Metabolik Sendrom ve Metabolik Cerrahi Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Metabolic Sendrom Nedir?

Metabolik sendrom sıklıkla bir arada görülen bazı sağlık problemlerinin kombinasyonudur.

Bunlar:

Abdominal obezite (karın çevresinde yoğunlaşan yağ birikimi, göbek çevresinin erkekte 102 cm, kadında 88 cm’den fazla olması durumu)
Artmış açlık kan şekeri (110 ve üzeri)
Hipertrigliseridemi (kan yağlarında yükselme) (150 ve üzeri)
Düşük HDL (İyi kolesterol) (Erkeklerde 40, kadınlarda 50 ve altı)
Yüksek tansiyon

Metabolik sendrom hastanın kalp damar hastalıkları, diyabet ve inme riskini arttıran bir durumdur. Günümüzde 50 milyondan fazla insanda tanısı konmuş metabolik sendrom mevcuttur.

Metabolik sendroma eşlik eden Tip 2 diyabet tüm dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biridir. Bunun nedeni son onyılda salgın şeklinde artış göstermesidir. 25 milyondan fazla insanın etkilendiği, toplumun neredeyse onda birinde görülen bir sorundur. Oranlar tüm ülkelerde giderek artış göstermektedir. Kontrol altına alınmayan diyabet ciddi tıbbi problemlere yol açabilir. Bunların başında kalp krizi, damar hastalıkları, ülser gelişimi, ekstremite (ayak, bacak) kayıları, körlük ve yetmezliğe kadar gidebilen böbrek hasarı gelir.

Diyabetin ilk basamak tedavisinde beslenme değişiklikleri ve ilaç tedavisi önerilir. Ancak ilaç tedavilerinin yan etkileri ve sadece kullanıldıkları sürece etkili olmaları, yani hastalığı tedavi etmemeleri, durumun kontrol altında tutulmasını zorlaştıran faktörlerdir.

Tip 2 diyabetten korunmak kısmen mümkündür. Yüksek riskli grupta yaşam tarzıyla ilgili girişimlerle hastaların % 58’inde diyabetin önlenmesi veya geciktirilmesi mümkün olmuştur. 60 yaş ve üstünde bu oran daha da yükselmekte ve % 71 olmaktadır.

Metformin tedavisi de diyabet gelişmesi riskini azaltabilmektedir. Etkinliği toplamda % 31 olup, 25-44 yaş arasında ve BMI değeri 35’in üstünde olanlarda daha çok etkilidir. Yaşam tarzı değişiklikleri ve metforminle sağlanan diyabeti geciktirme etkisinin bütün etnik gruplarda 10 yıl kadar sürebildiği gösterilmiştir.

Metabolik Cerrahi Nedir?

Metabolik cerrahi en kısa tanımıyla, metabolik anormallikleri düzeltmek için sindirim sisteminin cerrahi olarak değiştirilmesidir. Bu cerrahi, karaciğer yağlanması, Tip 2 diyabet ve metabolik sendromda düzelmeler sağlar. Yapılan çalışmalar, cerrahi olarak sağlanan kilo kaybının tıbbi tedaviyle sağlanandan çok daha etkili olduğunu göstermiştir.

Metabolik Operasyonlar Hangileridir?

Uluslararası obezite cerrahisi derneklerince etkinliği kabul edilmiş olan metabolik operasyonlar ayarlanabilir gastrik band, sleeve gastrektomi, Roux-en-Y gastrik bypass, biliopankreatik diversiyon ve duodenal switch operasyonlarıdır. Bu operasyonlar sadece kilo kaybı sağlamakla kalmaz, Tip 2 diyabette rol oynadığı bilinen barsak kökenli hormonlarda da değişimlere yol açarlar.

Tip 2 Diyabet İçin Yapılan Ameliyatların Metabolik Sonuçları Nasıldır?

Metabolik Sendrom ve Metabolik Cerrahi Hakkında Bilmek İstedikleriniz 1

Bu ameliyatların sonuçları ameliyat tipine, diyabetin ağırlık ve süresine ve hastanın başlangıç BMI değerine göre değişebilmekle birlikte; band ameliyatları için % 57, bypass için % 80, duodenal switch için % 95’lere varan bir orandan bahsedilebilir.

Mide ile barsak arasında emilimi azaltan bir geçiş oluşturulan bypass tipi ameliyatlarda metabolik faydalar kilo vermeyi beklemeden, ameliyatın hemen ilk günlerinde görülebilir. Cerrahiyle sağlanan metabolik düzelmelerin 10 yıldan uzun süre devam ettiğini bildiren bir çok güncel yayın mevcuttur. Hastaların büyük bölümü diyabet ilaçlarını ve insülini tamamen bırakabilmekte, çok az bir kısmı ise çok daha düşük dozlara ihtiyaç duymaktadır. Her iki grup hastada da, kan şekeri dalgalanmaları ve bunun yol açtığı organ hasarları durdurulmakta ve kalıcı hale gelmemiş olanlar geriletilebilmektedir.

Op Dr Murat Üstün

Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve Türkiye'nin en yetkin obezite cerrahisi uzmanlarındandır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Farklı şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerin tümü, vücudun besin emilimini azaltmaksızın, midenin aldığı gıdaları sınırlayarak hastanın kilo vermesine yardımcı olur. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Murat Üstün'ün yazılarından anında haberdar olun!

Obezite ile ilgili bilgilere anında ulaşın ve en yeni gelişmeleri yakından takip edin.