Cerrahide Güven Her Şeydir!

Op. Dr. Murat Üstün ve ekibi tarafından sunulan tüp mide, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi prosedürleri, tüm genel cerrahi ameliyatları ve kanser cerrahisi ile sağlığına kavuşan binlerce hastamızın arasına katılın.

Randevu Alın
Op. Dr. Murat Üstün
Genel

Hipotiroidinin Nedeni Gluten İntoleransı Olabilir mi?

Hızlı Özet

Gluten intoleransı ve Çölyak hastalığı modern çağın popüler hastalıklarından biri. Peki, tiroid dokunuzda tahribe yol açanın ve hipotiroidiye neden olanın da gluten olabileceğini biliyor muydunuz? Bu bağlantıyı çözebilirsek, diyetinizden gluteni uzaklaştırmak tiroid problemlerinizi de düzeltebilir.

Gluten intoleransı ve Çölyak hastalığı modern çağın popüler hastalıklarından biri. Peki, tiroid dokunuzda tahribe yol açanın ve hipotiroidiye neden olanın da gluten olabileceğini biliyor muydunuz? Bu bağlantıyı çözebilirsek, diyetinizden gluteni uzaklaştırmak tiroid problemlerinizi de düzeltebilir.

Otoimmün Bağlantı

Glutenin tiroidiniz için nasıl zararlı olabileceğini ve hipotiroidiyle bağlantısını anlayabilmek için öncelikle tiroid fonksiyon bozukluklarının iki tipini bilmemiz  gerekiyor. Bunlar Hashimoto tiroiditi ve Graves hastalığıdır. Her ikisi de otoimmün karakterli hastalıklardır. Yani bağışıklık sisteminizin yanlışlıkla kendi tiroid dokunuza saldırmasıyla oluşurlar ve sonuçta tiroid hormonlarının fazla ya da yetersiz salgılanmasına neden olurlar.

Şaşırtıcı biçimde tiroid fonksiyon bozukluğu olan bir çok insan hastalıklarının otoimmün doğasının farkında değildir. Çünkü klasik doktorlar tiroid hormon düzeylerini kontrol ederken rutin olarak tiroid antikorlarını kontrol etmezler. Tiroid fonksiyon bozukluklarının büyük çoğunluğu otoimmün karakterde olduğundan, bu reaksiyona neyin neden olduğunu araştırmak hastalığı yenmekte önemli bilgi sağlayabilir. İşte gluten bu otoimmun reaksiyonu tetiklediği düşünülen maddelerden biridir. Gluten sadece barsaklarınızı bozmakla, inflamasyona yol açmakla kalmaz, bağışıklık sisteminizin tiroid dokunuza saldırmasına da yol açabilir. Şimdi bunun nasıl olduğunu biraz daha detaylı inceleyelim:

Gluten, Barsak Problemleri ve Otoimmun Tiroid Hastalıkları

Dr Alessio Fasanı’nun çalışmaları barsak sorunlarının otoimmün tiroid hastalığı da dahil olmak üzere otoimmun hastalıkları tetikleyen önemli bir faktör olduğunu göstermiştir. Barsağın daha geçirgen hale gelmesi, sindirim sisteminden bazı partiküllerin kan akımına karışmasına yol açabilir. Gluten barsak permeabilitesini bozan temel faktörlerden biridir. Gluten hassasiyeti olsun olmasın, birisi gluten tükettiğinde ince barsağa ulaşan gluten vücudun zonulin adı verilen ve ince barsaklarda geçici bir geçirgenlik sağlayan kimyasalın salınmasına yol açar. Barsak hücreleri 48 saatte yenilendiğinden bu geçirgenlik iyileşir. Bununla birlikte, gluten sensitivitesi varsa ve gluten içeren ürünler yerseniz bu geçirgenlik 48 saat sonra da iyileşmeyecektir.

“Leaky Gut” denilen bu tablo aynı zamanda barsaklarda çeşitli enfeksiyonlara, örneğin Candida çoğalmasına, antibiotik, steroid veya doğum kontrol hapları gibi ilaçlar veya aşırı stressli yaşam tarzına bağlı olarak da görülebilir. Yeni araştırmalar, buğday tarlalarına püskürtülen Glyphosate (Roundup) adlı tarım ilacının bu tabloya ve gluten sensitivitesine yol açan en önemli faktör olduğunu göstermiştir. Bu konuda daha önce yazdığımız bir makale için buraya tıklayınız.

Barsak geçirgenliğiniz arttığında ve toksinler, mikroplar, yeterince sindirilmemiş gıdaların kan akımınıza geçmesine izin verdiğinde bağışıklık sisteminiz alarma geçerek bu tehditleri nötralize etmeye koşullanır. Bu tehditler gelmeye devam ettikçe vücut kronik inflamasyon fazına geçer ve böylece otoimmün hastalıklar gelişir. Tiroid fonksiyon bozuklukları da vücudun stress altında kafa karışıklığı sonucu kendi dokularına saldırmasıyla ortaya çıkar. Gluten, moleküler benzeşim denen bir fenomen nedeniyle, otoimmün tiroid hastalıklarının en önemli sebebidir.

