Erişim Sorunları, Kişiselleştirilmiş Uygulamalar ve Uzun Vadeli Başarı
2025 yılında obezite tedavisi tam anlamıyla bir yol ayrımında bulunuyordu. Yeni zayıflama ilaçlarının yükselişi obezite yönetimini ana tartışma konusu haline getirdi ve bir çok insan tarafından tedavi edilebilir bir hastalık olarak tanınmasına yardımcı oldu. İlaçlar farkındalığın arttırılmasına katkıda bulunsa da, obezite cerrahisi halen rekabet edilemez uzun vadeli sonuçlar sunmaya devam ediyor.
Üzerinde uzlaşılan en önemli konu ise herkese uygun tek bir tedavi yönteminin olmadığı. Özellikle ülkemizde hemen herkese teknik olarak kolay görüldüğünden, aslında radikal bir ameliyat olan tüp mide ameliyatı yapıldığı düşünülürse… Bu nedenle biz her hastaya olası ve uygun olduğu tüm metodları detaylı olarak anlatıyor, her hastanın kişisel durumu ve ihtiyaçlarına en iyi uyan tedaviyi aldığına emin olmaya çalışıyoruz. Sunduğumuz geniş endoskopik, laparoskopik ve robotik seçeneklerle hastalar en güvenli ve etkili yönteme pek çok merkezde sunulmayan kişiselleştirilmiş yaklaşımla erişebiliyorlar.

Geniş Uygulama Seçenekleri
Bariatrik cerrahinin sunabildiği seçenekler hiç bu kadar geniş olmamıştı. Merkezimizde hastalar alttaki tüm olası seçeneklere erişebiliyorlar:
-ESG (Endoskopik Sleeve Gastroplasti): Dünyada ilk kez uygulandığı 2012’den hemen 2 yıl sonra Türkiye’de ilk uygulamalarını yaptığımız bu kesisiz yöntemle, mideyi ameliyatsız olarak küçültebiliyor, hızlı derlenme ve yüksek güvenlikle ilaçlarla geleneksel cerrahi yöntemler arasındaki açıklığı kapatıyoruz.
-Robotik Cerrahi: Özellikle kompleks revizyon vakalarında daha az komplikasyon ve daha iyi doku erişimi ile mümkün olan en üst konforu sunuyoruz.
-Tek anastomozlu duodenal switch: Özellikle ağır obezite veya kontrolsüz diyabet sorunu olan bireylerde yüksek başarı oranları ve düşük komplikasyonlarla çözüm üretiyoruz.
-Günübirlik tedaviler: Obezite cerrahisi sınırının altında olan vakalarda Mide fundus mukoza ablasyonu, GFMA, mide lazeri), Endo-Band, endoskopik mide balonu uygulamaları ve yutulabilir mide balonu gibi metodlarla yatış gerektirmeden obezite mücadelenize katkıda bulunuyoruz.
Bu gelişmeler derlenme zamanını azaltıyor, maliyetleri düşürüyor ve ameliyat korkusu nedeniyle obezite cerrahisinden kaçınan hastalara alternatif bir çözüm sunuyor.

İlaç Tedavisi mi Kalıcılık mı?
GLP-1 grubu ilaçlarda yaşanan patlama obeziteye yaklaşımımızı elbette ciddi şekilde değiştirdi. Semaglutid ve Tirzepatid gibi ilaçlar hem farkındalığı arttıran, hem de hataların kilo verme sürecine başlamasını sağlayan güçlü araçlar. Fakat ne yazık ki bazı kısıtlamalar kalıcılık sorunu yaratıyor.
-Bağımlılık ve maliyet: Bu ilaçların çoğu haftada bir, yani yılda 52 enjeksiyon gerektiriyor. Her ne kadar Amerika’da olduğu gibi yıllık 12.000 dolarları bulan maliyetler olmasa da, ülkemizde de hatırı sayılır bir bütçe gerektiriyor.
-Kilo geri alımı: İlaç bırakıldığında hastaların büyük bölümü kilolarının çoğunu geri alıyorlar.
-Yan etkiler: Bulantı, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve diğer etkiler sıkça görülüyor ve bazı hastalar ilaca devam edemiyor.
Bariatrik Cerrahi ve İlaç Tedavilerinin Düzenlenmesi
Ameliyat öncesi evrede GLP-1, diyabet ilaçları ve tansiyon ilaçları karaciğer boyutunun optimize edilmesi, kan şekeri ve kan basıncı kontrolü sağlıyor.
Ameliyat sürecinde multimodal ağrı kesici şeması uygulanıp, non-steroid antienflamatuar dediğimiz ve mide üzerinde tahriş etkisi olan ilaçlardan kaçınılıyor. Aynı zamanda pıhtılaşma ve emboli sorunlarına önlem olarak koruyucu kan sulandırıcı tedaviniz düzenleniyor.
