Obezite Cerrahisine Uygunluk Sadece Kiloyla Değerlendirilmemeli

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Obezite Cerrahisine Aday Olmak

Obeziteden muzdarip ve bariatrik cerrahi düşünen hastaların obezite cerrahisine uygun bulunmaları için neredeyse 30 yıl önce belirlenmiş ve temelde sadece hastanın vücut kitle indeksine odaklanan belli kriterleri karşılamaları bekleniyor.

Obezite cerrahisi uygulanmayan hastalarda diyabetin ilerleyeceğini ve beklenen yaşam süresinin kısalacağını biliyoruz. İnsülin dozlarını giderek arttırmak hastalığın gidişatını değiştirmiyor, ama cerrahi değiştiriyor!

Dünya çapında 45 bilimsel ve tıbbi dernek ulusal kılavuzların obeziteye bağlı kronik hastalıklar ve diyabet sorunu yaşayan hastaların obezite cerrahisine uygunluk alabilmeleri için değişiklik yapılmasını istiyor. Obezite kronikleştikçe sadece diyabet gibi komplikasyonlara yol açmakla kalmıyor, kalp hastalıkları ve kanser riskini de arttırıyor. Tüm diğer kronik hastalıklar gibi, burada da erken müdahale ile obezite cerrahisi gibi etkili bir girişim gidişatı değiştirebiliyor.

Dr Stacy Brethauer “cerrahi açık ara ile Tip 2 diyabeti düzeltmekte en etkili araçtır. Doktorlar kanseri tedavi etmek için ileri evreye ulaşmasını beklemediği gibi, ağır obezite hastalarını da cerrahiye yönlendirmek için diyabetin ağırlaşmasını beklememeli!” diyor. Bir çok kişi hala obeziteyi bir irade sorunu olarak görmekte ısrar ediyor. Ama değil! Elbette hastalar sağlıklı yaşam tarzı değişmlerini gerçekleştirmeli, ama sonuçta birçok hasta için başarılı kilo kaybı ve yandaş hastalıklarda düzelme sağlayabilecek yegane yöntem obezite cerrahisi.

1991 ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü Konsensus Konferansı kılavuzlarına göre, sadece BMI değeri 40 ve üstünde olan, ya da 35 ve üstünde olup bir yandaş hastalığı olan kişiler obezite cerrahisine aday sayılıyor.

Bu durumda, obezitesi ve kontrolsüz diyabeti olan iki hastadan vücut kitle indeksi 35 ve üstünde olan obezite cerrahisine hak kazanırken, altında olan sağlık üstlenicileri ve sigortalar tarafından reddediliyor.

Oysa çok merkezli çalışmalar düşük BMI hastalarda da bariatrik cerrahinin kazanımlarını kanıtlamış durumda. Amerikan Obezite Cerrahisi Derneği, diyabeti olan daha düşük BMI’lı hastalarda da bariatrik cerrahisini önermeyi planlıyor.

2016’da 2. Diyabet Cerrahisi sonuç bildirgesi, hekimleri ve sağlık politikasına yön verenleri bariatrik cerrahinin tip 2 diyabetli hastalardaki faydaları hakkında bilgilendiriyor. ABD ulusal verileri toplumun üçte ikisinin fazla kilolu ya da obez olduğunu, yüzde 8’inin ise morbid obez olduğunu ve obezite cerrahisi adayı olduğunu gösteriyor. Ancak ABD’de bile yılda 250.000 obezite ameliyatı yapılmasına rağmen, bu vücut kitle indeksine göre obezite cerrahisine aday olan sayısının sadece yüzde biri!

Op Dr Murat Üstün

Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve Türkiye'nin en yetkin obezite cerrahisi uzmanlarındandır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Farklı şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerin tümü, vücudun besin emilimini azaltmaksızın, midenin aldığı gıdaları sınırlayarak hastanın kilo vermesine yardımcı olur. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Murat Üstün'ün yazılarından anında haberdar olun!

Obezite ile ilgili bilgilere anında ulaşın ve en yeni gelişmeleri yakından takip edin.