Bariatrik Cerrahiden Vücut Geliştirme Şampiyonluğu’na

Lyss Remaly obezite cerrahisi ile yaklaşık 100 kilo verdi. Ama bunun için öncelikle ömür boyu edindiği kötü beslenme alışkanlıklarını değiştirmeliydi. Bebekliğinden beri kilolu olan Lyss, genç kızken adeta kollarımda lastik botlar varmış gibiydim” diyor. 4 yaşından itibaren diyetisyen takibine başlayan Lyss, kilosunda aile öyküsünün de rol oynadığını ama esas etkenin kötü yeme alışkanlıkları olduğunu vurguluyor.

Kendisini bir “Closet eater” olarak tanımlayan Lyss, akşam yemeği için eve gitmeden önce arabasında 4 hamburger yediğini anlatıyor. Bu korkunç davranışı yıllarca sürdürdüğünü de ekliyor. Bir oyuncu olarak, kilo sorununu neşeli kişiliğinin arkasına saklayan Lyss, bunu tamamen bir başetme mekanizması olduğunu söylüyor. Her zaman “şişman, eğlenceli kız” olarak mutlu olduğu sanılan Lyss, 2010’da bir uçak yolculuğunda koltuğa sığamadığında artık buna bir son vermesi gerektiğini anlamış. “Daha 21 yaşındaydım, önümde uzun bir hayat vardı ve ben resmen kendimi öldürüyordum” diyor.

Obezite cerrahisine karar verdikten sonra, bunun hızlı ve kolay bir çözüm olmadığını, çöp gıdalar tüketmeye veya beslenme hatalarını sürdürmeye devam ederse tekrar kilo alabileceğini anlamış. Ameliyattan sonra ilk 15-20 kiloyu verdiğinde asıl sorunun yiyecek değil, kendisi olduğunu tam olarak anlamış. “Adım adım gitmeye karar verdim. Önce oturup kendime dürüst olacağıma söz vererek başladım. Sonra, her hafta bir davranışımı değiştirmeyi planladım. İlk adımlarımdan biri de düzenli spora başlamak oldu. Yaptığım herşeyi kaydettim.”

Baştaki kilosuyla vücut geliştirmeyi kafasına koyduğunda birçok kişinin alaycı gülüşlerini gizlemeye bile çalışmadığını söylüyor Lyss. En çok fast food alışkanlığını bırakmakta zorlanmış. Önce haftada 4 yerine 3 kez fast food yiyerek dozu giderek azaltmış. Aynı şeyi müptelası olduğu Starbucks için de uygulamış. Bir süre sonra tüm bu zararlı alışkanlıklarından tamamen uzaklaşmış.

Taşdevri diyetine uygun bir beslenme sistemine geçtiğinde, tükettiği gıda hakkında daha fazla düşünmeye başladığını belirten Lyss, giderek tamamen doğal gıdalara yönlenmiş. “Sık ve az” yeme prensibiyle, 2-3 saatte bir küçük öğünler haline beslenmiş. Sarımsaklı, tereyağlı patates için aşerirken, ağırlık kaldırmanın da onun için adeta aşk gibi bir mücadele haline geldiğini anlatıyor. Beynini onun için daha iyi gıdaları seçmek üzere eğitmekle vücudunu kaslarını geliştirmeye zorlamak paralel mücadeleler olmuş.

Lyss şu anda WBFF Las Vegas şampiyonasına hazırlanıyor. Aynı zamanda mücadelesini bir kitap haline getirmeye çalışıyor. Kendisiyle aynı sorunu yaşayanlara öncelikle daha iyi bir hayatı ve bedeni hakkettiklerine inanarak başlamalarını öneriyor ve ekliyor “Daha iyi, daha güzel ve daha güçlü olmayı hakkediyorsunuz!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!