Moleküler Benzeşim

Vücudunuz bakteri virüs gibi saldırganlara maruz kaldığında bağışıklık sistemi protein yapısındaki molekülleri anımsayarak bunu gelecekteki savunmalarında kullanır. Ancak bu sistem her zaman mükemmel çalışamayabilir.  Molekül yapısı veya protein zinciri yeterince benzer ise, bağışıklık sistemi bunu saldırganla eş tutabilir. Bu durum otoimmün hastalıkların temelidir. Tiroid dokusu ne yazık ki bu benzeşimden en çok etkilenen organlardandır. Gluten sensitivitesi olan hastaların yarıdan fazlası, kazeine de duyarlıdır. Bu durum çapraz reaksiyon olarak adlandırılır. Dolayısıyla orjinal tetikleyici olmasa da, onu andıran maddeye reaksiyon görülür.

Barsak geçirgenliği arttığında ve gluten yediğinizde, bu proteinler kan akımınıza karışır ve bağışıklık sisteminiz tarafından bir saldırı olarak algılanır. Moleküler benzerlik yüzünden tiroid dokularınız da karşı saldırıdan nasibini alır. Bağışıklık sisteminiz iki farklı yolla tiroid dokunuza saldırır. Otoimmün hipotiroidi (Hashimoto hastalığı) denen durumda immün sistem saldırıları tiroid fonksiyonlarını azaltır, metabolik süreçler yavaşlar. Otoimmün hipertiroidi (Graves hastalığı) denen tabloda ise, antikorlar tiroidi uyaran hormon gibi davranır ve tiroid hormonu üretimini arttırır. Bu nedenle, otoimmün olsun olmasın tiroid fonksiyon bozukluğu olan tüm hastalar gluteni diyetlerinden çıkarması faydalı olabilir.

Glutenden Kaynaklanan Hasar Nasıl İyileşir?

Gluteni diyetinizden çıkarmanızla birlikte barsaklarınız iyileşmeye başlar. Bunun sonucunda vücudunuzun tiroidinize saldırıları da yavaş ve kararlı şekilde azalır.

Genel olarak glutenli yiyecekler:

  • Buğday
  • Buğday Nişantası
  • Bira mayası
  • Çavdar
  • Kepek
  • İrmik

Glutenin yanısıra süt ve ürünlerinin diyetten çıkarılması, sağlıklı barsak florasının yeniden oluşturulması barsak geçirgenliğinin restore edilmesine yardım edecektir. Bu konuda merkezimize başvurarak hem kişisel diyet desteği alabilir, hem de glutensiz ürünlerle ilgili geniş yelpazemizi inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite cerrahisi için kimler uygun adaydır?

VKİ (Vücut Kitle İndeksi) 40 ve üzeri olan ya da VKİ 35 ve üzeri olup Tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalıkları bulunan yetişkinler obezite cerrahisi için uygun aday sayılmaktadır. 18 yaş üzerinde olmak ve ameliyata psikolojik hazır bulunmak da değerlendirme kriterlerindendir.

Obezite ameliyatı genel sağlık üzerinde ne gibi etkiler yapar?

Obezite ameliyatı kilo kaybının ötesinde önemli sağlık yararları sunar: Tip 2 diyabet remisyonu, kan basıncında düşüş, uyku apnesinde belirgin iyileşme, eklem ağrılarında azalma, üreme hormonu dengesinin düzelmesi ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması bunların başında gelir.

İstanbul'da ameliyat için ne kadar kalınması gerekir?

Obezite ameliyatları için genellikle 5–7 gün yeterlidir: ameliyat öncesi tetkikler (1 gün), ameliyat günü, 2–3 gece hastane yatışı ve ardından 1–2 gün iyileşme. Endoskopik prosedürler (ESG, mide balonu) için süre 3–4 güne kısalabilir. Liv Hospital'ın uluslararası hasta ekibi tüm lojistik desteği sağlar.

Obezite ameliyatı sonrası kilo geri alınır mı?

Kısmen kilo geri alınması olası olmakla birlikte, ameliyat öncesi kiloya dönmek son derece nadirdir. Protein ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve takip randevularına devam edilmesi uzun vadeli başarıyı destekler. Geri alınan kilonun fazla olması durumunda revizyon cerrahisi seçenekleri değerlendirilebilir.

Op. Dr. Murat Üstün ile nasıl iletişime geçebilirim?

WhatsApp: +90 532 413 1143 (Türkiye) veya +44 7491 068686 (Birleşik Krallık). Ücretsiz çevrimiçi konsültasyon için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Op. Dr. Murat Üstün, 8.000'i aşan ameliyat deneyimiyle her hastayı bireysel olarak değerlendirir.