Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Tüp Mide ile İlgili Makaleler

Tüp Mide Ameliyatı Bir Çözüm Değildir!

Hızlı Özet

Yanlış duymadınız; hatta obezite cerrahisi sizin aradığınız çözüm değildir. Bunu bir “çözüm” olarak adlandırıyorsanız, biraz daha araştırmanızda ve bilgilenmenizde fayda vardır. Çözüm, bir problemi çözen şey olarak tanımlanabilir. Çözümler nettir ve sadece tek bir doğru yanıt vardır, iki kere ikinin

Yanlış duymadınız; hatta obezite cerrahisi sizin aradığınız çözüm değildir. Bunu bir “çözüm” olarak adlandırıyorsanız, biraz daha araştırmanızda ve bilgilenmenizde fayda vardır. Çözüm, bir problemi çözen şey olarak tanımlanabilir. Çözümler nettir ve sadece tek bir doğru yanıt vardır, iki kere ikinin dört etmesi gibi.. Çözüm, sorunun ne olduğunu bulduğunuz durumlarda onu sihirli bir şekilde ortadan kaldıracak olan yöntemi tanımlar.

Obezite cerrahisi obezite için bir çözüm olmaya yaklaşmış bile değildir. Obezite cerrahisiyle ilgili en sık gerçekleştirilen Google aramaları öncesi-sonrası fotoğraflarıyla ilgilidir. Bu işe yeni başlayan cerrahların sitelerinde bolca başarı hikayelerine, öncesi-sonrası fotoğraflarına rastlayabilirsiniz. Hatta bütün söylemlerini bunlar üzerine kurduklarını görebilirsiniz. Oysa, obeziteyle mücadele uzun soluklu bir süreçtir. 15 yıla yakın bir süredir yürüttüğümüz hasta bilgilendirme faaliyeti ve binlerce ameliyatlık deneyimin sonunda geldiğimiz noktada, bilimsel gerçekleri paylaşmanın ve tutarlılığın daha kıymetli olduğuna inanıyoruz. Ve böylesi kesinlikle daha rahat ve güvenli hissetmemizi sağlıyor.

Özetle, öncesi-sonrası fotoğrafları size gerçek hikayeyi anlatmaz. Cerrahi bu ışıltılı galerilerde gördüğünüz değişimi yaratamaz. Süper formüllü bir protein tozunun reklamlarda gördüğünüz kasları yaratamayacağı gibi..

Demek istediğimiz, obezite cerrahisinin bir çözüm değil, bir araç olduğudur. Obezite cerrahisi size bu değişimi gerçekleştirmenizi sağlamak ve kolaylaştırmak için sağlanan çok güçlü bir silahtır. Bundan sonra dizleriniz daha fazla ağrımayacaktır. Diyabetinizden ve hipertansiyonunuzdan da kurtulabilirsiniz. Kendinize güveninizi yeniden kazanabilir ve bir zamanlar imkansız sandığınız kiloları tartıda görebilir, hayal bile edemediğiniz kıyafetlerin bol geldiğini görebilirsiniz. Ancak dürüst olmak gerekirse, 100 kilo kaybettikten sonra vücudunuzun her zaman istediğiniz mükemmellikte olamayacağını da önceden bilmelisiniz. Bunu sağlamak imkansız değilse de, çok güçtür.

Bu nedenle, obezite ameliyatını düşünüyorsanız önünüze gerçekçi hedefler koymalısınız. Günde 2-3 km yürümek mantıklı bir hedef olabilir, ancak 1 ayda maratona katılmayı ummayın. Her aşama adım adım geçilmek zorundadır. Bu süreçte terlemek zorunda olduğunuzu unutmayın. Dünyanın çok büyük olduğunu, en yakınınızdaki kişilerin bile sizin değişiminize çok fazla yardımcı olamayabileceğini, herkesin kendi sorunları olduğunu göz önünde bulundurun.

Çözüm Değişimdir, Ameliyat Değil!

