HIV + Hastalarda Obezite Cerrahisi Yapılabilir mi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Hiv + obezite cerrahisi

AIDS’li Hastalarda Obezite Cerrahisi

HIV pozitif hastalarda obezite multifaktöriyel ve kompleks mekanizmalara bağlı bir durumdur. Etyolojik faktörlere bakmaksızın bu bireylerde hem tüp mide, hem de gastrik bypass ameliyatı ile başarılı kilo kaybı sağlanmaktadır. Ek olarak diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi yandaş hastalıklar da tamamen ortadan kalmaktadır. 

Günümüzde HIV pozitif hastaların obezite cerrahisinden sonraki takipleri ile ilgili spesifik kılavuzlar henüz yoktur. Ancak yine Fysekidis tarafından yapılan çalışmada, tüp mide ameliyatının güvenilir ve etkili olduğu, ilaç dozları ve kan ilaç seviyeleri takip edildiğinde herhangi bir değişiklik görülmediği ve kardiyovasküler risk başta olmak üzere yandaş hastalıkların ortadan kaybolduğu gösterilmiştir. HIV enfeksiyonunda ilerleme izlenmemiştir. CD4 hücre sayıları ve viral yük değişmeden kalmıştır. İlaç tedavisinin etkinliği ve ilaç kullanım uyumu, viral yük değerleriyle takip edilmiştir. 

HIV pozitif

Tedavi seçeneklerinin artması ve beklenen yaşam süresinin uzaması sayesinde HIV (+) bireylerin sayısı giderek artmaktadır. Obezite cerrahisinin Roux-en-Y bypass ve sleeve gastrektomi gibi yöntemleri sindirim sistemini değiştirmektedir. Bu değişikliklerin yüksek derecede etkili antiviral tedavilerin emilimi üzerinde etkili olup olmadığı ve böylece CD4 hücre sayısı veya viral yük gibi HIV hastalık belirteçlerini etkileyip etkilemediği henüz bilinmemektedir. 

HIV Pozitif Hastalarda Obezite Cerrahisi Güvenle Yapılabilir

Bu nedenle Akbari ve arkadaşları tarafından, gastrik bypass, sleeve gastrektomi ve mide bandı gibi obezite ameliyatlarının CD4 hücre sayısına, virüs yüküne ve HAART (Highly Active Antiretroviral therapy)’ye etkilerini araştırmak üzere bir literatür taraması yapılmıştır. Bulunan 49 çalışmadan sadece 12 tanesi HIV pozitif olup bariatrik cerrahi geçiren hastaların sonuçlarını rapor etmiş ve çalışmaya dahil edilmiştir. 6 çalışma sadece gastrik bypass, 3 çalışma da sadece sleeve gastrektomi sonuçlarını incelemiştir. 

Veriler kısıtlıdır, ancak varolan veriler bariatrik cerrahinin HIV enfeksiyonlu bireylerde güvenli olduğunu ve hastalığın seyrine bir etkisi olmadığını göstermektedir. Ek olarak HIV’le ilişkili sonuçlarda sleeve gastrektomi ile bypass arasında bir farklılık bulunmamıştır. 

AIDS

Yine St Mary’s Hospital’de yapılan bir çalışmada hızlı kilo kaybının immunolojik fonksiyonlarda bir bozulmaya yol açıp açmadığı, örneğin CD4 hücre sayılarını düşürüp düşürmediği incelenmiştir. Sonuçta çok sayıda ilaç kullanan stabil HIV hastalarında bariatrik cerrahinin güvenilir olduğu sonucuna varılmıştır. Yandaş hastalıklardaki düzelmeye paralel olarak kullanılan ilaç miktarlarında da azalma sağlanmaktadır. 

Sharma tarafından 2004-2014 yılları arasında yapılan bir çalışmada HIV ile obezite cerrahisinde hastanede ölüm oranları, böbrek yetmezliği, idrar yolu enfeksiyonu, malnutrisyon, sepsis, pnömoni, solunum yetmezliği, mikrobesin yetmezliği, hastanede kalma süresi ve hastane maliyetleri ilişkisi incelenmiştir. Sonuçta obezite cerrahisinin güvenilirliği kanıtlanmış ve sağlanan kilo kaybıyla daha sonraki başka nedenli komplikasyonlar ve hastalıklar için de yatış sürelerinin azaldığı gösterilmiştir. 

Bariatrik Cerrahi Viral Yükü Azaltıyor!

Raul Rosenthal 2013’de Obesity Week’de, HIV pozitif hastalarda bariatrik cerrahi ile viral yükün azaldığını ve antiretroviral ilaçlarla bağlantılı diyabet gibi yandaş hastalıklarda düzelme görüldüğünü bildirmiştir. Beklenen yaşam süresinin uzamasıyla ve yüksek doz antiretroviral tedaviye bağlı olarak HIV pozitif hastalarda metabolik sendroma benzer şekilde lipohipertrofi yani yağ dokusu artışı meydana gelmektedir. Bazı hastalarda hipertrigliseridemi, tip 2 diyabet, hiperkolesterolemi ve koroner arter hastalığı oluşmaktadır. Bu nedenle bu hastalarda obezite cerrahisi uygulamaları da giderek artmaktadır. 

Obezite cerrahisinin bu hasta grubunda HIV enfeksiyonunda nasıl bir etki yarattığını belirlemek için Rosenthal ve arkadaşları 11 stabil hastayı 10 yıl izlemişlerdir. Hastaların hiçbirinde komplikasyon gelişmemiştir. Çalışmanın en önemli bulguları CD4 yani T hücre sayılarının hemen hemen aynı kalmasına rağmen, viral yükün azalıyor olmasıdır. Bu hasta grubunda en iyi obezite cerrahisi seçeneği sleeve gastrektomidir. Çünkü ileride gerekebilecek tedaviler konusunda en az sorun yaratacak olan yöntem budur. 

Kaynak: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24968746

Op Dr Murat Üstün

Op Dr Murat Üstün

Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın (IBC) kurucusu ve Türkiye'nin en yetkin obezite cerrahisi uzmanlarındandır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Farklı şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerin tümü, vücudun besin emilimini azaltmaksızın, midenin aldığı gıdaları sınırlayarak hastanın kilo vermesine yardımcı olur. Ameliyatlar Joint Commission International (JCI) onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır.

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Murat Üstün'ün yazılarından anında haberdar olun!

Obezite ile ilgili bilgilere anında ulaşın ve en yeni gelişmeleri yakından takip edin.