Metabolik Sendrom

Metabolik Sendrom Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Metabolik Sendrom Nedir?

Metabolik sendrom terimi kalp damar hastalıkları ve Tip 2 diyabet riskinde artışla seyreden bir grup hastalığa işaret eder. İnsülin direnci sendromu olarak da bilinir. Bu sendrom spesifik bir durum değildir. Kardiyovasküler hastalıklar ve şeker hastalığı riskinde artışa yol açan bir grup risk faktörünü tanımlar. Amerikan Kalp Vakfı metabolik sendromu metabolik bozuklukların bir toplamı olarak tanımlamıştır. Bu demet yüksek kan basıncı, artmış açlık kan şekeri ve abdominal obeziteden ibarettir ve kalp hastalıkları riskinde artışla seyreder.

Obezite metabolik sendrom

Metabolik Sendromun Nedenleri Nelerdir?

Metabolik sendromun tek bir nedeni yoktur, risk faktörlerinin bir toplamıdır. Santral, yani göbek çevresi obezitesi en önemli risk faktörlerindendir. Ancak anormal kan yağları, kolesterol seviyeleri, yüksek kan basıncı ve prediyabet te kardiyometabolik riski arttıran faktörlerdendir.

Metabolik Sendromun Belirtileri Nelerdir?

AHA’ya göre, alttaki belirtilerden en az üçü olan kişilerde metabolik sendrom düşünülmelidir:

1-Santral, visceral, abdominal obezite: Erkeklerde karın çevresinin 101 cm, kadınlarda ise 88 cm’yi aşması

2-Açlık kan şekeri seviyesinin 100 mg/dl veya üstünde olması

3-Tansiyonun 130/85 mmHg veya üstünde olması

4-Kan trigliserid seviyelerinin 150 mg/dL veya üstünde olması

5-HDL kolesterol seviyelerinin erkekte 40, kadında 50 mg’dL altında olması

Bu faktörlerden iki veya fazlasına sahip olmak, kalp krizi, inme ve Tip 2 diyabet riskinizin yüksek olduğu anlamına gelir.

göbek çevresi metabolik sendrom

Metabolik Sendromun Tanısı Nasıl Konur?

Metabolik sendrom tanısı konması için tüm tıbbi kılavuzlar aynı eşik değerler üzerinde anlaşmış değildir. Örneğin obezitenin tanımı ve ölçümü konusunda tartışmalar hala sürmektedir. BMI (vücut kitle indeksi), boy-karın çevresi oranı veya diğer ölçümler savunulmaktadır. Aynı zamanda, bir kişinin yüksek kan basıncı ve kan şekeri olup, obeziteyle ilişkili olmayabilir. Üstteki kriterler tanılar arasında uyum sağlamak için önerilmiştir. Bununla birlikte doktorlar her zaman hasta bazında değerlendirme yapmaktadır.

Metabolik Sendromun Tedavisi Nasıldır?

Tanı çabaları, kimlerin metabolik sendrom riski aştında olduğunu belirleme amacına yöneliktir. Aynı zamanda kimlerin yaşam tarzı değişikliklerinden fayda göreceğini, diğerlerininse ilaç tedavisine gerek duyduğunu belirler.

Yüksek kan şekeri seviyeleri, yüksek kan basıncı, kolesterol ve lipid anormallikleri sıklıkla yaşam tarzı değişiklikleriyle düzeltilebilir. Bununla birlikte, bazı kişiler metabolik sendrom tanısı konduğunda zaten yüksek kan basıncı ve diğer hastalıkları için ilaç kullanıyor olabilirler.

Kilo vermek, özellikle de bedenin üst kısmında incelme etkili bir tedavi yöntemidir. Anormal kolesterol seviyeleri ve metabolik sendromun diğer paydaşlarını önlemek ve tedavi etmek için öneriler şunlardır:

-Kalp sağlığı için faydalı bir diyet tüketmek, şeker, yağ ve sodyumdan kaçınmak

-Düzenli egzersiz yapmak

-Sigara kullanmaktan kaçınmak, alkol alımını azaltmak

AHA her hafta en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılmasını önermektedir. Bu 10 dakikalık seanslara bölünebilir. Yürüyüş güzel bir başlangıç olabilir.

Metabolik Sendromun İlaçla Tedavisi

İlaç tedavisi önerilecekse bu genelde Metformin olmaktadır. Bu ilaç özellikle kan şekeri seviyesi yüksek olan ve diyet-yaşam tarzı değiişklikleriyle kontrol edilemeyen obezitesi olan yüksek risk grubu hastalara yardımcı olmaktadır. Ancak bu ilaç metabolik sendrom nedeniyle diyabet açısından yüksek risk altında olanlarda önleyici kullanım için lisans almamıştır. Bununla birlikte bazı doktorlar metformini artmış kan şekeri seviyeleri ve abdominal obezitesi olan hastalarda diyabeti önlemek için reçete ederler. Diyabet uzmanları ve klinik çalışmalardan elde edilen veriler de bu kullanımı desteklemektedir.

2013’de yayınlanan bir çalışmada metforminin risk faktörlerine sahip erişkinlerde diyabeti önlemekte etkili olduğu gösterilmiştir. Ancak diyet ve egzersiz neredeyse iki katı etkilidir. Yüksek LDL seviyeleri olan hastalarda statinler gibi bazı diğer ilaçlar da metabolik sendromu tedavi etmekte kullanılabilirler. Aynı zamanda antihipertansif ilaçlar da yüksek kan basıncını tedavi etmek için eklenebilir. Düşük risk grubunda veya ilk kez tedaviye başlanacaklarda diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri ilk basamak olmalıdır.

dash diyeti

Metabolik Sendromda Diyet

DASH diyeti olarak bilinen diyet metabolik sendromu önlemede ve tedavi etmede önerilmektedir. Diyet aynı zamanda hipertansiyonu da önlemektedir. Bu diyetin esasları şunlardır:

-Sağlıklı kaynaklardan gelen gıdaları seçmek

-Kırmızı et, sodyum, doymuş yağ ve total yağ, tatlandırılmış gıda ve içecek alımını azaltmak

-Bol miktarda sebze, meyve, tam tahıl, balık ve kuruyemiş tüketmek

DASH diyeti kişilerin kaloriyi nasıl azaltacağından ziyade ne yediklerine odaklanır. Ancak kilo da vermek isteyenler daha düşük kalorili diyetleri uygulamalıdır.

Metabolik. Sendrom ve Çocukluk Çağı Obezitesi

MetS olarak da kısaltılabilen metabolik sendrom çocukluk çağında başlayabilir. Bazen obezite, dislipidemi ve yüksek tansiyon da eşlik edebilir. Son yıllarda genç popülasyonda obezitenin artışı nedeniyle, daha yüksek kardiyovasküler hastalık riski nedeniyle bu çocukların erken tarama programına alınması önerilir. Böylece yaşamın ileri safhalarında gelişebilecek sağlık problemlerini azaltmak aöacıyla sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirmek mümkün olabilir.

Bununla birlikte, metabolik sendrom taramasının çocuklarda ne zaman ve nasıl yapılacağı konusu tartışmalıdır. Bunun bir nedeni büyüyen çocuğun bu faktörlerde geniş farklılık göstermesidir. ABD Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, 6-19 yaş arasındaki her beş çocuktan biri obezdir. Bu rakam 1970’dekinin üç katıdır. Bu çocuklar erişkin dönemde ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kalma riski taşımaktadır.

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir