Diyetler İşe Yaramazken, Obezite Cerrahisi Nasıl Etkili Oluyor?

 

“Bariatrik cerrahi sağlık sisteminde sahip olduğumuz muhtemelen en etkili girişimdir.” Bu sözler Memorial Üniversitesi’nde klinik epidemiyolojist Dr Twells’e ait. Bu oldukça iddalı sözlerin arkasında binlerce hastadan toplanan veriler ve obezitenin yıkıcı etkilerini giderme ve yaşam kalitesini iyileştirme konusunda yeterince kanıtlanmış en iyi çalışmaların detaylı analizleri var.

Dr Twells’in görüşleri bizim deneyimimizle de paralel; “bugüne kadar obezite cerrahisi olup da pişman olan hiçbir hastayla karşılaşmadım” diyor, aksine bir çok hasta keşke 10 yıl önce olsaydım diye pişmanlığını dile getiriyor. Obezite cerrahisi geçiren hastaların ezici çoğunluğu yıllarını kilo verme ve onu koruma çabasıyla ve başarısız diyetlerle geçirmiştir. Ve bunun sebebi kesinlikle hastaların iradesizliği değildir.

Bu hastaların çoğu ciddi miktarda kiloyu vermiş ve tekrar tekrar geri almıştır. Bir yılda verilen kilolar genelde iki ayda geri dönmektedir. Uzun süre obezite ile yaşayan beden kendini kilo kaybına karşı korumak için metabolik hızını ciddi miktarda düşürür. Sindirim sisteminin doğal yapısını kalıcı şekilde değiştiren obezite cerrahisinden sonra böyle bir etki görülmez.

Paul Rogers

Obezite Cerrahisinin Sağlık Kazanımları

Obezite cerrahisi geçiren hastaların 5 ile 25 yıllık takiplerini içeren çalışmalarda, sağlık ve yaşam kalitesi ile ilgili uzun süreli büyük gelişmeler kanıtlanmıştır. Ameliyat geçirmeyen hastalarla kıyaslandığında bu kişiler daha iyi fiziksel, emosyonel ve sosyal pozisyonlardadır. Kendilerini daha sağlıklı olarak tanımlamaktadırlar, günlük aktivitelerinde, hareketliliklerinde, sosyal etkileşimlerinde, depresyon ve anksiyete gibi duygularda çok iyi yönde değiştiklerini ifade etmektedirler.

Eşit derecede önemli olmak üzere, cerrahiyle sağlanan kilo kaybı inanılmaz tıbbi faydalar sağlamaktadır. Kan şekerinin normalleşmesi, yüksek tansiyonun düzelmesi, kan yağlarının normale dönmesi ve uyku apnesinin düzelmesi gibi…Bariatrik cerrahi aynı zamanda Tip 2 diyabette remisyon sağlamakta, hayatı tehdit eden kalp ve damar hasarını durdurmakta veya yavaşlatmaktadır.

Küçük bir hasta grubu ameliyattan sonra az miktarda kilo verse bile, bunlarda da anlamlı metabolik faydalar sağlandığı Cleveland Klinik tarafından kanıtlanmıştır. Sadece % 5-10 gibi bir kilo kaybı bile kardiyovasküler risk faktörleri ve kan şekeri anomalilerinde düzelme sağlamaktadır.

Tüp mide ve gastrik bypass gibi iki popüler cerrahi teknikte, metabolik kazanımlar kilo kaybından bağımsızdır. Her iki metod da mide hacmini kalıcı olarak azaltır. Bununla birlikte, geri dönüştürülebilir kabul edilen mide bandı ameliyatlarında hastalar anlamlı kilo kaybı sağlamadıkça anlamlı metabolik fayda da gözlenmez.

Dahası 2500 hastanın incelendiği Durham çalışmasına göre, obezite cerrahisi geçiren hastaların yaşam sürelerinde ortalama 14 yıl uzama sağlandığı gösterilmiştir. Sağlık sigortalarının bu konudaki isteksizliğine ve devletin mesafeli yaklaşımına karşın, obezite cerrahisi kesinlikle obeziteye bağlı harcamaları azaltarak sağlık harcamalarını azaltmaktadır. Aşırı obeziteyi tedavi etmek için harcanan 30 bin doların, belki de milyonlarca dolarlık ileri girişimi önleyebileceği kanıtlanmıştır.

Halk arasındaki obezite cerrahisiyle kilo verenlerin bir süre sonra tekrar kilo alacağı inanışının aksine, uzun süreli en son çalışmalar sadece % 3.4 hastanın baştaki kilolarına döndüğünü göstermektedir.

Kullanılan yönteme bakılmaksızın, obezite cerrahisi günümüzde 10 yıl öncekinden çok daha güvenlidir. Ve ne yazık ki tüm ülkelerde cerrahi olması gerekenin altında faydalanılan bir metoddur. Ameliyatı hakeden hastaların sadece % 1’i bu tedaviye ulaşabilmektedir.

Düşük BMI’larda Obezite Cerrahisi Yapılmalı mı?

Son yıllarda obezite ve metabolizma cerrahisinin güvenilirlik ve etkinliğini gösteren çok iyi dökümante edilmiş çalışmaları giderek artmaktadır. Böylece daha düşük BMI hastaların da Tip 2 diyabet gibi ağır metabolik hastalıkları olması durumunda giderek daha fazla cerrahi seçenekten fayda görmesi mümkün olmuştur. Bu konuda yılda 100’den fazla ameliyat yapan, tüm teknikleri uygulayan ve komplikasyon müdahalesinde deneyimli mükemmeliyet merkezleri önemlidir. Böylece deneyimden öğrenme, bilginin paylaşımı ve kalitede iyileşme mümkün olacaktır. Tüm obezite cerrahları gibi, ben de kişisel olarak paranın tedaviden ziyade koruyucu önlemlere harcanmasında hemfikirim. Ancak, bilinmelidir ki, henüz obeziteyi önleyecek bir yöntem bulamadık ve belli bir sınırın üstündeki obezite hastaları elimizdeki en etkili metodla tedavi olmayı haketmektedir.

Kaynak: A version of this article appears in print on Feb. 14, 2017, on Page D5 of the New York edition with the headline: Why Bariatric Surgery Works When Diets Don’t

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!