Obezite cerrahisini mucize bir çözüm gibi görenler, kısa sürede inanılmaz sonuçlara ulaşmak için sürdürülemez bir tarzı benimseyenler uzun vadede genelde başarısız olurlar. Bu oranlar tüp mide için % 30’lara, bypass ameliyatları için de % 24’lere kadar çıkmaktadır. Yani sorun tüp mide ameliyatının yetersizliği değildir. Barsakların bir bölümünün atlanmasını içeren bypass ameliyatları bile uzun vadede başarısız olabilir. Başarısızlıktan kastettiğimiz hiçbir zaman eski kilonuza gelmeniz değildir. Ancak, fazla kilonun yarıdan azı verilebildiyse bu başarısızlıktır. Hastanın uyumsuzluğuna, değişime direnmesine veya kendini kandırarak yaptığı kaçamaklara rağmen başarılı olacak bir cerrahi yöntem yoktur.

Obezitenin tüm vücudu ve bu arada beyni de kapsayan, kronik bir problem olduğunu unutmayın. Değişim ancak sizin istemeniz ve motivasyonunuzla mümkündür. Geldiğiniz noktaya kadar hatalı eğitim, yönlendirme, beslenme vs etkili olmuş olabilir, ancak eğer bu makaleyi okuyorsanız bir çözüm yaratabilecek azim ve güce sahipsiniz demektir. Hangi gıdaların çöpten ibaret olduğunu belirleyip onları hayatınızdan çıkaracak kadar zekisiniz demektir. Ve yine tekrarlamak isterim ki, obezite cerrahisi çözüm değildir, çözüm sizsiniz! Öncesi-sonrası fotoğrafları bir hikaye anlatmaz. Siz kendi hikayenizi yazmak zorundasınız. Ve hikayenizin detayları, alışkanlıklarınızı değiştirmekteki farklar hikayenizin bir başarı hikayesi olmasını sağlayacaktır. Biz de bu yolculukta bilimin ışığıyla size destek olmak ve yolunuzu aydınlatmak için her zaman yanınızdayız.

Sıkça Sorulan Sorular

Tüp mide ameliyatı nedir ve nasıl yapılır?

Sleeve gastrektomi; laparoskopik yöntemle midenin yaklaşık %75–80'inin alınması ve geriye bir 'tüp' (kol) şeklinde mide bırakılması işlemidir. Hem mide kapasitesini önemli ölçüde azaltır hem de iştahı kontrol eden ghrelin hormonunun üretimini düşürür. Türkiye'de ve dünyada en sık uygulanan obezite ameliyatıdır.

Tüp mide ameliyatından sonra mide tekrar genişler mi?

Ameliyat sonrası ilk 1–2 yılda midenin hafifçe adapte olması normaldir; ancak başlangıç büyüklüğüne geri dönmez. Porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi, karbonhidrat tüketiminin sınırlandırılması ve düzenli takip uzun vadeli başarıyı destekler.

Tüp mide ameliyatından kaç kilogram verilebilir?

Tüp mide ameliyatı sonrası ilk 12–18 ayda hastalar ortalama fazla kilolarının %60–70'ini kaybeder. Başlangıç kilosu ve beslenme alışkanlıkları bu oranı etkiler. Protein ağırlıklı beslenme ve düzenli egzersizle sonuçlar iyileştirilebilir.

Tüp mide mi yoksa gastrik bypass mı daha iyi?

Tüp mide daha basit bir yapıya sahip olup emilim bozukluğu yaratmaz. Gastrik bypass ise daha yüksek diyabet remisyonu ve fazla kilo kaybı sağlar; reflü hastalarında da avantajlıdır. Doğru seçim bireysel sağlık durumu, VKİ ve eşlik eden hastalıklar değerlendirilerek belirlenir.

Tüp mide ameliyatının riskleri nelerdir?

En ciddi komplikasyon stapler hattı kaçağıdır (%0.5–3). Bunun yanı sıra stapler hattı kanaması, mide daralması (darlık) ve uzun vadede vitamin-mineral eksiklikleri görülebilir. Deneyimli bir cerrah ve JCI akreditasyonlu hastanede ameliyat komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır.