Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Genel

Obezite Cerrahisinden Sonra Kanama

Hızlı Özet

Kanama stapler hatlarından veya başka bir odaktan kaynaklanabilir. Trokar yeri kanamaları, dalak yaralanması, veya retraktöre bağlı karaciğer yaralanması nadir fakat olası kanama odaklarıdır. Bu komplikasyonlar genellikle ameliyattan sonraki ilk 48 saat içerisinde ortaya çıkarlar. Bu süreçte hasta g

Kanama stapler hatlarından veya başka bir odaktan kaynaklanabilir. Trokar yeri kanamaları, dalak yaralanması, veya retraktöre bağlı karaciğer yaralanması nadir fakat olası kanama odaklarıdır. Bu komplikasyonlar genellikle ameliyattan sonraki ilk 48 saat içerisinde ortaya çıkarlar. Bu süreçte hasta genellikle bariatrik merkezin izlemindedir. Fakat rutin erken taburculuk politikaları erken postoperatif kanamanın başka bir genel cerrah veya acil hekimi tarafından görülmesine yol açabilir.

kanama

Kanamanın     klinik bulguları genellikle şüpheye yer bırakmaz: Anemi, hipotansiyon, taşikardi, hematemez (ağız yoluyla kanama) veya melena (büyük abdest yoluyla koyu renkte kanama). Buna rağmen, kanamanın yerinin bulunması ve kontrolü bazen çok uğraştırıcı olabilir.

Stapler hattından veya dikiş hattından erken kanama mide lümeni içine veya dışına olabilir. Çoğu erken üst gastrointestinal intralüminal kanama hematemez ve melena ile belirti verir.

Obezite Cerrahisinden Sonra Kanama Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavileri genellikle bariatrik olmayan hastalardaki herhangi bir başka üst sindirim sistemi kanamasından farklı değildir. Tüm vakalarda yaklaşım seri kan sayımı takibi, iyi bir intravenöz yol, sıvı dengesinin ayarlanması, kan sulandırıcıların kesilmesi, vital bulguların takibi ve üst sindirim sistemi endoskopisini içerir.

Eğer endoskopistin yeterli tecrübesi varsa ve bariatrik cerrahinin yarattığı anatomik değişikliklere alışıksa; endoskopi, stapler hattının iç tarafındaki kanama odağının bulunması, adrenalin enjeksiyonu, elektrokoagulasyon veya endokliplerle durdurulmasını sağlayabilir. Kanama sahasında bir perforasyonun araştırılması da endoskopik tetkikte mutlaka yapılmalıdır.

Gastrik bypass sonrası geç dönemde kanamalar da görülebilir. Heneghan’ın 4466 vakalık çalışmasında 10 yıllık periodda kanama sıklığı % 0.94 olarak bildirilmiştir. Vakaların % 71’inde kanama ilk 30 günde ortaya çıkmıştır. Kanama kaynağı stapler hattı, iatrojenik iç organ yaralanması veya mezenterik damar kanamasıdır. Araştırmacılar vakaların % 43’ünün hemostaz sağlanması için cerrahi müdahale gerektirdiğini saptamıştır.

Gastrik Bypass Sonrası Kanamalar

Gastrik bypassa bağlı daha geç kanamaların anlamlı bir miktarı marjinal ülserle ilişkilidir. Genel cerrahlar ciddi kanama veya delinme ile karşılaşabilir. Endoskopik yaklaşım esastır ve ancak başarısız olması durumunda seçilmiş vakalarda bir anjiografi veya cerrahi eksplorasyon gereklidir.

Gastrik bypassta jejuno-jejunal (barsak-barsak) anastomozu veya biliopankreatik diversiyonda ileoileal anastomoz kanamadan sorumlu olabilir. Spiral anjio CT veya selektif anjiografi bu vakalarda kanama yerini saptamada yararlı olabilir.

Gastrik bypassta kanama ayrıca gastrik remnanttaki (atıl mide) erozyon veya ülserasyonlardan, hatta duodenal veya jejunal ülserlerden kaynaklanabilir. Gastrik remnant veya endoskopik olarak ulaşılamayan diğer odaklardan durdurulamayan kanama cerrahi girişim gerektirebilir.

Mide Bandından Sonra Kanamalar

Üst sindirim sistemi kanamaları laparoskopik gastrik band pozisyon ayarlamalarından sonra erozyon ve ülserlere bağlı olarak görülebilir. Peptik ülser, Mallory-Weiss yırtıkları, eroziv gastrit ve özofajit te mide bandlı hastalarda kanama nedeni olabilir. Geç takip döneminde görülen akut üst sindirim sistemi kanaması aktif bir ülsere bağlı olabilir. Dikkatli bir endoskopi bu tanıyı koydurabilir, hatta tedavi edebilir.

Gebelik sırasında peptik ülserden kanamanın çok nadir bir nedeni ağır gebelik eklampsisine veya stresse bağlı olarak gelişen akut gastrik veya duodenal ülserlerdir, hatta bunlar delinme ile komplike olabilirler. Mide bandı olan gebe hastalarda şiddetli kusmalar peptik ülser oluşumunu tetikleyebilir.

Tekrar kilo alımı riski taşısa da, gebeliğin başlangıcında bandın boşaltılması uygun olabilir. Bununla birlikte, bir çok çalışmada bu uygulama seçici olarak yapılmaktadır.

Mide  bandlı  hastaların  üst  sindirim  sistemi  kanamalarında  da,  diğer  tüm hastalardaki gibi öncelikle konservatif tedavi (yeterli resusitasyon, yakın takip, kanama şiddetinin belirlenmesi, kan transfüzyonu, acil endoskopi) gereklidir. Cerrahi müdahale gerekli olduğunda, klinik durum buna izin verdiğinde hasta bariatrik bir merkeze sevkedilmelidir.

Eğer dren varsa ve fonksiyonelse, ekstralüminal kanama drenden de gözlenebilir. Aksi halde, hemotıkrit değerinde ani düşüş, hipotansiyon, taşikardi gibi klinik bulgular uyarıcıdır. Bu bulgular hemodinamik durumun stabil olmadığını gösterir ve karın içinin yıkanması, kanama kaynağının belirlenmesi ve hemostaz için reoperasyon gerekebilir. Ameliyatta kanama odağı (stapler hattı, retrogastrik damarlar, kısa gastrik damarlar, omentum disseksiyon hattı, dalak ya da karaciğer yaralanması, trokar yeri gibi..) aranır, ki çoğu zaman artık aktif değildir, batın içi bolca serumla yıkanır, çok sayıda dren konur ve destekleyici tedavi eklenir. Yeterli deneyim varsa laparoskopik yaklaşım tercih edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite cerrahisi için kimler uygun adaydır?

VKİ (Vücut Kitle İndeksi) 40 ve üzeri olan ya da VKİ 35 ve üzeri olup Tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalıkları bulunan yetişkinler obezite cerrahisi için uygun aday sayılmaktadır. 18 yaş üzerinde olmak ve ameliyata psikolojik hazır bulunmak da değerlendirme kriterlerindendir.

Obezite ameliyatı genel sağlık üzerinde ne gibi etkiler yapar?

Obezite ameliyatı kilo kaybının ötesinde önemli sağlık yararları sunar: Tip 2 diyabet remisyonu, kan basıncında düşüş, uyku apnesinde belirgin iyileşme, eklem ağrılarında azalma, üreme hormonu dengesinin düzelmesi ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması bunların başında gelir.

İstanbul'da ameliyat için ne kadar kalınması gerekir?

Obezite ameliyatları için genellikle 5–7 gün yeterlidir: ameliyat öncesi tetkikler (1 gün), ameliyat günü, 2–3 gece hastane yatışı ve ardından 1–2 gün iyileşme. Endoskopik prosedürler (ESG, mide balonu) için süre 3–4 güne kısalabilir. Liv Hospital'ın uluslararası hasta ekibi tüm lojistik desteği sağlar.

Obezite ameliyatı sonrası kilo geri alınır mı?

Kısmen kilo geri alınması olası olmakla birlikte, ameliyat öncesi kiloya dönmek son derece nadirdir. Protein ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve takip randevularına devam edilmesi uzun vadeli başarıyı destekler. Geri alınan kilonun fazla olması durumunda revizyon cerrahisi seçenekleri değerlendirilebilir.

Op. Dr. Murat Üstün ile nasıl iletişime geçebilirim?

WhatsApp: +90 532 413 1143 (Türkiye) veya +44 7491 068686 (Birleşik Krallık). Ücretsiz çevrimiçi konsültasyon için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Op. Dr. Murat Üstün, 8.000'i aşan ameliyat deneyimiyle her hastayı bireysel olarak değerlendirir.