sağlar. Roux-en-Y ameliyatında ise % 50 civarında başarı beklenebilir. Diyabette düzelmeden kastımız hiçbir ilaç kullanmadan %6’nın altında HbA1c düzeyi sağlamaktır. Sleeve gastrektominin başarısı bypassa yaklaşmaktadır ama ameliyattan yıllar sonra düşmektedir. Yanısıra, kan şekerindeki değişkenlik de SADI-S ameliyatından sonra çok daha düşüktür.

“Özetle, şeker ameliyatından sonra şeker hastalığı nüks oranı tüp mide ameliyatından sonra en yüksek, SADI-S ameliyatından sonra ise en düşüktür. Kilo geri alımı ve yeme alışkanlıklarının kötü yönde değişmesi şekerdeki düzelmeyi olumsuz yönde etkileyebilir.”

Sıkça Sorulan Sorular

Metabolik cerrahi Tip 2 diyabeti kalıcı olarak tedavi edebilir mi?

Gastrik bypass, Tip 2 diyabetli hastaların %80–90'ında kalıcı remisyon sağlar; yani hastalar ilaçsız normal kan şekeri değerlerine kavuşur. Bu etki, kilo kaybından bağımsız olarak ameliyatın ilk günlerinde başlar ve kısmen bağırsak hormonlarındaki (GLP-1, peptid YY) değişikliklerle açıklanır.

Ozempic ve benzeri ilaçlar cerrahinin yerini tutabilir mi?

Semaglutid (Ozempic/Wegovy) gibi GLP-1 reseptör agonistleri etkili olmakla birlikte, ilaç kesildiğinde kilonun büyük bölümü geri alınır ve diyabet remisyon oranı %50–60 civarında kalır. Cerrahi ise %80–90 diyabet remisyonu ve kalıcı kilo kaybı sunarak standart tedavi olmayı sürdürmektedir.

Metabolik cerrahi için hangi kriterler aranır?

Standart kriterler: VKİ ≥35 ve kontrol altına alınamayan Tip 2 diyabet. VKİ 30–35 arasında olsa bile yüksek kardiyovasküler risk taşıyan hastalarda cerrahi değerlendirilebilir. Op. Dr. Murat Üstün her vakayı bireysel olarak ele alır.

Metabolik sendrom nedir ve cerrahi nasıl yardımcı olur?

Metabolik sendrom; abdominal obezite, insülin direnci, yüksek trigliserid, düşük HDL-kolesterol ve hipertansiyonun bir arada bulunduğu tablodur. Obezite ve metabolik cerrahi bu bileşenlerin büyük çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlar ve kardiyovasküler ölüm riskini önemli ölçüde düşürür.