Erken ameliyat sonrası dönemde mide asidini azaltıcı PPI ilaçlarla iyileşmeye olanak sağlanıp marjinal ülser gelişimi önlenirken, bulantı giderici ve vitaminlerle süreç destekleniyor.
Uzun vadede laboratuar sonuçlarınız izlenerek emilime göre doz ayarlamaları yapılıyor, özellikle yağda eriyen vitamin ve mineral destekleri eklenerek yaşam boyu uyumluluk üzerinde çalışılıyor.
Daha önce de belirttiğimiz gibi, obezite cerrahisi halen uzun vadeli başarı ve kalıcılık konusunda tahtından inmiş değil. Onlarca yıla yayılan ve binlerce hasta verisinden derlenen araştırmalar kalıcı kilo kaybı, dşyabette uzun vadeli düzelme ve hatta uzun vadede ölüm oranlarında azalma konularında obezite cerrahisinin rakipsiz üstünlüğünü kanıtlıyor. Bu da özellikle uluslararası kriterlere göre obezite cerrahisine aday olan hastalar için seçimi daha net hale getiriyor; uzun vadeli kanıtlanmış başarısıyla bir endoskopik veya cerrahi işlem mi, belirsiz uzun vadeli etkileriyle maliyetli bir yaşam boyu ilaç tedavisi mi?
Güncel çalışmalar bu farklılığın altını çiziyor. JAMA dergisinde yayınlanan ve çok geniş bir hasta veritabanını inceleyen güncel bir araştırma tüp mide ameliyatından 5 yıl sonra hastaların toplam vücut ağırlığının %25-30’unu verdiklerini ve bunu koruduklarını gösteriyor (JAMA 2018;319[3]:249-259)
. Karşılaştıracak olursak GLP-1 kullanan hastalardan ilacı kesenler 1 yıl içinde kilolarının neredeyse tamamını geri alıyor (Obes Rev 2025;26[8]: e13929). Bu kalıcılık, obezite cerrahisini obezite tedavisinin köşe taşı yapıyor.
Kişiselleştirilmiş Bariatrik Bakım
2025’de bariatrik takibin kişiselleştirilmesi önemli bir nokta olarak öne çıkıyor. Örneğin reflüsü olan hastalar tüp mide yerine gastrik bypassa daha uygundur. Sırf acentalar öyle istedi veya hasta talep etti diye, hele de çoğu kez endoskopi bile yapılmadan tüp mide ameliyatı yapılması hastayı ömür boyu reflü ve hatta yemek borusu kanseri riskiyle başbaşa bırakıyor. Yine, kontrolsüz diyabeti olan hastalar duodenal switch gibi metabolik etkinliği yüksek ameliyatlardan daha fazla fayda görebiliyor. Yanısıra, vücut kitle indeksi düşük hastalarda cerrahi yerine endoskopik sleeve gastroplasti seçilecek yöntem olmalı.
İstanbul Bariatric Center olarak JCI Akredite Liv Vadi Hastanesi’nde sunduğumuz obezite cerrahisi paketinde, ameliyattan önce son derece detaylı tahlil ve kardiyoloji, göğüs hastalıkları, anesteziyoloji konsültasyonları neticesinde genel sağlığınızı ve metabolik durumunuzu değerlendirerek size kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri sunuyoruz. Hatta tüm seçenekleri bir çatı altında sunabilen nadir merkezlerden olduğumuzu iddia ediyoruz.
Obezite Yönetiminde Son Trendler
Teknolojideki ilerlemeler ve kişiselleştirilmiş yaklaşım sayesinde daha hızlı derlenme protokolleri üzerinde çalışıyoruz. Örneğin ayaktan tedavi şeklinde uygulanabilen yöntemlerle Ghrelin, yani iştah hormonunu yarı yarıya azaltabilen endoskopik yaklaşımlardan, dren, idrar sondası veya mide sondası kullanmadığımızdan ameliyat sonrası sürecinizi maksimum konforlu hale getirmeye kadar bir çok yaklaşımla modern Fast-Track protokollerini uyguluyoruz.
Özetle, obezite cerrahisi giderek daha kişiselleştirilebilir, erişilebilir ve hiç olmadığı kadar hasta odaklı hale geliyor. Yeni prosedürler, kalıcı sonuçlar ve kişiye özel yaklaşımlarla cerrahi obeziteyle ve yandaş hastalıklarla mücadelede en güçlü silah olma özelliğini giderek geliştiriyor. Siz de obezite mücadelenizde size özel çözümlerle birlikte yürümek isterseniz bize ulaşabilirsiniz. En kolayı, sağ alt köşedeki yapay zeka asistanımız Maya ile sohbet edebilir ve iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz. Biz en kısa sürede size döneceğiz ve size özel tedavi planımızı paylaşacağız. Sağlıklı günler dileriz.